GÜNDEM

Diyanet İşleri Başkanı Adnan Oktar'a resmen deli dedi, sebebini de açıkladı

Author

Adam vadedilen cenneti gözümüzün önünde yaşıyor. Kendisine tapar gibi bağlı, muhteşem vücut hatlarına sahip sayısız kadın var etrafında. İşlerini gören ve ona mutlak itaat eden çalışanları var. Seviyor, seviliyor. Evrime cevap olduğu iddia edilen kitapları onlarca ülkede okutuluyor.

Diyanet İşleri Başkanı Adnan Oktar'a resmen deli dedi, sebebini de açıkladı

Bazen "Bu adama neden kimse sataşmıyor" diye düşünüyorum. Adam dünyanın en albenisi fazla dinini sunuyor resmen. Kedicikleri ona kucak dansı yapıyor, havuz partilerine gidiyor, her dediği onaylanıyor, her saçma esprisine gülünüyor. Bu bir şaka olmalı.

Gerçekten Adnan hocacı tiplerin Facebook hesaplarında biraz vakit geçirene kadar şaka olduğunu düşünüyordum. Ama şaka falan değil. Dört dil bilen, Boğaziçi'nde masteri olan tipler var hocanın cemaatinde.

Diyanet İşleri Başkanı, sonunda kimsenin itiraz edemeyeceği bir açıklama yapmayı başarmış. Adnan Oktar'a "Bu kadar da olmaz" demiş. Tam öyle dememiş tabii. “İnşallahlar, maşallahlar havada uçuşuyor, dini bir takım referanslar ve orada dansöz oynatıyorsun böyle bir şey olabilir mi? Tamamen akli dengesi herhalde bozulmuş” demiş.

Dini referanslar ve inşallahlar maşallahlar ile dansöz oynatılmasını yan yana koyamamış başkan. Koyunca ters mıknatıslanma yapıyor çünkü. Bunun tek bir açıklaması olabilir "Akli dengesi tamamen bozulmuş" olmalı!

Aslında Adnan Oktar için söylenen çok eski bir şey bu. Biliyorsunuz, hoca eskiden bu kadar karizmatik değildi. Sıradan bir hocaydı, hani şu ramazanlarda falan TV'de gördüğümüz. Hapse düştüğü ve işkence gördüğü, çıktıktan sonra böyle herkesi kucaklayan bir akıma öncü olduğu söyleniyor. Söyleyen gitti.

Başkan'ın söyledikleri tam olarak şöyle:

"(Adnan Oktar) Bizim de gördüğümüz zaman tüylerimizi diken diken eden, zaten bakmakta doğru değil öyle bir kanala. Bu kişi vaktiyle Yahudilik, Masonluk kitabını hazırlayan bir grubun başındaydı. Şimdi kendisi Mason olduğunu söylüyor. Tamamen akli dengesi herhalde bozulmuş. O konuda ceza aldı. Yahudilere ve Masonlara hakaretten ceza aldı. Şimdi öyle. Cezaevinde yatış sebeplerinden birisi de Atatürk’e hakarettir. 90’lı ya da 80’li yıllarda ben çok iyi biliyorum Atatürk’e hakaretten cezaevinde kaldı ama şimdi en büyük Atatürkçü olarak kendisini söylüyor. Dengesi bozulmuş bir insan. Biz bunun doğru olmadığını söylüyoruz. Ama o televizyonu kapatma yetkisi Diyanet İşleri Başkanlığında değil ki, yetki kimdeyse onun kapatması lazım. İnşallahlar, maşallahlar havada uçuşuyor, dini bir takım referanslar ve orada dansöz oynatıyorsun böyle bir şey olabilir mi?”

Ah o kanal kapatma yetkisi Diyanet'in elinde olsaydı, ne kanallar giderdi kim bilir.