ILIŞKILER

Ben, erkeklere itaat eden Havva değil, boyun eğmeyen Lilith'im!

Author

Havva değil Lilithim!

Lilith kim mi?

Eski bir Yahudi efsanesine göre Adem’in ilk karısı.

Yani, Tanrı’nın topraktan yaratıp cennete koyduğu ilk çift, Adem ile Havva değil, Adem ile Lilith.

Günümüzdeki kadınla erkek gibi Cennet’te de bir türlü anlaşamaz bu iki çift.

Anlaşmazlıklarının sebebi, çok tanıdık; Adem'in sürekli olarak kadına üstünlük taslaması, ona hükmetmeye çalışması.

Bütün işleri Lilith’in yapmasını istiyor Adem ve kendisine hizmet etmesini.

Lilith ise Adem’in isteklerine boyun eğmiyor.

Aynı topraktan yaratıldıklarına göre eşit olmaları gerektiğini savunuyor ve erkeğin kendisinden üstün olmak istemesini kabul etmiyor.

Sorunların en büyüğü ise, sevişme sırasında kimin üstte olacağı…

Adem, üstünlüğünün gereği olarak, cinsel ilişki sırasında kadının sürekli altta olmasını ister.

Lilith ise bu pozisyonu aşağılayıcı bularak karşı çıkar ve s onunda birlikte yaşamalarının imkansız hale geldiğini düşünerek, cennetten ayrılmaya karar verir.

Tanrı’nın söylenmemesi gereken adını anarak cennetten çıkıp göğe yükselir.

Bir bakıma özgürlük uğruna cenneti bile gözden çıkarır.

Sonra ne mi olur?

Artık yeri dışlanmışların arasında olan Lilith çevresindeki cinler ve şeytanlarla ilişkiye girerek onlardan çocuklar doğurur.

Bu arada Adem de Tanrı’ya yakarak karısını geri ister.

Tanrı meleklerden üçünü Sanvai, Sansanvai ve Semangelof’u Lilith’in geri getirilmesi için görevlendirir Eğer Lilith geri dönmezse her gün yüz çocuğu öldürülecektir.

Bu tehdide rağmen Lilith cennete geri dönmez ve hamilelerle yeni doğan çocukların düşmanı olmaya yemin eder. Sadece üç meleğin adını taşıyan muska ve tılsımlarla korunan çocuklara dokunmayacağına söz verir.

Adem için de Havva yaratılıyor, kocasına bağımlı olsun diye erkeğin kaburgasından hem de…

Sadece Yahudi efsanelerinde yok Lilith.

Geçmişi çok eskilere dayanıyor.

Örneğin Sümerler’de rüzgar tanrıçası Lilitu olarak çıkıyor karşımıza, Babil’de İştar’ın tapınak fahişesi Lamatşu.

Yüzyıldan yüzyıla bir bölgeden ötekine atlayan karanlıklar tanrıçası Lilith, her gittiği yerde başka bir adla anılıyor.

Kimi zaman da Saba Melikesi ve Truvalı Helen gibi mitolojik kişiliklerle özdeşleştiriliyor.

Zamanına, toplumlara ve inanışlara göre tüm kötülüklerin toplandığı değişik kimliklere bürünüyor.

Kimilerine göre gecelerin kraliçesi baykuş kadın!

Oysa baykuş güzel sanatların simgesi, yani yaratıcılığın!?

Ya da Havva’yı baştan çıkaran yılan olarak tanımlanıyor.

Yılan da biliyorsunuz tıp biliminin simgesi, yani iyileştirici özelliğe sahip!?

Ben, erkeklere itaat eden Havva değil, boyun eğmeyen Lilith'im!

Kimileri için de cinselliğin ve feminizmin simgesi.

Kimilerince de bebeklerin canını alan ve saf ruhların kendine çeken bir canavar…

Kısacası Lilith, kadınlara yakıştırılabilecek bütün olumsuz özelliklerin taşıyıcısı olmuş; Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı vs…

Ancak Lilith bir başka açıdan da, saf ve edilgen, cinselliği ancak yasak meyveyi tadınca öğrenen Havva’nın tersine, başından itibaren gücünün ve cinselliğinin bilincinde ve yeri geldiğinde bu gücü kullanmaktan çekinmeyen bir dişi…

Haklarını savunan özgür bir kadın…

Var olan düzende kendisi için belirlenen rolü reddetme cesaretini göstererek, özgürlüğünü koruma adına cenneti bile terk etmeyi göze alabiliyor.

Ve Lilith, onu gizliden gizliye arzulayan ama düşman olarak gören erkekleri çok korkutuyor.

Din adamları erkeklerin zayıflıklarını saklamak adına, bir simge olarak çizdikleri Lilith’in kişiliğinde “seksi, güzel ve eşitlik” arayan tüm kadınları yüzyıllar boyunca acımasızca karalıyor.

Lilith’in böylesine lanetlenmesinin, dışlanmasının, suçlanmasının ardında yatan gerçek bu; erkekleri büyüleyen, baştan çıkaran, peşinden sürükleyen ama onlara teslim olmayan güçlü kişiliği.

Erkekler ona karşı koyamıyor ve özgürce yaşadığı cinselliğine dayanamıyorlar.

Bu yüzden varlığı tehlikeli ilan edildi ve onun tarafından baştan çıkarıldığı iddia edilerek Ortaçağ’da pek çok kadın cadılıkla suçlanıp yakıldı.

Neyse ki zamanla durum değişti.

Adına şiirler yazıldı, şarkılar bestelendi, güzelliği tablolarda canlandırıldı.

Modern çağlara gelindiğimde feminizmin simgesi oldu.

Onun adında dergiler çıktı, kafeler açıldı, kozmetikler üretildi, festivaller düzenlendi.

“İdeal kadın” olarak tanımlanan uslu Havva gibi olmak istemeyen kadınlar, tepkilerini dile getirmek için kızlarına “Lilith” adını verdi.

Aslında onlar toplumda erkeklerle eşit koşullarda yerini alan, özgürlüğüne sahip çıkan günümüz kadınları…

Ben de onlardan biriyim.

İtaat eden Havva değil, boyun eğmeyen Lilithim.

TAVSİYE KİTAP:

Lilith

Vera Zingstem

İlya Yayınevi

Kitaptan bir alıntı.

"Kız kardeşim Havva’nın benden korkması için nasıl bir neden olabilir ki diye sordu Lilith. Ben de kalbimde en az onun kadar basitim. Onun kadar iyi ve sevimliyim. Aynen onun da yaptığı gibi annemi, babamı ve çocuklarımı çok seviyorum. Tek farkım onun gibi düşünmüyor olmak, aramızdaki ayrım ruhlarımızda gizli, bedenlerimizde değil."