Nerede o eski aşklar?

Author

Nerede o eski aşklar?

Bu sözü her kim söylediyse ağzının ortasına ıslak havluyla vurmak istemişimdir hep. Gençliğimin içine etmeye hala devam eden bu söz yüzünden hayatıma birini alamadım bugüne kadar. Ulan sen bu lafı ettiğine göre o zamanların en güzel aşklarından birini yaşamışsın zaten, şimdi bizim kafamızı karıştırıp en güzel yıllarımızın içine neden sıçıyorsun? Yaklaşık 5 yıldır önüme çıkan her 50 yaş üstüne ilk aşk hikayesini anlattırmaya başladım. Her hikaye sonrasında benim aşık olma ihtimalim gittikçe düşmeye başladı tabi. 70-80lerin aşklarını, tutkularını, en masum hallerini yaşayacağım diye bekleyip dururken, rahibe Teresa hayatı yaşamaya başladığımı fark ettim. (Abartmıyorum, elime erkek eli değmedi.) Artık tövbe, mutlu bir ilişkim olmadığı sürece kimsenin hikayesini dinlememeye karar verdim :)

Nerede o eski aşklar?

Mesela;

-Ekmek kuyruğunda tanımadıgı bir kızın gülümsemesine aşık olduktan sonra, onu o gün takip edip ve sonu evlilikle biten...

-Benimle evlenirsen ömrümün sonuna kadar ıslak saçlarını ben tararım deyip evlilik teklifi yapan...

-Yüzünü hiç görmediği adamın mektubundaki yazılarına aşık olan..

Pişmanım arkadaşlar bu hikayeleri dinlemek için kıçını yırtan ben çok pişmanım. Bu zamanda yaşayamadığım gerçek aşkı geçtim, yaşayanını da göremiyorum. Sağım solum çıkar ilişkileri yaşayan, kadının bedenine aşık olan adamlar, adamın cebine aşık olan kadınlarla dolu. Ya da yalnız kalmaktan korkan insanlar. Sevmek mi? Sevilmek mi? Sevişmek mi? Gördüğüm bunlar, oysaki dinlediğim hikayeler o kadar güzel ve farklı ki... İşte bu iki hayat arasında kaldığınız zaman yalnızlığı tercih ediyorsunuz. Benim daha önce dinlediğim birçok hikaye var onlardan birini buraya yazmak istedim belki eski hikayeleri seven birileri vardır benim gibi :) Ama ben size dinlediğim hikayenin özetini çıkarmayacağım, olayın kahramanı şimdi sizin için tekrar anlatacak ben yazacağım. Büyük ihtimalle buradaki ilk ve son yazım olacak, anı olarak burada kalsın istiyorum. Hikaye uzun ve çok derin, sabırla okursunuz umarım:)

Nerede o eski aşklar?

"1972 yılında 16 yaşında bir genç kızdım. Çevremdekilerin söylediğine göre de o zamanlar güzel bir kızdım. Boylu poslu, albenisi olan. Bugün tam 60 yaşındayım, aradan çok uzun yıllar geçmesine rağmen onu tanıdığım gün hala dün gibi gelir bana.

Bir gün ablamı iş yerinden almak için evden çıktığımda birinin beni takip ettiğini hissetmiştim. O yıllarda kızlar başlarını önlerine eğer öyle yürürdü sokaklarda. Hissediyordum birinin peşimden geldiğini,göremesem de hissediyordum. Belli etmeden bakmak istediğim an hayalet gibi kayboluyordu. Bu böyle yaklaşık bir ay boyunca aynı şekilde devam etti.

Ve birgün yine ablamı almak için çıktığımda yanıma yaklaşarak yürümeye devam etti. Hayatımı değiştiren o ses, bana merhaba demişti. Yavaşta çevirmiştim başımı ve ilk defa göz göze gelmiştik, o an içimin ilk kez titrediğini hissetmiştim. Korku, heyecan, utanç hepsini aynı dakikanın içinde yaşadığınızı düşünün. İlk defa aşkla tanışmıştım. Gizli gizli buluşurduk o yıllarda. Birlikte çok eğleniyorduk, mutluyduk, gözlerime bakarken utandığını hissederdim.Ellerini tutarken kalbimin yerinden çıkacağını sanırdım. Size şimdi komik gelecek ama yanaktan  bir öpücüğün tutkusunu yaşardık biz. Bu böyle devam etti artık birbirimize iyice alışmıştık. Bir gün beni bir yere çağırdı, anlatmak istediği önemli bir konu olduğunu söylemişti. Süslenip püslenip yine en güzel halimle yanına gittim. İki aydır birlikteydik, ayaklarım yerden kesilmiş uçuyordum sanki, ilk defa aşkı yaşayan biri nasıl olursa o haldeydim, içim içime sığmıyordu. Gözümün içene bakmaya utanan bir adam vardı karşımda, o gün bana anlatmak istediklerini anlatamayıp, sadece o gün beni mutlu etmeye çabaladığını sonradan gerçekleri öğrendiğim zaman anlamıştım. Bir akşam çöp atmak için sokağa çıktığımda başıma geleceklerden habersizdim. Apartmanımızın giriş katında oturan, o anda hiç aklımdan geçmediği halde daha sonra kayınvalidem olan o kadınla muhabbete dalmıştım. Bir ses arkamdan iyi akşamlar demişti, kadın size de iyi akşamlar oğlum diyerek karşılık vermişti. Bu sesi çok iyi tanıyordum arkamı dönüp göz göze geldiğimizde sevdiğim adam karşımda duruyordu fakat yanında bir kadın vardı. Yanımızdan ayrılıp gittiklerinde hemen kim onlar diye sormuştum, oğlunun arkadaşı olduğunu birkaç mahallede ötede oturduğunu ve yanındakinin de karısı olduğunu söylemişti. O an dünyam başıma yıkıldı, sevdiğim adam başkasıyla evliydi! Hiçbir şey söyleyemeden binaya girip teker teker merdivenleri çıkmaya başladım, bağırmak istiyordum ama sesim çıkmıyordu sanki. Gözlerim kararmıştı ve merdivenlerden çıkarken yuvarlanmıştım,  uyandığımda hastanedeydim. O günden sonra bir daha görüşmemiştik. 1 yıl sonra elime bir mektup geçti, ben artık başkasıyla evli bir kadındım. Mektupta yazılanları hiç unutamadım, pişmanlığını anca bir yıl sonra kağıda döküp anlatabilmişti.

Şöyle yazıyordu mektupta:

Sana tutulmamak, yanına gelmemek için günlerce seni uzaktan izledim. İlk gördüğüm gün sana aşık olduğumu anlamıştım ama ne yazık ki evliydim ve imkansız olduğunu biliyordum. Askerden gelir gelmez ailemin benim için uygun gördüğü o kızla evlenmiştim, çok iyi biriydi ama ona aşık değildim. Seni ilk gördüğüm an aşkı tanımıştım ben. Yanına geldiğim zaman artık geri dönüşü yoktu. Seninle çok mutluydum hiç olmadığım kadar mutlu. Elini tutmak, gözlerinin içine bakmak bana yetiyordu. Öyle sevmiştim seni. Ama artık dayanamıyordum, kendi mutluluğum için iki kadına da ihanet ediyordum. Sana her şeyi anlatmaya kararlıydım, konuşmak için seni çağırdığım o gün yine gözlerin ışıl ışıldı, yapamadım sevgilim, gözlerine bakarken sana herşeyi anlatmaya cesaret edemedim.

Bizi gördüğün o akşam bilerek geçmiştim oradan, seni o kadar iyi tanıyordum ki hesap sormak icin karşıma çıkmayacağını biliyordum ve ben de gözlerini hep ışıl ışıl hatırlayacaktım. Ben seni çok sevdim, son nefesime kadar da sevmeye devam edeceğim. Beni affet..

Günlerce aynı mektubu tekrar tekrar okuyup durmuştum, affedemiyordum, ihaneti kabullenemiyordum.

Mektubunda son nefesine kadar demişti ya hani ne yazık ki yaşamı çok kısa sürdü..

2 yıl sonra sokaktan gelen seslerle pencereye fırlamıştım. Polis, ambulans, insan sesleri birbirine karışmıştı. Bir arka sokakta falancanın oğlunun kavgada vurulup orada öldüğünü konuşuyorlardı. Ve yine dünyam başıma yıkılmış gibi hissetmiştim, hayatını kaybeden benim ilk aşkımdı. Olayın şokuyla evden çıkıp oraya nasıl gittiğimi hala anlamış değilimdir. Yerde yatan bir zamanlar sevdiğim adamdı ve şimdi üzerine gazete parçaları örtüyorlardı. Biz vedamızı işte o gün etmiştik, onu orada affetmiştim, huzurlu uyumalıydı ilk aşkım."