ILIŞKILER

Arta'kalan

Author

Sustu usulca. Zaten başka ne yapabilirdi ki? Neyi kalmıştı söyleyecek. Kusmuştu içindeki pislikleri, neyi varsa. Yeniden dirilmiş gibiydi onun hayal dünyasında canlanan. Son kez konuşacaktı. Bir daha asla açmayacaktı ağzını, açmadı da. Cama yöneldi, camın önünde dünden kalma bira şişesi duruyordu. Yavaşça kaldırdı şişeyi birkaç kere elinde sallayarak doluluk oranına baktı, son bir yudum kalmıştı. İçmek için şişeyi dudaklarına götürdü son yudumu sanki çöl ortasında yıllarca susuz kalan bir yolcuymuş gibi kana kana içti. Kendine gülümseyerek masanın üzerinde gözüne çarpan sigarasından bir dal alarak iki dudağının arasına aldı ve hemen yanındaki çakmağa sigarasını yakmak için uzandı. Sİgarasını yaktı. Öyle bir çekti ki içine akciğerlerine dolan dumanı hissedebiliyordu. Hızlı bir hareketle üfledi dumanı. Düşüncelere daldı. Bu eylem onun için çok basitti. Yaşadığı her şey gözünün önünde can buluyordu. Üflediği duman sanki dün akşamı saniye saniye aksediyordu ona. Gözlerini kaçırmadı bu kez. Sonuna kadar izledi. Yaşanılanlarla yüzleşme cesareti bulmuştu. Bu fırsat ayağına kadar çok sık gelmiyordu. Değerlendirmekte bir zarar görmedi. Olanları hayaline aktardı, hislerine, düşüncelerine. Hissediyordu, düşünüyordu, düşünüyordu... Düşündükçe güçleniyor, güçlendikçe daha da cesaretleniyordu. En korkunç olanı da alışmaktı. Alışıyordu insan. Ne yaparsa yapsın, en önemlisi de ne yapılırsa yapılsın. Gözlerini devirdi.
Basit bir boşanma değildi bu. Peşini bırakmayan geçmişi oldukça ısrarlıydı. He yani ne olacaktı ki kocası mahkemeye sevgilisiyle geldiyse , bunu görüp olay çıkardıysa bununla da yetinmeyip evlerini bastıysa... Ağır geliyordu bu kadarı. Kendine yakışmayan şeyler yapmıştı. 34 yaşında bir öğretmendi ne de olsa. Böyle mi örnek olacağım çocuklarıma diye düşündü. O gün orda çok fazla şey düşündü. Fakat hiçbiri hiçbir şekilde içinde kopan fırtınaları dindirmeye yetmedi, yetmeyecekti...