DIĞER

Tarif

Author

Bir tutam kalp kırıklığı gerek önce bana. Aramadan buluyorum ellerinde. Bana aitler biliyorum. Geri istiyorum senden. Acıktım tamire ihtiyacı yok, yemek gerek bunları. Geniş ağızlı tenceremi buluyorum. Güneşle ısıtıyorum onu. Gözyaşlarımla kaynatıyorum kalp kırıklıklarımı. Bir kaşık ile tadıyorum. Tatsız bir şey olmuş bu eksik diyorum. Kurumuş hayallerimden katıyorum içine. Renklendiriyor suları. Çok sarmasın tadını diye umutsuzluklarımdan ekliyorum hemen ardından. Güneşi kısıyorum. Yavaş yavaş karışsın birbirine istiyorum. Bir tutam nefret, yalan ve öfkeyi bir kasede karıştırıyorum. Soğuk mezem hazır oluyor böylelikle. Biraz akıl biraz fikir ile süslüyorum masamı. Sevgim artık acı bir tat veriyor diye menüden çıkarıyorum. Masanın üstünü süslerken birden aklıma geliyor. Nasıl da unutmuşum baharatları? Yavaş yavaş kaynayan tenceremin kapağını açıyorum. Ekliyorum üstüne bir avuç korkularımı, üzüntülerimi, endişelerimi. Sadece beş dakikası kaldı. Neyse ki bir misafir beklemiyorum diye acele etmiyorum. Ama güneş gitmeden buralardan pişse bari diyorum. Beş dakika sonra bir kaşık ile tadıyorum. Güneşin gitmesine izin veriyorum, olmuş bu. Gece karanlığında yemek vakti şimdi. Yalnızlığımı doyurma zamanı. Muazzam kurulu masama oturuyorum. Yedikçe zehirleniyorum, yine de doymam gerek. Huzurla yavaş yavaş ölüyorum, bir gece vakti bu yemek masasında sessizce. Kimse duymuyor, görmüyor, bilmiyor. Ben daha fazla yaşamak için biraz daha ölüyorum. Sert bir yağmur başlıyor, gök kızgın bir halde gürlüyor. Saçlarım rüzgarla uçuşuyor. Toprak bana kavuştuğu için mutlu. Güneş sabah görse şaşıracak belli. Bedenim burada çürüsün, ruhum için özgürlük vakti şimdi.