EĞLENCE

Neden Futbolun Eski Tadı Yok?

Author
Neden Futbolun Eski Tadı Yok?

Değerli arkadaşlar,

Gün geçtikçe bazı değerlerimiz ne yazık ki kayboluyor, bazı şeylerin ise hiç eski tadı kalmıyor. İlk yazımda sosyal medyanın hayatımızı nasıl olumsuz etkilediğini, ikinci yazımda ise artık 70’li, 80’li ve 90’lı yıllardaki gibi şarkıların yapılmadığını, günümüz şarkılarının birçoğunun geçmişteki şarkılarla aynı duyguyu vermediğinden söz etmiştim. Bugünkü konumuz ise futbolun niçin eskisi kadar tat vermediği…

Bilmiyorum sadece bana mı öyle geliyor, ama son 5 – 6 sezondur futbol izlemek bana zevkli gelmemeye başladı. Ben bu durumun nedenlerini 5 başlık altında topladım. Birine ya da birkaçına veya hiçbirine katılmama tercihini size bırakıyorum. Haydi şu başlıkları inceleyelim bakalım, ortaya neler çıkacak.

1-) Futbol, Türkiye’de İddaa, Uluslararası alanda bahis şirketlerine ilginin artmasıyla zevksiz hale geldi.

Yıl 2004, o zamanlar liseye gidiyoruz. Bu yıldan önce İddaa gibi bir oyun, yanılmıyorsam hiç olmadı. Spor Toto’yu bunun dışında tutuyorum. Çünkü Spor Toto’da maçları biz seçmiyoruz ve her maç için belirlenmiş bir oran yok. İkramiye, en fazla maçı bilenler arasında dağıtılıyor. Her neyse konuyu dağıtmayalım.

İddaa çıktığından beri maçlar, altılı ganyan havasında oynanıyor/izleniyor. Yok 1, 0, 2 oynadım, yok alt, üst oynadım, yok 1,5 , 2,5 , 3,5 üst oynadım. Vs. vs. vs. Bir düşünsenize arkadaşlar, eskiden biz maçları böyle mi izliyorduk. Haritada gösteremeyecekleri ülkelerin takımlarının maçlarına oynayıp, tutmadı diye kahroluyor muydu bu oyunun müdavimleri? Şimdi kimse gelip bana eğlencesine oynamanın ne zararı var demesin. Ben neden oynuyorlar demiyorum ki. İsteyen oynar, istemeyen oynamaz. İddaa, Türkiye’de yasal mı? Evet. Demek ki oynayıp oynamama özgürlüğü senin.

Benim belirtmek istediğim tek husus, Türkiye’de İddaa, Uluslararası alanda ise bahis şirketlerinin popüler olmasıyla futbol artık aynı seyir zevkini vermiyor. Bakıyorsunuz herhangi bir lige, acaba bu maç şikeli mi diyorsunuz. Bu soruyu sorduğunuz bir yerde futbolun seyir zevkinden bahsedebilir miyiz?

Uluslararası alanda popüler birkaç bahis sitesi vasıtasıyla yıllardır bahis oynanıyor. İddaa gibi olsun, canlı oyun olsun, bu yıllardır böyle devam ediyor. Yukarıda İddia için söylediklerim, illegal olarak nitelendirdiğimiz, diğer siteler üzerinden oynanan bahisler için de geçerli. Formasına bahis şirketinin reklamını alan futbol takımı gördü bu gözler. Böyle bir ortamda varsın ilk yarısı 3-0 olan maçları, ikinci yarı diğer takım 4-3 kazansın. Varsın son 5 dakikaya 1-0 önde giren takım, maçı 2-1 kaybetsin. Böyle olunca noldu? Futboldan günden güne soğuduk. Düşünün, hiç futbol bahisinin olmadığı bir dünyada futbol izlemek nasıl olurdu? Bu farkı görebilenler benimle aşağıdaki maddelere devam etsin, diğerlerinin fikrine de saygım var elbette. Sonuç; bir futbol eğlencemiz vardı. Onu da elimizden aldınız be kardeşim. Daha ne diyeyim ben?

2-) Şike davasından sonra futbol zevksiz hale geldi…

Birinci maddede dünya futbolunu da değerlendirdim ama bu madde daha çok Türk futboluna yönelik olacak. Evet arkadaşlar. Yıl 2011, günlerden 3 Temmuz. Bu tarihte ne oldu? Hatırlayan arkadaşların çoğunlukta olacağından eminim. Türk futbolunun, belki de ilk ve tek şike operasyonu başladı. Dava yıllarca sürdü. Onlarca başkan, teknik direktör, futbolcu vs. yargılandı. Cezalar yağdı. Sonra Yargıtay, yerel mahkeme kararlarını bozdu, ortaya yeni deliller çıkıverdi ve aklanma sürecine girildi.

Arkadaşlar, bu dava süreci o kadar basit bir şey değil. Buna yalnızca kişiler itibarıyla değil, aynı zamanda Türk futbolu yönünden de bakmak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bu dava sürecinde ve sonrasında Türk futboluna bir şey oldu. Kişiler ve takımlar, daha temkinli ve tedirgin oluverdiler birdenbire. Bu durum, hem yeşil sahalara hem de bize tatsız tuzsuz bir futbol olarak yansıdı.

Dönelim tarihe bir bakalım. 2011 yılından sonra hangi Türk futbol kulübü Uluslararası alanda bir başarı kazandı? Milli Takım, Euro 2012, 2014 Dünya Kupası, Euro 2016, 2018 Dünya Kupası turnuvalarından hangilerine katılabildi. Sanki daha önce Türk takımlarının Avrupa’da başarısı mı vardı? Diyen arkadaşlar için şunu söyleyeyim. Başarımız yoktu ama son yıllardaki gibi üst düzey / milyon dolarlık oyuncular oynamıyordu bu takımlarda. Şimdi milyonlarca dolarlık oyuncular var ve başarı yine yok. Gelelim Milli Takım’a, evet yukarıda bahsettiğim turnuvalardan sadece Euro 2016’ya katıldık. O da son maçta… O onu yenerse, bu bunu yenerse hesabı yaptık yine, mucize oldu katıldık. Bu kadar.

Bugün Türk futbolu tat vermiyorsa, bunun en büyük etkenlerinden birisi şike davasıdır. Bu benim fikrim elbette.

3-) Biz büyüdük, futbol o yüzden zevksiz hale geldi. (Mi acaba?)

Yukarıda biraz ciddi meselelerden söz ettik. Şimdi biraz daha masumane bir açıdan bakalım futbolun zevk vermemesi meselesine. Hepimiz birer çocukken, daha Üniversiteydi, iş hayatıydı gibi fazlaca vakit alan, kafamızı başka bir yere verme konusunda bizi zorlayacak alanlara dahil olmadan önce en büyük hobilerimizden birisi futboldu. Hem oynar hem izlerdik futbolu.

Haydi gelin zamanda yolculuğa çıkalım. İzleyenler hatırlar, Euro 2000 Finali’nde Fransa – İtalya oynuyor. Wiltord’un son saniye golü…

Ardından David Trezeguet’nin Altın Gol’ü…

2001 Şampiyonlar Ligi Finali, Bayer Münih – Valencia maçı, Oliver Kahn’ın o müthiş penaltı kurtarışları… (Penaltılar 04:32'de başlıyor.)

2002 Dünya Kupası İlhan Mansız’ın, bizi yarı finale taşıyan o Altın Golü’nü nasıl unutabiliriz ki…

2002-2003 Sezonu Beşiktaş, o zamanki adıyla Uefa Kupası 3. Turu’nda Dinamo Kiev ile karşılaşıyor ve Pascal Nouma’nın bu golü, her izlediğimde tüylerimi “hala” diken diken ediyor. (Nouma için 08:03'e arkadaşlar.)

Yıl 2005, Şampiyonlar Ligi Finali 3-0’dan 3-3’e gelen efsanevi maç.

Nihat, Nihat, Nihat Goooooool, Viyana'ya gidiyoruz, Viyana'ya...

Semih, Semih, Semih, Semih, Semih... (55. saniyeye alayım sizi.)

Yukarıdaki videoları izlediyseniz 2000-2008 yılları arasındaki süreç, film şeridi gibi geçmiştir gözlerinizin önünden. Artık Hd ekranlarımız, milyon dolarlık oyuncularımız, golleri anında takip edebildiğimiz sosyal medyamız, lig maçlarını satın alıp izlediğimiz receiverlarımız var. Alın hd ekranlar, milyon dolarlık oyuncular, sosyal medya, receiverlar sizin olsun, bana bu maçları geri verin, bu maçları günlerce beklediğim heyecanı geri verin, gol olunca havalara zıpladığım o sevinci geri verin.

4-) Çocukluğumuzdaki oyuncular, futbolu bırakıp çoktan teknik direktör oldular. O yüzden futbol izlerken aynı tadı alamıyoruz.

Eskiden hepimizin hem turnuvalarda hem de kendi takımlarında oynarken, çok beğendiğimiz, favori oyuncularımız vardı. Shevchenko, Bergkamp, Kluivert, Del Piero, Raul ve çoğaltabileceğimiz örneklerle daha fazlası gibi. Bu oyuncuları izlemek bize zevk verirdi. Futbolun estetiğini ön plana çıkaran saydığım oyuncular ve bu oyuncuların nesliydi. Şimdi bakıyorum birçoğu futbolu bırakmış, hatta teknik direktör olmuşlar. Hal böyle olunca insan eskileri hatırlayıp, bir “keşke” diyor. Keşke o yıllara dönsem de hem bu yaşımın getirdiği sorumluluklar altında kalmasam, hem de bu oyuncuların yıldız olduğu yıllarda futbol izlemenin tadına varsam.

Ama yıllar geçiyor ve zamanı tutamıyoruz. Bu nedenle diğer 3 maddeye olduğu gibi bu duruma da bir çare yok.

5-) Şimdiki oyuncuların çoğu “futbolculuğun ve futbolun” hakkını vermiyor, o yüzden futboldan tat alamıyoruz.

Gelelim son maddemize evet başlıkta gördüğünüz gibi futbolun artık seyir zevki yok çünkü günümüz futbolcularının birçoğu futbolun ve futbolculuğun hakkını vermiyorlar. Bizim artık Östersunds gibi İsveç’in, Vardar gibi Makedonya’nın alt sınıf takımlarına Avrupa’da kafa tutamayan takımlarımız, İzlanda, Ukrayna, gibi orta sınıf takımları yenemeyen bir Milli Takımımız var.

Bu kısımda fazla söze gerek yok. Beşiktaş’un Uefa Kupası’nda çeyrek final oynadığını hatırlayın, Galatasaray’ın Uefa Kupası’nı kaldırdığını hatırlayın, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynadığı sezonu hatırlayın, Milli Takım’ın Dünya 3. sü olduğu 2002 Dünya Kupası’nı hatırlayın, Milli Takım’ın yarı final oynadığı Euro 2008’i hatırlayın. Saha aynı saha, top aynı top, bu iş önce yürek, sonra bilek işi arkadaşlar. Bu takımların bu turnuvalarda nasıl oynadığını, yıllarca unutulmayacak anları bize yaşattığını hatırlayın.

İnsan, o yılların kıymetini ancak şimdiyle kıyaslayınca anlıyor. Hiçbir şeyin tadı kalmadığı gibi futbolun da tadı kalmadı. Futbolu zevkli hale getirmek için fazla görkeme, şatafata gerek yok, mütevazı kadrolarımız ve hd olmayan yayınlarımızla mutluyduk biz. Keşke her şey öyle kalsaydı…