EDEBIYAT

Leyla Erbil ile Tezer Özlü'nün yıllarca süren dostluklarında verdikleri sözler!

Author

Hayatımız da unutamadığımız hatta ömrümüz  boyunca yanımızdan hiç eksik olmasını istemediğimiz dostlarımız olmuştur. Daha teknolojinin boy vermediği yıllarda satır aralarına gizlediğimiz sırlarımızı paylaştığımız mektup arkadaşlarımızda olmuştur. Anlatmak, paylaşmak dürtüsü her insan da var olsa da öyle herhangi bir insana anlatılmaz çünkü dertlerimiz de insan seçer. 

Leyla Erbil ile Tezer Özlü'nün yıllarca süren dostluklarında verdikleri sözler!

Sanırım Leyla Erbil ve Tezer Özlü de dertdeşmekten çok dertleşerek ve bunları yazıya dökerek zamanı şahit tutmuşlardır. Uzun yıllar bir birlerinden ayrı kalsalar da kalemin gücü onları hep bir arada tutmuş. Mektuplaştıkları bir zamanda birbirlerine sözler verdiklerini yıllar sonra Leyla Erbil'in Tezer Özlüyle bir birlerine yazdıkları mektupları kitap haline getirerek sözünü tuttuğunu göklere ve sevenlerine duyurmaktadır.

Leyla Erbil ile Tezer Özlü'nün yıllarca süren dostluklarında verdikleri sözler!

"Tezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik.

ilki evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. Ben bu sözü “Mektup Aşkları”yla yerine getirmeye çalıştım. Yazık ki Tezer kendininkini yazmaya fırsat bulamadan, benimkini de göremeden hayata veda etti.

ikinci sözümüz ise mektuplarımızı yayımlamaktı. Ortak dostumuz Harald Schmidt’in de tanık olduğu daha soma eşi Hans Peter’e yinelediği bu isteği ise bu kitapçıkla yerine getirmiş olacağım.

Hepimizin hayatında karşılaşmaktan, dostluk etmekten pişmanlık getirdiğimiz insanlar olmuştur. Hayatımızı güzelleştiren karşılıklı olarak yüreklerimizi değiştirdiğimiz insanlar da. Tezer Özlü benim yaşamımda, ne şanslıyım ki sayıları pek de az sayılamayacak derin dostluklar kurabildiğim bir kişi olarak yerini aldı.

Tıpkı Sait Faik, Kemal Tahir, Ahmet Arif, Fikret Ürgüp, Edip Cansever, Metin Eloğlu, Nermin Menemencioğlu, Turhan Sonuç, Sevim Burak ya da bugün hayatta olan ünlü ünsüz başka dostlar gibi.

Sevim Burak’ın sonunda beni düşman gibi görmesine aldırmıyorum zira artık dostunu düşmanımdan ayırt edemeyecek duruma gelmiş ya da getirilmişti.

Özverinin, kardeşlik duygusunun silinip, kullanmanın, çıkar ilişkilerinin egemen olduğu bir dünyada dostlar olmadan ne yapardık bilemiyorum.

Mektuplar insanın bir başka yüzünü açığa çıkararak edebiyat dünyasına daha sıcak bir tat sunar. Tezer’in taşkın duyarlılığından kaynaklanan yergi ve övgülerindeki coşkuya da bu mektuplarla yaklaşacaksınız.

Gerçi Tezer Özlü, okurlarıyla arasındaki uzaklığı, resmiyeti yok edebilmekte, adeta yeni bir yazar ahlakı sergilemekte eşsizdi.

Gene de onunla karşılaşma şansına erişememiş okurların, yazarın mektuplarıyla onu daha çok sevip kucaklayacaklarına, dünyalarının zenginleşeceğine, dağarcıklarının ağırlaşacağına inanıyorum.

Öyle sanıyorum ki Tezer de bunun bilincindeydi; ısrarla, “Mektuplarımızı bir gün mutlaka yayımlamalıyız Leyla … ” derken bence biraz da yakınlaşmakta olan sonu sezmiş ve kendini değil gene okurlarını, insanları düşünmüştü.

En parlak yazın dönemine girdiği anda yitirdiğimiz Tezer Özlü’yü sevgili okurlarıyla yeniden buluşturacağıma seviniyorum."

Leyla Erbil
Teşvikiye 2 Kasım 1994

Kaynak:
Tezer Özlü’den Leyla Erbil’e Mektuplar
Yayına Hazırlayan Leyla Erbil
YKY

http://www.insanokur.org/leyla-erbil-ile-tezer-ozlunun-birbirlerine-verdikleri-soz/