SINEMA & TV

KALP ATIŞI: Sarılmak yakar bizi, aşkı uzaktan sevelim

Author

Herkese merhaba! Ranini.tv kuruluşundan beri sitede bir şekilde aktif yazarım ama inanır mısınız, bu ikinci düzenli dizi yorumlayışım olacak. Heyecanlıyım, beni yalnız bırakmadığınız sürece de bu heyecanım devam edecektir diye düşünüyorum. Yazım büyük ihtimalle dizide geçen, sevdiğim replikleri yorumlamak üzerine olacak. Eğer "Şunları şunları da yap Sena!" derseniz tekliflere açığım. Hazırsak başlıyorum..

Aradan geçen onca sene, bir adamı beklemek için çok uzun değil mi sence de?

KALP ATIŞI: Sarılmak yakar bizi, aşkı uzaktan sevelim

Bu soruyu size de sormuş olayım. Bence değil. Eğer bu dünyada seni anlayan, seni sen olduğun için seven ve mutlu olman için çabalayan tek bir adam olduysa yüz yıl da geçse beklersin. Eylül'ün bekleyişi de bu yüzden. Eylül'ün hayatını şekillendiren üç erkek var: İkinci evliliğini yaptıktan sonra Eylül'ü kapının önüne koyan babası, bir. Ona hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini anlatan, "Ben yanındayım." diyen, sorgusuz sualsiz dinleyen, başarılarıyla gurur duyan Ali Asaf, iki. İhmali sonucu babaannesinin ölümüne sebep olan Doktor Selim, üç. Baba kısmını görmedik, görecek miyiz bilmiyorum o kısım şöyle dursun kalan iki kişiden bahsedelim. Eylül, yapayalnız kalmasına sebep olan Selim Tunç'u unutmamış. Eskiden Sezen Aksu'nun "Garanticisin, korkuyorsun." şarkısını dinlediği müzik çalarından şimdi de Demet Akalın'ın "Acelem yok ki benim o in-ti-kam a-lı-na-cak." sözlerini dinlemesi muhtemel. Aşırı derecede rahatsız edici Selim'den aheste aheste çıkan ah'ları izlemekten keyif alırım. Gelelim Ali Asaf'a... Her genç kızın rüyası, her annenin aradığı damat adayı... Eylül belki de hayatının bütün kaosundan bir anlığına bile olsa sıyrıldığı Ali Asaf'ı neden unutsun ki? Bahar reddedildiği halde unutmamış, Eylül neden unutsun?

Sena Peker yazdı. Yazının devamı için TIKLAYINIZ.