EDEBIYAT

Şairlerin gözünden kadınlar!

Author

Kadın deyince söz söylemek yetmez, kalem oynatmakta lazım deyip, şair ve yazarlarımız yazmışta yazmış. Kadının yaratılışına olan hayranlığından tutunda,, anne olma sıfatını taşımasına kadar birçok konuda onlara olan övgülerini gizleyememişler. Divan edebiyatıyla başlayan aşk, kadın,şarap şiirleri günümüze gelene kadar şiirin konusu olmaya devam etmiştir. Kimisi aşka aşık olarak tanımlamış kadını, kimi ise Nietzsche gibi kadınları Tanrı'nın ikinci hatası olarak tanımlamış.

Şairlerin gözünden kadınlar!

Edebiyatımızda kadın temalı şiirleriyle aklımıza kazınan daha çok Cemal Süreya olmuştur. Sık sık kadınlara olan övgülerini dizelerinde yer yer söylemekten geri kalmıştır. Sadece o da değil, Attila İlhan, Özdemir Asaf, Turgut Uyar, Orhan Veli gibi edebiyatımızın önemli şairleri kadın deyince iki çift laf etmekle yetinmeyerek edebiyata o güzel övgülerini armağan etmekten de kendilerini alamamışlar. 

Kadınlar Susarak Gider

"Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.

Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

Kadın susarak gider!

En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir."
                                                   Cemal Süreya

"Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir."
                                                  Attila İlhan

"Biri kurbağa öper, 
Biri yüzyıllarca uyur,
 Biri 7 cüceyle yaşar, 
Biri kuleye kapatılır. 
Bir masal prensesi olsan bile kadınlık zor." 
                     
Turgut Uyar

Şairlerin gözünden kadınlar!

"Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri
Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.
Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...
                                  Orhan Veli

"Bir kadının dudaklarında değildir aşk.
Bedeninde hiç değildir.
Aşk, kadının göz kapaklarındadır.
Kadın, göz kapaklarında saklar o adamı.
Ne kadar yanarsa yansın canı, ağlayamaz bazen.
Sımsıkı yumar gözlerini.
Adam hep orda kalır.
Kadın, asla bırakmaz adamı.
Kadın, asla vazgeçmez ondan."
                 
Özdemir Asaf

"Kadınım ben..
Minicik yüreğinde
dünyayı taşıyan.
Elleri hamur kokan,
kırılgan, alıngan.
Gözyaşları içinde gizli,
biraz çocuk, biraz anne,
biraz deli.

Aşkın her hali,
tutkulu, düşbaz,
haylaz bir kadınım ben.
İncitmeyin beni.
Giydiğim fistanlar bile çiçekli.
Bedenimin ne önemi var ki..
Benim hazinelerim
yüreğimde gizli.."
       
Can Yücel

Sanırım bunca şair Shakespeare'nin o  özlü sözünde söylediği gibi "Kadınları ya anlayın, ya sevin; ikisini birden denemeyin." sözüne bağlı kalarak, anlamayı seçenlerde var sevmekle yetinenler de var. Peki siz bir kadını önce anlamayı mı tercih ediyorsunuz yoksa sevmeyi mi?