EğLENCE

Atanamamış Che Guevera

Author

Kaptan olmaya çalışan bir arkadaşımın gönderdiği hikayedir. İyi okumalar.

Gemide staj yaparken başımdan geçen hikayeyi sizlerle paylaşmak ve durumun vahimliğini sizlere anlatmak istiyorum.

4.kaptan olabilmek için yazın staj yapıyorum. Avrupa’da yük gemisi, bebek gibi. geminin içinde bisiklete binen süvariler ve topu denize kaçırdın, Git al şakalarıyla geçen seyrin ardından Portekiz, Faro limanında gemi artık park etmek için mi diyeyim yük indirmek için mi, uzakta güzel güzel sıra bekliyoruz. 12 saat kadar beklenecek.

Planlar yapılıyor işte şöyle yapacağız falan. Benim vardiyam da öğlen 12’de başlıyor garibim, stajyerim diye 9 mesai yazıyor puştlar. Ben de yetim gibi çalışıyorum yapmak zorundayım stajı diye. Neyse dünyanın en yorucu gününün ardından yatağa giriyorum ve ne güzel 12 saat uyuyacağım diye sevinçle yatıyorum.

Sabah saat 8’de gemide bir alarm haliyle uyandırılıyorum. Şerefsizim savaş çıktı torpido olarak beni atacaklar sandım. Kaptan deliler gibi “Nerede bu çocuk? Bulun onu bana!” sözleriyle beni arıyor. Bu bağırtıyı duyduktan sonra inşallah beni torpido olarak atarlar diyorum. Neyse gidiyorum kaptanın olduğu yere. Gemiyi çabuk çevirin diyor sert bir sesle atanamamış binbaşı. Herkes kralcı tabii.

Neyse ben de gereken iletişimlerle gemiyi ne yapıp edip o anda kaptanın dediği yöne geminin döndürülmesini sağlıyorum.

Sabah bunun için uyandırılmanın siniriyle dayanamayıp sordum.

“Ya biz bu gemiyi niye çevirdik?”

gelen cevap Bülent Ortaçgil etkisi yaptı ki beynim keşküle döndü:

“Kitap okuyorum, güneş geliyordu.”

Şakaya bak şakaya. Che Guevera sanki sıçtığımın kaptanı. dolaptan dondurma çalan 1.kaptandan ne beklediysem. Hala travmasındayım olayın.