HIKAYE

İlahi adaletin cuk diye oturması..

Author

Bir kaç gün önceki yazımda hayatımın içine güzelce sıçan bir arkadaştan bahsetmiştim okuduysanız hatırlarsınız. Şu an bu hikayenin amacı adaletin azıcık da olsa yerini bulduğunu haber vermek istemem. İntikam demiyorum çünkü bundan ne zevk aldım ne de mutlu oldum sadece biraz da olsa içim rahatladı ne yalan söyliyim. Neyse uzatmadan hikayeme geçiyorum.. Öncelikle olayı bilmeyenler için şuradan kısa bi link yeşertiyim..

Evet geçenlerde oldu bu olay. Yukarıda anlattığım hikayemin kahramanı olan -kendisine yılan diyelim şimdilik teşbih de hata aranmaz- yılan kızımız ile ortak arkadaşımızın nişanı vardı. İlk başlarda gitmek istememiştim çünkü görebileceğimden bunu kaldırabileceğimden emin değildim. Ama bir başka ortak arkadaşımız sevdiğim saydığım biri olan Ece abla konuya son noktayı koydu "her ne kadar onun arkadaşıysa senin de arkadaşın üstelik düğün, nişan vb. işlerde böyle şey yapılmaz". Hak verdim peki abla dedim. Nihayetinde nişana gitmek için hazırlanıyordum. Akşamında giyindim çıktım ama ne giyinmek.. Kendi düğünüme daha az hazırlanırdım muhtemelen. Bi yandan da düşünüyorum olm manyak mısın kime bu hazırlık diye ama acımıyorum parfüme düşmanın malı gibi sıkıyorum.

Neyse çıktık yolda buluşuldu grup toplandı hep beraber mekana gidildi. Mekandan içeri giricem ama havaya giriyim diye beynimin içinde cezadan fark var çalıyorum. Tabi mekana bir girişim var sanki uyuşturucu baskınına giriyorum millet orda halay çekiyo halbuki. Neyse içeri girdik üç adım attım Ece abla uyandırdı "saat 12 yönünde" diye. Baktım. Göz göze geldik. O an bi insanın ruhunu teslim ederken nasıl göründüğünü gördüm. Bi yandan da beynimin bi tarafında soru belirdi "tamam da niye bu kadar çıldırdı?". Cevabımı hemen sonraki saniyede aldım. Benimle göz göze geldikten sonra masada karşısında oturan adama baktı. Kafamı çevirdim bi baktım. Adam bu yılan ablamızın babası?! Babasıyla gelmiş nişana. Savaş alanına velisini getirmiş bildiğin. Sonraki saniyede dışımdan tepki veremedim tabi ama içimden aynı şu şekildeyim;

İlahi adaletin cuk diye oturması..

Cezadan fark var bitti bu sefer "wee are the chaaampiooons" çalıyor. Yılan mutsuz. Yılan fena. Yılanın saçlar beyazlamak üzere. Ece abla da az değil hani gittik yanlarına. Tabi kız tarafı olduğumuz için bide aynı masaya oturalım dendi. Neyse masaya oturmadan önce bi sigara içelim dendi çıktık arkadaşlarla dışarı. Ece abla tabi Beşiktaşı kendi sahasında yakalamış Liverpool gibi. Ben şimdi adamla tanışıcam seni de tanıştırıcam dedi. Bak kızla 4 senedir tanıyoruz birbirimizi o benim yedi sülalemi tanıyor ama ben babasıyla biz ayrıldıktan sonra ortamda "hele hele antepli" çalarken tanışıyorum. Güler misin ağlar mısın. E girdik içeri tabi uyguladık planı. Bide bende babanın yanına denk geldim mi. El sıkışıldı tanışıldı. Adamcağız nasıl bi yılanın babası olduğundan habersiz güleç yüzlü bi adam içim ısındı çok hani şartlar farklı olsa adamla iyi damat-kayın peder oluruz. Daha sonra eğdim kafamı buna da sanki ilk defa görüyomuşum gibi merhaba hoşgeldiniz dedim. O an beni öldürecek ama arada babası varken yapamıyor bi yandan da bana yaptıklarını babaya anlatırım diye huzursuz. Eli ayağı titriyo idam mahkumu gibi. Yaklaşık 30 saniye falan oturduğu yerde bi güzel titredikten sonra kalktı gitti tuvalete. E bende madem geldik bu kadar bu kadar bari yapıştıriyim golü dedim. Muhabbetim çok iyidir benim. Hani koy karşıma dağı taşı konuştururum illaki bi ortak nokta bulur bağlarım. Babaya da aynı frekanstan gittim tabi. Kız tarafından mısınız falan diye muhabbeti kurdum üç dk sonra Bahçelievlerde bi kebapçıyı tarif ediyodu bana. Bi 10 dk daha olsa beraber gidicez yani. Hayır muhabbeti de güzel verdim hakkını ex-kayınpederin. 

Artık dayanamayan yılan ablamız kalktı tabi takı törenine katıldı. Akabinde Ece abla da bi dengesizlik yapıp nişan yerini savaş alanına çeviricem diye korkmuş olmalı ki hadi bizde kalkalım takıya falan dediler kalktık. Bi baktım sırada işi hemen bitsin de bu kabustan kurtulsun diyen yılan ablamız sıraya kaynak yapmaya başlamış neredeyse çeyreğini arkadan "bi Cevizlibağ uzatır mısınıııığz" diye geline doğru yollayacak. Kafa öyle karışmış. Tabi işi bitti aldı babasını kaçtı ama öyle acayip kaçtı ki bak 6 kişiyiz kimse görmedi nereden gittiklerini. Ondan sonra ne mi yaptım. Halaya girdim. Galibiyetini kutlayan muzaffer komutan edasıyla halay çektim. Sonrasında çıktık tabi mekandan ama sakin kafayla düşününce keşke bütün bunlar olmasaydı dedim ya. Sana ne yapmış olurlarsa olsunlar kimseyi zor durumda bırakmak güzel bir şey değil. Ama öte yandan kimseyi de üzmeyin be. Kimseyi kendinizi mutlu etmek uğruna üzmeyin kullanmayın. Başınıza hemen gelmese bile mutlaka bir gün karşınıza çıkıyor. İster kader diyin ister karma ister evren.. Ama bildiğim bir şey varsa o da şudur: Ne yaşatır isen onu yaşarsın..