GÜNDEM

Öğretmenlerin hali içler acısı! 31 ülke arasından kaçıncıyız, tahmin edin!

Author
Öğretmenlerin hali içler acısı! 31 ülke arasından kaçıncıyız, tahmin edin!

PIAAC, Türkçe “Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı” diye anılan, 15-55 yaş arasındaki yetişkinlerin becerilerini ölçen bir araştırma. Bir Alman dergisinde bu araştırmanın öğretmenler için filtre edilmiş kısmı yayınlanmış.

Araştırmaya göre Türkiye'deki öğretmenler 31 ülke arasında matematikte 30'uncu. Okuduğunu anlamada ise sonuncu! Bu veriler Twitter'da ve Ekşi'de paylaşıldı. Matematik profesörü Ali Nesin de paylaştı. Ben doğruluklarından emin değilim, teyit edilirse burayı güncellerim.

Tablonun doğruluğundan emin olmasam da öğretmenlerimizin hali konusunda birkaç şey söylemek istiyorum. Tabii ki bu söyleyeceklerim bir araştırmaya dayanmıyor. Şu andan itibaren tamamen Scribus'un totosunun salladığı şeyleri okuyacaksınız. Ama çoğunuzun "Doğru söylüyo yea" diyeceğine eminim. Manzara ortada çünkü.

Eğitim sistemimizin rezalet olduğu bilinen bir gerçek. Liseden mezun olan birçok öğrenci temel bilimlerin en temel bilgilerinden, okuduğunu anlamaktan, yüzdelik hesaplamaktan, dört işlem yapmaktan bihaber. Eğer lisede sözel okumadıysanız yakın tarihin y'sini bile görmüyorsunuz. Cahil nesiller her yıl mezun olmaya devam ediyor.

Sonra bu öğrenciler mutlaka herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümüne girebiliyorlar. Çünkü iktidar, her yere üniversite açmanın ilime bilime hizmet olduğunu zannediyor. Üniversite kazandığını zanneden öğrenciler, yüksek lisans tezine baksanız ayaküstü bin tane yazım hatası ya da intihal bulacağınız hocalardan ders alıyorlar. Zaten bir kısmı da Makale okumadan, araştırma yapmadan, paper yazmadan mezun olup işsiz kalıyorlar. Çünkü hocaları onları "yalnızca anlattıklarından" sorumlu tutuyor, ezber yapsınlar diye iki üç sayfa not veriyor ve sınavları da test yapıyor. İşte Türkiye'de üniversitelerin durumu bu.

Öğretmenlerin hali içler acısı! 31 ülke arasından kaçıncıyız, tahmin edin!

Öğrenciye hiçbir şey öğretemeyen ilkokul, ortaokul ve liseler de benzer durumdalar. Üniversite kazanan öğrenciye okulun katkısı çok az. Zaten üniversite sınavı yaklaştıkça okul dersinin ortadan kalkması bunun delili.

Öğretmenlik, memuriyetin doğası gereği suistimal edilmeye açık bir meslek. Eğer dönemin revaçtaki terör örgütlerinden birine üye değilseniz ya da iktidar öyle olduğunuzu düşünmüyorsa siddin sene meslekten atılmazsınız. İşinizi iyi yapmak tamamen sizin elinizde. Denetim falan hak getire çünkü. Öğretmenlerin bir kısmı kendilerini güncellemiyor, ezbere ders işliyor, kitap okumuyor, kendini iyi ifade edemiyor, öğrenciyi anlayamıyor. "Bir kısmı" diyerek temkinli yaklaştım ama, gördüğüm öğretmenler üzerinden hesaplarsam olması gereken kelime kesinlikle "çoğu" olurdu.

Rekabetin zerresinin olmadığı, gerçek hayatın kurallarından oldukça uzak olan memuriyet, kendini yetiştirmeyen ve okul bittikten sonra öğrenme kontağını kapatan insanları öğretmen yapabiliyor. Haliyle bu sistemin yetiştirdiği çocuklar da PISA gibi sınavlarda ülkemizi son sırada temsil ediyorlar.