HIKAYE

İyilik yapacağım diye keşlerin arasına düştüm anne

Author

Üniversite yeni bitmiş memlekete dönmüşüm, iş yok, cepte para yok moral zaten yok. Evden çıktım yürüyorum mal mal. Beni zaten normalde görseniz tam mal dersiniz, öyle mal hareketler yapıyorum. Anam o ne? Yolun ortasında şeffaf bir poşetin içinde 800 lira. Şimdi ne var bunda çok bir para mı sanki diyebilirsiniz. Ama yeni mezun bir işsizseniz sizi Rothschild ailesinin üyesi gibi hissetmenizi sağlayacak bir para. Neyse fakiriz ama kimsenin bir kuruşunu almayız. Tuttum belediyenin yolunu, gittim anons yaptıracağım. Çıktım beşinci kata dedim anons yaptıracağım, dedi kim öldü, yok dedim para buldum. Adam bıyık altından değil bayağı yüzüme baka baka gülüyor. Dedim seni mikrofonun başında görelim neyse bizim MHP bıyıklı ağabeyimiz yaptı anonsu. Beş dakikada sekiz kişi geldi. Kimi farklı miktarlarda para kaybettiğini söylüyor, kimi alakasız yerde oturuyor, kimi parayı bulduğum yerden hiç geçmemiş. Sekizi de parayı alamadan uzaklaştı belediyeden. Mesai bitiyor bizim MHP bıyıklı ağabeyimiz dedi bırak parayı ben yarın yeniden anons yaparım. Dedim yok ben 2015 Türkiye'sinde devlete bile güvenmiyorum, parayı burada bırakamam. Ben şimdi gidiyorum yarın gelirim, adım belli soyadım belli, adresim belli benden her türlü alırsınız o parayı. Yok diyor olmaz polis çağıracağım, dedim aile dostumuz Şener Baba komiser arayayım şikayet edin, sus ben getirmesem haberim olmayacak paradan -böyle durumlarda ağzım iyi laf yapar- aldım parayı çıktım. Asıl atraksiyon bundan sonra başlıyor. 

Çıktım belediyeden eve doğru yürüyorum. Para çantamda , telefon pantolonun arka cebinde gidiyorum. Arkamda da iki zıpçıktı konuşarak geliyor, bir yandan kahkaha atıyorlar. Bunlar bir hinlik peşinde hadi hayırlısı demeden gitti çanta. Ben koştum biraz ama nereye herifler yularını koparmış buzağı gibi kaçtı yetişebilen Dünya Şampiyonasında birinci olur. Bir de ilçenin en beter, en pis mahallesine gittiler, girmeye göz ister. Ne yapayım aradım babamı. Baba dedim çantam çalındı. Sen zaten işsizsin paran yoktur, kartlarını iptal ettir, yeni kimlik çıkartırız boşver gel eve diyor. Sağol baba dedim evladının ağzına tükürdün. çantada yüklü miktarda para var dedim gitme bir yere geliyorum dedi kapadı telefonu. Geldi yanıma o mahallede oturan aynı yerde çalıştığı birini çağırdı, adam yanında biriyle geldi, tarif ettim çocukları dediler tanıyoruz biz onları Bacaksız Şener'in kızanları (Kızan Trakya'da çocuk demek). Neyse gittik evlerine yanımızda o mahalleden iki kişi var ya rahatız bize bir şey yapmazlar. Gittik ama yolda gördüklerimden sonra bir hafta uyku uyuyamadım. Kafa yapıcı maddeler kullandıktan sonra sağda üstünü parçalayandan, kollarını kesenlere kadar her türlü pisliği gördüm. Çaldık kapıyı açan yok tabi yanımızdakiler biliyor onların dilinden başladılar bahçenin ortasında bağırmaya pencere açıldı benim çanta hop bahçenin ortasına düştü. Aldım çantayı içine baktım para içinde, benim cüzdanda yerinde içimi bir  huzur kapladı. Yardım edenlere teşekkür ettik yanlarından ayrıldık babamla, bize eve giden caddeye çıktık, babam sordu kaç para vardı çantanda, dedim 800 lira. Allah ıslah etsin seni dedi, bu kadar kargaşayı 800 lira için mi yaşadık. Sonra anlattım olanları eve geldik bir de anneme anlattım olanları. Annem döndü bana ee belediyede memura atar yaparken dediğin gibi neden çantan çalındığında Şener Baba'yı aramadın ki? Hep diyorum bu evdeki en zeki insan annem. Ertesi gün yine gittim belediyeye yaşlı bir teyze geldi, kocasından kalan dul maaşını çekmiş şeffaf poşete koymuş, 820 lira maaşın 20 lirasını bakkalda harcamış sonra eve gidince bulamamış poşeti. 20 lira harçlık verdi bana, hayatımda aldığım en değerli harçlıktı.