HIKAYE

Ah almanın panzehiri var mı?

Author

Bu yazıda sizlere bir iki kızla aynı anda görüştüğüm o kısa dönemde tanıştığım Hanna'yı anlatacağım. 

Daha önceden bahsetmiştim ben bağlanmayı, tek eşliliği seven bir adamım. Birçok kızla yatıp,kalkmak,gezmek,tozmak gibi şeyler bana göre değil. Ama insan merak ediyor işte. Hayatta her şeyi denemek isterim. Bunu da kısa bir süre de olsa denedim. 

Ah almanın panzehiri var mı?

Yıl 2013... Kırklareli'nde bir spor kompleksinin inşaatından sorumluyum. Gerçi o zamanlar öğrenci olduğumdan resmiyette benim adım gözükmemesine rağmen işleri ben idare ediyordum. Kırklareli'ne gitme sebebim uzun bir ilişkiden çıkmış olmam. Tek başıma kalıcam, kendimi işlere vericem ve şehirdeki hiçbir şey bana onu hatırlatmayacak...

Kırklareli'nin haritadaki yerini bile bilmememe rağmen şehre kısa sürede alıştım. Zaten hepi topu ne kadar yer. İşler biraz ilerledikten sonra anladım ki bu spor kompleksi yerel halk için çok önemliymiş. Uzun zamandır böyle bir yerin hayalini kuruyorlarmış. Ben de bu işin başındaki adam olarak üzerimde büyük bir baskı hissediyorum. Her gün şantiyeye önemli isimler ziyarete geldiler. Kısa sürede efsane bir çevrem oldu. Bir gün valiyle bir gün il spor müdürüyle bir gün milletvekiliyle toplantılar yapıyoruz. Yerel gazetelerde haberler çıkıyor, kendimi görüyorum gazetelerde. 

Bir gün twitterdan bir mesaj geldi "gerçekten işin zor :)" diye... Bu arkadaşın ismi Hanna (en sevdiği isim olduğu için böyle diyorum). Biraz sohbet ettik öyle böyle derken bir iki ay geçti ben işin büyük kısmını bitirip okuluma geri döndüm. Meğer Hanna da benimle aynı okuldaymış. Bunu biliyormuş ama söylememiş. Mavi gömleğinle pantolonun çok uyumlu diye mesaj atınca ne oluyoruz dememe kalmadan açıkladı durumu. Ben şok. Arada karşılaşıyoruz okulda "naber nasılsın ok bye" gibi kısa konuşmalardan sonra ben uzuyorum. Yeni ayrıldığım için bir süre kafamı dinlemek istiyorum hemde kız beni etkileyememişti doğrusu. Öylesine konuşmak için konuşuyordum. O sıralar bir iki hanım kızımızla daha konuşuyordum hem. Ama Hanna'yla telefon üzerinden yazışmamız devam ediyor. Kızımız atak üstüne atak yapıyor bana. Ben kapandıkça kapanıyorum. 

Hanna'nın yoğun ısrarlarına daha fazla karşı koyamadan bir akşam buluşmak için sözleştik. Ben ikinci öğretimde okuduğum için derslerim 10 gibi biterdi. En geç çıkacağım gün için plan yaptım ki bir iki saat oturur uzarım diye. Kızın şansına o gün ders erken bitti. Kız tabii sürekli yazıyor bitti mi bitince haber ver çıkayım evden diye. Ben de geçiştiriyorum sürekli. Ev arkadaşım arayıp "İstanbul'dan kız arkadaşım geldi yanında bir arkadaşıyla, kız senin için gelmiş" demesin mi. Eyvaaah ki ne eyvahh... O kızı da biliyorum yani çok hoş bir kızımız. Bir yanda aylardır benimle görüşmek için yırtınan bir kız diğer yanda hoş bir hanım kızımızla kendi evimde yemek... Bu nefis ne yazık ki çok kötü bir şey. Ben Hanna'ya "dersim uzadı, ne zaman biteceğini bilmiyorum. Hem geç saatte dışarda olmana gönlüm razı gelmez. Buluşmayalım." diye mesaj attım. Dersim uzadı ne ya :)) Başka yalan mı yok? En fazla ne kadar uzayabilir? Ama sonunda da koruyan kollayan, kıskanan erkek imajı çizip geç saatte dışarı çıkma demem de ayrı bir olay zaten. Kızımız olsun ben beklerim, hazırlandım o kadar dedi. Haydaa arkadaş neye hazırlandın? Dur bir sakinleş alt tarafı kahve içip dağılıcaz yani. Benim tekrar "bugün buluşmayalım" dememle Hanna patladı. "Allah senin belanı versiiiin... Ben bugün için ne kadar hazırlandıııımm... Onu aldım, bunu aldım yok şunu aldııııım... Kaç gündür uyumuyorum ben heyecandannnnn..." gibi gibi bir sürü şey sıraladı. Sonundaki -ıımmm , -annnn kafiyeleri her cümlede mevcuttu.

Aradan bir iki hafta geçti sanırım. Hanna her şeyi unutmuş gibi bana yazmaya devam etti. Hatta gece saat ikilerde üçlerde aramaya başladı. Normal arasa neyse sarhoşken hiç çekilmiyor. Arkadaşlarım kıza fazla ümit verdiğimi söylerlerken bense öyle düşünmüyordum nedense. Ama belki benim sözlerimi fazla büyütüp ümitlenmiş olabilirdi. Kendimi iyice geri çektim. Terslemeye başladım hatta onu. Baktı benden bir cacık olmayacak yine hakaretler, engellemeler falan. Engelleyip başka numaralardan arayıp mesaj atıyordu. Kaldır engeli kendi numaradan mesaj at dimi?  :) Kızda zaten bir gariplikler hissediyordum en başından beri. Neyse bu bir erasmusa gitti 3-5 ay. Heh dedim kafamı dinlerim. Ordan yazmaya başladı. Ben yine soğuk cevaplar veriyorum tabii. Erasmus bitti geldi yine aramalar mesaj atmalar. Ya diyorum olmayacak bizden bir şey zorlama lütfen. Yine allah belanı versinler, hayatıma nerden girdinler... Hanna'nın psikolojisi iyice bozuldu. Beni takip etmeye başladı. Bankamatiğe gidiyorum arkamda bitiyor. Arkadaşlarımla buluşuyorum aynı mekana geliyor. Yürüyorum arkamdan yürüyor. Korkmuyor da değilim yani. Arkadaşlarım dalga geçiyorlar seni bıçaklayacak diye. Bu kızın en yakın arkadaşıyla benim ev arkadaşım tanşıyorlar bir gün sınıfta. Bizim oğlan durumdan haberdar değil. Ama diğer kız biliyor, zaten tanışma amacı da benim. Bunlar iyice samimi oluyorlar. Takılıyorlar beraber. Bir gün bunların ortamına Hanna damlıyor. Benim arkadaşım korkuyor tabii :)) Kız tehlikeli abi normal bir kız değil, dengesiz yani. Hanna hiç çaktırmadan bu arkadaş grubuyla takılıyor. Amacı sözde bir gün kendilerine eve davet ettirecekler. Ben bir bakıcam odamda Hanna... Yok ya bu yağız delikanlı bu numaraları yer mi?? Arkadaşıma dedim sakın abi dışarda ne bok yiyorsanız yiyin sakın evimizin yerini bile söyleme dedim. Hanna baktı ki bana giden bu yol da kapalı. Bıraktı sonunda peşimi. 

Geçenlerde instagramda gördüm. Sevgili var ve sanırım uzun süredir. Yolu benimle kesişmiş kim varsa ya evli, ya nişanlı ya da sevgilisi var. Bir kişi hariç. Biz birbirimize iyi gelmedik onunla. İlk hikayemde bahsettiğim Amelia...