DIĞER

Adı, Dicle...

Author

Adı Dicleydi. Olabildiğince güzel bir Kürt kızıydı. Uzunca bir boyu, koyu renk gözleri ve siyah kaşları vardı. 7 Yıl önce, annesi en küçük kardeşine hamile iken, babasını kaybetti. Henüz 12 yaşındaydı Dicle, babası yoktu artık, annesi ve 3 kardeşi ile kalmıştı bu merhametin uzayıp kaybolduğu dünyada. Annesi eğitimsiz bir insandı Milli Eğitimin literatürüne göre. Halbuki ne kadar eğitimli bir kadın olduğunu yetiştirdiği pırlanta gibi iki kız ile ıspatlamıştı bizlere. Dicle’nin babası ölünce 12 yaşındaki dicle ile 13 yaşındaki ablası Dilber sırtladı ailenin bütün yükünü. Henüz 12 yaşında atıldı çalışma hayatına, iki kız kardeş bakmaya başladı, annelerine ve 2 erkek kardeşlerine. Abla ve kız kardeş 7 yıl boyunca ailenin bütün yükünü üstlendiler ve durdurak bilmeden eve ekmek taşıdılar. Dicle olabildiğince güzel bir kızdı, defalarca görücü geldi, her seferinde reddetdi görücüleri. Evlenseydi kim bakacaktı annesine ve iki kardeşine, nasıl geçineceklerdi bu acımasız dünyada? Dicle İskele Caddesinde bir alışveriş mağazasında çalışıyordu. İskele Caddesi olabildiğince işlek bir caddeydi Van koşullarında. Çarşamba günü yine her zamanki gibi saat 23:00 civarı patronu ve iş arkadaşı ile çıktılar mağazadan. Durağa ilerlediler üç kişi... Derken İki Nisan Polis karakolunun kenarına bir araba parketti. Karakoldaki polisler parkeden kişiye seslendiler "Park yasak" diye ve kulakları sağır eden bir patlama sesi geldi. Karakolun bütün camları yere serilmişti ve duvarlarıyla birlikte. Evine ekmek götüren bir baba, bir eş, bir polis memuru yere serildi ve bir daha nefes almadı. Çekip gitti bu dünyadan. Belkide bombayı patlatan teröristi defalarca hırsızdan, gasptan belki de başka bir canlı bombadan kurtarmıştır. Kim bilir? Şiddetli bomba sadece karakolun değil, karşı tarafındaki düğün salonunun camlarını da parçaladı. Camlar parçalanmak kalmadı hayasızca Dicleye doğru ilerdi. Yıllarca düğün ezgileri dinleyen o camlar Dicle’nin boğazına saplandı. 18 yaşındaki o küçüğün bedeni yere serilmişti. Yıllarca babasız evine ekmek taşıyan o dev beden artık kaldırımda duruyordu. Artık nefes almıyordu, yıllarca annesi ve kardeşleri için çarpan o kalbi durmuştu. Alçakça bir bomba saldırısında can verdi Dicle 17.08.2016 tarihinde. Dicle’nin demokratik hakkını savunduğunu idea eden biri Dicle'nin ve iş arkadaşının yaşama hakkını elinden aldı. İki gencin mezarını yan yana kazdılar, kaldırımda yan yana uzanıyordu iki gencecik beden ondan ayırmak istemediler. Mezarları da yan yanaydı artık.