DIĞER

Garip Bir Aşk Hikayesi

Author

Sene bilmem bilmem kaç..

Küflü ranzalar arasında geçen 7 yıl.İnişler,çıkışlar...

Lise son sınıftayım doğru düzgün sevgilim bile olmamış.Platonik aşklar arasında hayaller hayaller..

Bir gün okul çıkışı dere kenarında yürürken bir çocuk gördüm.Üzerinde eski bir kot ceket,aynı renkte bir kot, saçlar hafif uzun. Dikkatimi çekti.Sonra belirli aralıklarla çocuğu farklı mekanlarda görmeye başladım.Kimi zaman kitap okuyor,kimi zaman müzik dinliyordu.Bense düşlerimde şekillendirdikçe şekillendirdim.

Yakın bir arkadaşımın sevgilisi üniversitede ki bir çocuktan bahsediyordu.Anlattığı kişi hayallerimde ki ve sürekli gördüğüm bu kişiydi o kadar emindim ki.Böylece adının Hasan Basri olduğunu öğrenmiş oldum.Artık sürekli Hasan Basriyi düşünüyordum.

Üniversite sınavına bir ay kalmıştı.Yatılı okuduğum o şehirden ayrılacak ve bir daha Hasan Basriyi göremeyecektim.Kendi kendime karar vermiştim ilk gördüğüm yerde onunla konuşacak hissettiklerimi anlatacaktım.

Beklenen o gün geldi aynı mekanda yemek yiyorduk.Kalbim ağzımdan çıkacaktı sanki çok heyecanlıydım.O meşhur postacı çantasını kitabını walkmanini yerleştirdi,ceketini giydi mekandan ayrıldı.Ben de hemen peşinden çıktım izliyordum ama bir türlü yanına gidemiyordum.Arkasından yanaşmak istemedim.Şehrin ortasından bir dere geçiyordu, köprüden yolun karşısına geçtim ve ona doğru yürümeye başladım.Tam karşısındaydım.Yolunu kestim yandan geçmeye çalıştı yine engel oldum sadece suratına bakıyordum.Konuşamadım.Sonra sessizce Hasan Basri dedim..Şaşkınca suratıma baktı ben Hasan Basri değilim dedi.Kendimi o kadar inandırmıştım ki adının Hasan Basri olduğuna çok şaşırmıştım o olmadığını öğrenince.Ben Murat dedi.Gitmemi bekliyordu aradığın kişi ben değilim der gibi bir hali vardı.Artık iplerimi koparmıştım.Yürüyelim mi dedim?Tabi dedi.Biz yürümeye başladık.İnanın ne konuştuk ne anlattım pek hatırlamıyorum.Tek aklımda kalan insanlar beni garip bulur demişti.Üniversite de bir kız yanına gelip tarot falı mı bakıyorsun diye sormuş?Yaşadığı şehri ailesini falan anlattı.Ben ona olan hislerimden bahsettim.

Sonra kitap okumak için gittiğim bir kitapevi vardı oraya gittik bir şeyler içtik.

Hikmet Temel Akarsu'nun Superi kitabını okuyordum o zamanlar.Belki de ilk hikayemin bu olmasının sebebidir.:)

Neyse ben çocuk konuştukça hayal kırıklığına uğruyordum ama duygularım bastırıyordu.Aylardır düşlerimdeki adam yanımda.Çok mutluydum.Yurda gitmem gerektiği için vedalaştık.Ertesi gün parkta buluşmak için randevulaştık.

Okula döndüğümde yıldızlara bakıyordum durmadan,ben aşığım bu şehirde kalacağım diyordum kendi kendime.

Ertesi gün sözleştiğimiz saatte ikimizde oradaydık.

(Hayalim : Yeşim çam filmlerindeki gibi ağaçların arasında koşuyor birbirimizi yakalamaya çalışıyorduk.Kovaladıkça kaçan ateş böceği misali :)) )

Şiirleri çok severim demişti.Yanımda Murathan Mungan'ın Denememeler'i .

Sırtımızı ağaca dayamıştık ben ona şiirler okuyordum.Sonra yere doğru uzandı.Hayran hayran onu izlerken birden gözüm fermuarına ilişti sonuna kadar açıktı.

O an beynimde şimşekler çakmaya başladı.Adamın şekli değişmeye başlamıştı beynimde.Sonra beni öpmek istercesine yanaştı. Hemen ayağa kalktım.Bana iltifatlar etmeye başladı.Çok güzelsin bık bık bık.

Aylardır ilmek ilmek dokuduğum adam tabi ki sadece hayalmiş.Kendi düşlerimi besleyen kitaplarda ki karakterlere sığdırdığım bir hayal...

Bırakıp gidemedim orada.Gel yürüyelim dedim. Çocuk bana aşk sözleri etmeye falan başladı.Kurtulamıyordum oysa kaçıp gitmek istiyordum yanından.

Sonra okulun bahçesine arkadaşlarımın yanına götürdüm.O kadar saçma saçma konuşuyordu ki sürekli bunu bozup laf sokuyorlardı.Sinsi sinsi gülüyordum bende içimden...

Ve sonunda o kaçıp gitti...

Bana kalansa hiç unutmayacağım garip bir aşk hikayesi... 

Garip Bir Aşk Hikayesi