ASTROLOJI

Türkiye’nin Karmik Ay Düğümleri

Author
Türkiye’nin Karmik Ay Düğümleri

“Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir!”

Karmik Ay Düğümleri üzerine yazdığımız “Aşk Düğümleri” kitabının akabinde, bu konu üzerine sıkça yazılar paylaştım. İnsanların bu konuda bilgilenmesini çok önemsedim çünkü Ay düğümlerini bilip, ona göre bir yol rehberi edinmek kişinin hayatında müthiş güzel bir ilerleme kaydetmesine yol açar.

(Not: Kitabın isminden dolayı, insanlar bir aşk kitabı sandı önce, aslında “ruhsal yolda çaba göstermek de bir aşktır” düşüncesiyle bu adı verdik, ancak insanların kafasında yanlış algı yarattı. Yine de, Ay düğümlerinin önemini kavrayınca, kitabı alıp okuyanlar bize teşekkür etti, bu da beni çok mutlu etti. Bu arada, yeni baskısında yanlış algıyı düzeltmek adına “Karmik Ay Düğümleri” olarak adını değiştireceğiz.)

Şimdi, gelelim yazımın asıl konusuna.

Bugüne kadar hep insanların Karmik Ay düğümleri üzerine yazılar paylaştım. Aslına bakarsanız, sadece insanların değil, bir evlilik tarihinin, işe giriş tarihinin, hatta ülkelerin de Ay düğümleri vardır. Çünkü herkesin ve her şeyin hem madde planında hem ruhsal planda ilerlemek ve tekamül etmek görevi vardır.

Onun için, ülkemizin Karmik Ay düğümleri üzerine bu yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Türkiye’nin Karmik Ay Düğümleri

Türkiye’nin Kuzey Ay Düğümü Başak ve Güney Ay Düğümü Balık

Güney Ay düğüm “geçmiş” adındaki her şeyi temsil eder. Ülkenin geçmişten artı ve eksi neler getirdiğini anlatır. Yani, ülke kurulduğunda, geçmişinden ne gibi pozitif kazanımlarla ve yanısıra ne gibi negatif karmik yüklerle gelmiştir, bunu gösterir. Kuzey Ay düğüm ise, ülke neler yaparsa bugün ve gelecekte ileri gider, ne gibi yeni deneyimler ve yeni değerler öğrenmesi ve edinmesi gerekir vs, bunları anlatır.

Geçmişten Neler Getirdik?

Türkiye’nin geçmişini temsil eden Güney Ay düğümü Balık.

Balık deyince, aklımıza olumlu anlamda ve bir ülke bağlamında söylersem, “kendini ülkesine adamak veya ülkesi adına bir ideale adamak, hoşgörü, dinsel bağlılık, inanç, güçlü bir ruhsal yapı, yüksek vizyon, yardımseverlik, merhamet” diyebilirim. Bu konularda ülkemizin olumlu geçmiş kazanımları olduğunu düşünüyorum. Bunlar bizim geçmişten getirdiğimiz güçlü yanlarımız, yılların çabasıyla hak ettiğimiz ruhsal kazanımlarımız.

Ancak geçmişten bugüne getirip henüz aşamadığımız, hatta sınıfta kaldığımız konular da var ki, onlar ülkemizin negatif karmaları gibi görünüyor benim düşünceme göre.

Nedir bunlar?

Güney Ay düğüm Balık’ın gölge yanlarından bazısı negatif karmalarımız olarak duruyor karşımızda.

Bunları sıralarsam, fanatizm, kendini bir ideale veya dine adarken, bunda aşırıya kaçmak, abartmak ve işi kendini gereksiz yere bir kurban yerine koyacak ve dini veya siyasi görüşüne uymayanı sözüm ona ideal adına kurban etmeye çalışacak kadar cahil ve bağnaz yapıda çakılıp kalmak ön sırada geliyor diyebilirim. Ülkemizdeki bu yapı ciddi bir karmik yük olarak önümüzde durmakta, ilerlememize engel olmakta ve karma üzerine karma eklenmekte bu konuda…

Diğer karmik yük yaratan konular ise, yine “geçmişimizi” temsil eden Balık’ın gölgesinde, tembellik, üşengeçlik, okumaya vs önem vermemek, boş kafalılık, önemli ve güçlü gördüğü birilerini sözüm ona Tanrılaştırmak, onun peşinden sürüklenmek, bundan dolayı yine Balık’ın gölge yanı olan, kendini kandırmanın ve ayrıca kandırılmanın ve boş hayale kapılmanın ardından yaşanan, çok ciddi hayal kırıklığına uğramak.

Yani, özetle, kurban-kurtarıcı olmak veya aramak teması ve boş kafalılık, kanmak, kandırılmak, hayal kırıklığı çok ciddi bir karmik düğüm ülkemizde.

Bireysel haritada, Güney Ay düğümü Balık olanlar genelde bu hayatta bir dönem veya hep “işsiz” olmak gibi bir deneyim yaşamaya maruz kalır veya bazı şartların etkisiyle, çalışmaz. Ülkemiz bağlamında baktığımda, Türkiye’nin “işsizlik” bakımından son derece kötü bir örnek verdiğini düşünürsek, bu durum ülke bağlamında da aynı görünüyor. Çalışmayan veya iş bulamayan, parasal açıdan başkasına bağlı olan, bundan dolayı depresyona giren insanlar. Balık’ın yöneticisi Neptün depresyonun bir numaralı gezegenidir bu arada. Hal böyle olunca, Güney Ay düğümden yani geçmişten getirdiğimiz “işsizlik” ve “çalışmamak” teması halledilmesi, çözülmesi gereken bir karmik düğüm olarak kendini göstermektedir.

Türkiye’nin doğum haritasında, Balıktaki Güney Ay düğümü Uranüs’le kavuşumdadır. Uranüs “devrim, ihtilal, isyanlar, değişim”le bağlantılı bir gezegen olunca, geçmişten bu tür olaylara yatkın olarak geldiğimizi söyleyebilirim. Olumlu değişimlere açık olmak pozitif bir kazanım olmakla beraber, sürekli bir huzursuzluk, ayrımcılık, ötekileştirme, sürekli değişim ihtiyacı veya dıştan değişim dayatması ülkeyi yormakta ve ileri gitmesine engel olmaktadır. Demek ki, değişimle, devrimle ilgili de karmik dersimiz var. Olumlu bir amaç adına değişim veya devrim iyidir ancak düzeni bozmak, ayrımcılık, huzursuzluk çıkarmak vs gibi yanlış niyetlerle devrim veya isyan yapmak ülkeyi geri götüren geçmiş alışkanlıklardan ve çözülmesi gereken karmik derslerden biridir diyebilirim.

Güney Ay düğüm Balık, Uranüs kavuşumu iki şeye işaret ediyor, hem geçmişten getirdiğimiz olumlu yönlerimizden biri olan, değişime açık olmak yapımızı, ki, bu geçmişten getirdiğimiz ruhsal bir kazanımdır, olumsuz olarak getirdiğimiz ve karmik yük olarak görünen, huzursuzluk çıkarmak, ötekileştirmek, düzeni bozmak vb yapımız, ki bu artık geride bırakılması gereken ve ileri gitmemizi engelleyen ve karma yazan bir yapımız.

İleri Gitmek İçin Ne Gerekli?

Ülkemizin Kuzey Ay düğümü Başak.

Kuzey Ay düğümü, hem madde planında hem ruhsal planda bugün ve gelecekte bizi ileri götürecek istikamettir. Yani, Türkiye’nin ileri gitmesi için Kuzey Ay düğümü Başak’a yönelmesi gerekir.

Türkiye ruhsal yolculuğunda, “yeni” deneyim ve değerler olarak ne yapmalı, ne yaparsa ileri gider, ayrıca geçmişten getirdiği olumlu ruhsal kazanımları da ileri götürmesi için neler yapmalı? İşte, Başak ile temsil edilen şeyler bu soruların yanıtlarını vermektedir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Büyük Lider Atatürk, gerçekten bir dahi olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır bu bağlamda.

Başak deyince, akla ilk gelen olumlu özellikler “çalışkan olmak ve zeki olmak”tır.

Atatürk halkına seslendiği konuşmalarını her zaman “Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir!” sözleriyle tamamlamıştır.

Atatürk’ün ülkesi ve halkı için yaptıklarına ve söylediklerine bakıyorum da, Astrolojik açıdan ne kadar isabetli olduğunu hayret ve hayranlıkla bir kez daha görüyorum. Bu söylemleriyle, halka ve ülkesine “ilerlemenin yolunu” işaret etmiştir. Bu ayrıca ne kadar ileri görüşlü ve ruhsal anlamda ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

Demek ki neymiş, Türkiye Cumhuriyeti olarak hem madde planında hem ruhsal planda ileri gitmek için ne yapmalıymışız en başta; “çalışkan olmak ve zekamıza güvenmek.”

Başak ayrıca iş, çalışma dünyası, hizmet sektörü, her alanda teknik olarak yüksek beceriye ve donanıma sahip olmak, hizmet etmek aşkına sahip olmak, programlı ve düzenli olmak, faydalı ve bilgili olmaya odaklanmak, bilgi ve teknolojide ileri gitmeye önem vermek, üretken olmak. Bunlar ülkemizin ve bizim ileri gitmemiz için ve ruhsal tekamül yolunda ilerleme kaydetmek ve ayrıca geçmiş karmik yükleri aşmamız için yapmamız gereken “maddi ve ruhsal ödevlerimiz.”

Şimdi bakıyorum da, ülke halkına ruhsal olarak ileri götürecek söylemleri teşvik eden siyasetçi göremiyorum.

CHP’ye bakıyorum, söylemleri Kuzey Ay düğümüne has değil, tam tersi Balık’ın gölgesine has söylemler. Yani, fakirlik edebiyatı, acımak, acındırmak, kurban-kurtarıcı edebiyatı, mazlum edebiyatı, sağlıksız merhamet, gariban politikasına dayalı söylemler. Bunlar doğru söylemler değil, bunlar halkı teşvik etmez, tam tersi hevesini kırar ve ülkeyi ileri götürmez, bilakis yerinde çakılıp kalmasına neden olur, geri götürür.

Bir insan düşünün, onun ileri gitmesini istiyorsunuz ve onu teşvik edeceğini sandığınız şu söylemi söylüyorsunuz ona: “Sen fakirsin, garibansın, senin hakkını yiyorlar, üzülme sen, hakkını yedirmem.” Bu depresyonda, çaresiz ve kendini yitik hisseden bir insanı ayağı kaldırmaz, tam tersi iyice depresyona sokar.

AKP’ye bakıyorum, maşallah bolca Balık’ın gölgesine has, ülkeyi ve halkı ileri götüren değil, geriye götüren söylemler söyleyip duruyor. Benim bacım edebiyatı, acınma, acındırma, kurban-kurtarıcı edebiyatı, mazlum edebiyatı ve boş hayallerle göz boyamak ve oyalamak politikası. Bunlar Güney Ay düğümü Balık’ın tipik gölge-negatif yanları, bunlar ülkeyi ileri götürmek şöyle dursun, geri götürür ve ülkeye negatif karma üstüne karma yazdırır.

MHP’ye bakmaya gerek var mı, MHP’nin söylemi bile yok son dönemlerde. Arafa çekmiş kendini.

Türkiye’nin ileri gitmesi için, çalışkan olması, çalışması, teknik ve bilgi beceride donanımlı olması, hizmet etmeye gönüllü olması ve fedakar olması, tembellikten çıkıp üretken ve aktif olması, bilgi ve teknik donanımıyla dünyaya örnek olması, bol makinaları, tıkır tıkır işleyen fabrikaları olması, akıllı stratejiler geliştirmesi lazım anlayacağınız. Bu hem madde planında hem ruhsal planda bizim “ruhsal ödevimiz.”

İkiyi Bir Etmek

Ve en son yapmamız gereken şey, denge kuralı, yani Güney ile Kuzeyi sağlıklı bir şekilde birleştirmek, bir etmek, yin-yang dengesi kurmak. Bu da, “sağlıklı inanç, sağlıklı ideal, yüksek vizyon ile bilgi, çalışkanlık ve teknik donanımı birleştirip, sevgi, hoşgörü, yüksek vizyon ve yüksek teknik donanım, üretkenlik ve çalışkanlıkla dünyanın saygıyla baktığı bir ülke olmak.

Son söz olarak şunu söyleyim; Türkiye’yi ileri götürecek özelliklere ve değerlere teşvik eden söylemlerle seslenen siyasetçi hem halkın kalbini kazanır, hem ülkenin ileri gitmesinde ruhsal olarak çok değerli bir görev yapar. Siyasetçiler buna dikkat ederse ülke kazanır, hepimiz kazanırız.

Üreten ve sevgiyle paylaşan bir ülke olmamız dileğiyle.

Yıldızlar rehberiniz olsun.

Astrolog Semavii