GÜNDEM

Nagehan Alçı yeni kaybettiğimiz Münir Özkul'un filmlerini böyle eleştirdi

Author

Münir Özkul'u kaybettik. O herkesin aklında can verdiği karakterlerle, sahnede, beyaz perdede ve ekranlarda bıraktığı eserlerle kalacak. Onun eserleri tiyatro ve sinema tarihimizde çok önemli bir yere sahip. Tabii ki her eser eleştirilir ancak ait olduğu zeminle uyuşmayan modern bakış açılarıyla bir eseri yermek ona haksızlık yapmaktır. 

Ekranların itici ismi Nagehan Alçı bu aralar köşe yazısı yazıyor. Habertürk'teki köşesinde bugün henüz kaybettiğimiz büyük oyuncu Münir Özkul ve filmleri hakkında bir yazı yazmış. 

Nagehan Alçı yeni kaybettiğimiz Münir Özkul'un filmlerini böyle eleştirdi

Nagehan Alçı, hayatını kaybeden Türk sinemasının usta ismi Münir Özkul'un da rol aldığı 'Neşeli Günler' ve 'Gülen Gözler' gibi filmlerin "Kadına şiddeti meşru gören canileri yaratan iklimin birer parçası" olduğunu öne sürdü. Alçı, "Bu gerçeği adımın Nagehan olduğu kadar net şekilde biliyor ve görüyorum" demiş. 

Alçı'nın "Münir Özkul filmleri nostaljisi ve Dilek Yardım" başlıklı bugünkü yazısının bazı kısımları şöyle:

Münir Özkul'un ölümünden sonra, Özkul'un başrol oynadığı "Neşeli Günler" ve "Gülen Gözler" gibi filmlerde anlatılan dünyaya özlem duyan ve övgü yağdıran onlarca yazı çıktı medyamızda. Şüphesiz Münir Özkul büyük bir oyuncuydu ve rol aldığı filmlerin ideolojisinden de kendisi sorumlu değil. Bize sevimli ve sıcak gelen "Neşeli Günler" ya da "Gülen Gözler" gibi filmlerin kadına karşı bakışı aslında Ali Yardım gibi kadına şiddeti meşru gören canileri yaratan iklimin birer parçasıdır. Bu gerçeği adımın Nagehan olduğu kadar net şekilde biliyor ve görüyorum! Detaylarıyla da açıklarım.

Nagehan Alçı yeni kaybettiğimiz Münir Özkul'un filmlerini böyle eleştirdi

Yaşar Usta o berbat ideolojinin parçasıydı

Biz kadınları "ikinci sınıf insan" gören o berbat ideolojinin taşıyıcısıydı çok övülen "Yaşar Usta" gibi karakterler. Üstelik bu kadın düşmanlığını çok sevimlileştirdiği için kadın haklarına zararı açısından kaba cinsiyetçi filmlere göre çok daha tehlikeli… O çok güldüğümüz "Neşeli Günler" filmi, kadın düşmanlığı yapılan ve kadına karşı şiddeti normal gösteren bir filmdir. Bu durumun biz kadınlar tarafından fark edilmemesi içinde bulunduğumuz zihinsel köleliği gösteriyor. Hemen herkes o filmi izlemiştir ama ağzındaki cikletiyle akıllarda kalan Mehtap karakterinin sunumuyla nasıl korkunç seviyede kadın düşmanlığı yapıldığı hiç dikkat çekmez.

Filmin bir sahnesinde Mehtap'a pastanenin ortasında sevgilisi okkalı bir tokat atar ve adeta seyircinin de bu tokatı alkışlaması istenir. Çünkü Mehtap "aşufte"dir ve "o biçim" kadınlar da her türlü şiddeti hak ederler "Neşeli Günler"in pek "sevimli" dünyasına göre. Türk medyasındaki nerdeyse tüm erkeklerin "Ahh ne güzel günlerdi o günler" diye bayıldığı o filmde bir pastanede bir kadın dövülür ve oradaki diğer kadınlar dahil hiç kimse itiraz etmez, bilakis döven erkek haklı bulunur. Filmde çok sevimli gösterilen iki erkek kardeş (Münir Özkul'un oğulları) "Ohh intikamımız alındı. İyi oldu" derler.

Nagehan Alçı yeni kaybettiğimiz Münir Özkul'un filmlerini böyle eleştirdi

Kadın düşmanlığı atmosferinin tohumları bu filmlerle ekildi

"Neşeli Günler"de "Nilgün ve annesi Sıdıka Hanım" karakterleri üzerinden de kadın karşıtlığı yapılır. Sıdıka Hanım'ın kocasından sonra üç defa daha evlenmesi adeta "azgınlık" olarak resmedilir. Filmin ideolojisi Sıdıka Hanım'ı "tu kaka" karakter olarak izleyiciye sunar. Dördüncü kocasının da lokmasını döktüğü gösterilen Sıdıka Hanım kızı Nilgün'e "Azıcık ellet ama daha fazlasına izin verme yoksa erkek kısmısı seninle evlenmez" diyen bir annedir. Başka bir sahnede de yine "Göster ama fazla elletme" diye "tavsiyede" bulunur. Yani bu çok övülen filmde, kadına karşı her türlü aşağılama ve bu kadın karşıtı söylemi normal gösterme mevcuttur aslında.

Oysa aynı filmde rahmetli Oya Aydoğan'ın oynadığı Zeynep'in evleneceği Uğur'un babasının bir sahnesi vardır. Adam, evli olduğu halde sekreteri kucağında otururken ve kadının bacaklarını okşarken içeri oğlu Uğur girer, bu rezaleti görür durum gayet de hoşuna gider. Yani bu filmi yapan zihniyete göre erkeğin kadını aldatması son derece "sevimli" resmedilir. Oysa Sıdıka Hanım'ın kocasından sonra evlenmesi bile "hafif kadınlık" görülmüştü!

Zeynep'i büyük aşkla sevdiğini söyleyen Uğur, bir yandan annesine olan sevgisini anlatır, diğer yandan babasının sekreteriyle "fingirdemesi", "erkeklik" duyguları açısından hoşuna gider. İşte böyle bir film "Neşeli Günler". Yani kadınlar açısından durum hiç de "neşeli" değil…"