DIĞER

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Author

Gaziantep'in UNESCO'nun düzenlediği dünyanın en yaratıcı şehirleri listesinde "Gastronomi Şehri" adıyla yer aldığını biliyor muydunuz? Tarihi çok eski zamanlara dayanan ülkemizin bu güzide şehrine kimler ayak basmadı ki. Bronz çağından bu yana, Hititler, Mısırlılar, Medler, Asurlular, Persler, Makedonyalılar, Kommageneliler, Romalılar, Osmanlılar ve daha bir çok medeniyet bu topraklarda hayat kurdu. Tarihin bu denli eski zamanlarından beri her gelen medeniyetin kültürü, Gaziantep'in eşsiz kültürüne yeni zenginlikler kattı.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Gaziantep mutfağında yaklaşık 500 çeşit yemek var. Mutfağındaki zengin çeşitliliğin yanında şehir, kurutulmuş gıdaları ve baharatları ile ünlü. Başta kırmızı biber olmak üzere bu bölgedeki bir çok ülke baharat ihtiyacını Gaziantep'ten sağlıyor. Şehir, İpek Yolu üzerinde olması dolayısı ile, tarihin eski dönemlerinden beri bölgenin ticaret ve kültür merkezi olmuş.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Eşsiz bitki örtüsü ile, ve de burada hüküm süren medeniyetlerin getirdiği kültür ile, Gaziantep mutfağı tüm dünyada nadir bulunabilecek bir zenginliğe sahip. Bu şehirde yemek kokusu her yerde. Saat kaç olursa olsun, sokaklarda dolaşırken, hemen her köşeden nefis bir yemeğin kokusunun burnunuza gelmesi, burayı ziyaret edenlerin en çok bahsettiği şeydir.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Neredeyse 6000 yıllık tarihi ile tam 120 arkeolojik bölgeye sahip Gaziantep. Bu bölgelerden en meşhuru olan Zeugma Antik Kenti her yıl binlerce turist çekiyor. Büyük İskender'in zamanında kurulan bu antik kentten sonra gelen en ünlü yer ise, Roma İmparatorluğu döneminde gözcü kulesi olarak inşa edilmiş Gaziantep Kalesi.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Gaziantep mutfağı genelde etli yemeklerden oluşmakta. Baharat yemeklerde bolca kullanılır. Kuzu eti en çok tercih edilen ettir diyebiliriz. En nefis yemeklerse Ramazan ayında görücüye çıkar. Bölgenin kendine has öyle yemekleri vardır ki, bunları Gaziantep dışında bulmanız çok zordur.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Şehirde yaşayan kadınların, sonbahar geldiğinde geleneksel bir adeti var. Bu mevsimde bütün kadınlar sokaklarda birbirine yardım ederek biber, patlıcan ve kabak kuruturlar. Antep mutfağında ana yemekler 4 gruba ayrılır diyebiliriz. Etli yemekler, sebzeli yemekler, yoğurtlu yemekler ve kebaplar. Burada pirinç pilavından daha çok bulgur pilavı tercih edilmekte. Yemeklerde salatanın yanı sıra, piyaz ve turşular olmazsa olmaz. Tabi Antep usulü dolmaları ve içli köfteyi de burada es geçmemek gerek.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Her şeyden öte buranın mutfağı aslında tatlılarıyla ünlü. Meşhur Antep fıstığı ile yapılmış baklavanın lezzetini Türkiye'de bilmeyen yoktur herhalde. Bu zengin mutfakta taş fırını çok önemli bir yere sahip. Yemeklerin çoğu taş fırınlarda pişiriliyor ve hatta insanlar malzemelerini evinde hazırlayıp fırınlara pişirmeye getiriyor. Zamanla bu kültür öyle yayılmış ki, şehirde artık fırınlar, manavlar ve kasaplar hep yan yana duruyor.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Tabi ki meşe odununda pişen Antep kebabının yeri her zaman özeldir. Genelde tercih edilen kuzu eti ya kuşbaşı ya da kıyma olarak kullanılır ve genelde öncesinde salça, sarımsak ve baharatlar ile marine edilir.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Şehirde gezintiye çıktığınızda, ilk dikkat çeken şeyler el sanatları. Bakırcılık, gümüşçülük, sedefçilik, dericilik sanatı, ipek işleme sayamayacağımız Antep'in zengin kültürünün başlıca kullanılan sanatları. Sabahın erken saatlerinde başlayan hayat bu sanatkarların hep birlikte oluşturduğu melodi ile güne merhaba diyor. 

Şimdi gelin Gaziantep'in tarih kokan sokaklarında sizinle bir gezintiye çıkalım. Bu gezintide size ziyaret edilmesi gereken en önemli yerleri ve yöre mutfağının en leziz yemeklerini tanıtmaya çalışacağız. Geziye Zeugma Mozaik müzesinden başlayalım. Fakat ondan önce yöresel bir kahvaltı çok iyi gider.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Katmer Gaziantep'in 135 yıldır süregelen lezzeti. Lezzeti bir yana verdiği enerji dolayısıyla olsa gerek insanlar tarafından sabahları süt ile beraber yemek bir gelenek burada. Katmer Anadolu'ya Orta Asya'dan buraya göçen Türkler ile geldi. Buranın en meşhur kahvaltısı olan katmer tahin, haşhaş, Antep fıstığı ve hamurdan oluşuyor. Sadece taş fırınlarda pişirilen katmer aynı zamanda iyi demlenmiş bir bardak çayla da çok iyi gittiği kesin. Katmer Gaziantep'e girer girmez çok kolay bulabileceğiniz ve sizi daha şehrin girişinde karşılayan bir yiyecek.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Nefis bir kahvaltıdan sonra Zeugma Müzesi görünüyor. Müze dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak biliniyor. İçerideki devasa boyuttaki mozaikleri gördüğünüzde ağzınızı kapalı tutmak gerçekten zor. Meşhur çingene kızı mozaiği müzenin en ünlü eseri. Bu gizemli gözlere şehrin her yanında rastlamak mümkün zira, 1992 yılında bulunduktan sonra hem müzenin hem de Gaziantep şehrinin bir sembolü olmuş durumda.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Müzedeki unutulmaz anlardan sonra güzel bir çorbanın tadına bakalım. Yuvalama Antep'te çok zor hazırlanan bir yemek olarak bilinir. Sanırız onu bu kadar özel yapan da pişirilmesindeki bu zorluk. Genellikle Ramazan aylarında çok popüler olan bu yemek, bayram sabahlarında misafirlere ikram edilir. Yoğurt, küçük köfteler ve nohutla yapılan Yuvalama, yediğinizde mayhoş tadı ile iştahınızı açan bir yemek. Küçük köfteler pirinçle beraber yuvarlanarak hazırlandığı için adı yuvalama olmuş. İnsanlar bayramdan 1-2 hafta öncesinde başlıyorlar yuvalama hazırlamaya. Fakat yapımındaki zorluktan olsa gerek, buranın insanları yuvalamayı çorba olarak değil, bir çeşit yoğurtlu yemek olarak görüyor.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Yollarda yürümeye devam ettiğinizde etkileyici bir mimari hemen dikkatinizi çekecek. Burası Kent Müzesi. Bu müze yöre kültürünü tam manasıyla yansıtan bir kültür müzesi. İçeride çeşitli tanıtım belgesellerinin yayınlandığı müzede, verdikleri kablosuz kulaklık ile, hepsini dinlemek ve şehrin kültür tarihi hakkında bilgilenmek çok kolay.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Yollarda yürürken burnunuza gelen hoş yemek kokuları sürekli iştahınızı kabartıyor. Antep'in içli köftesini denemeden bu şehirden sakın ayrılmayın. İçli köfteyi bilmeyen yoktur ama burada tatmak her zaman başkadır.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Ve şimdi karşınızda tarihi bir çarşı Zincirli Bedesten. Burası 17. yüzyıldan kalma bir yer. Çarşının kendisi başlı başına bir tarihi eser fakat içeri girdiğinizde satılan geleneksel ürünlerin renkliliği turistleri mıknatıs gibi çekiyor. Yemeni adındaki deri ayakkabılar en meşhur ürün. Öyle ki, ünü Türkiye sınırlarını da aşmış. Bir çok film üretim şirketi bu ayakkabılardan sipariş veriyormuş. Hatta Troy filminde Brad Pitt'in kullandığı ayakkabılar da buradan gelmiş.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Buradaki en zor şey bir restorana girdiğinizde menüden bir şey seçebilmek. Neyse ki garsonların "bana bırakın.." lafı ile Türk usulü her şeyden tatmanın yolu var. Ali Nazik Kebabı bölgenin en ünlü kebaplarından biri. Tabi ki Antep Kebabı da denemeden geçilmeyecek bir başka lezzet. Üzücü nokta ise buradaki kebapların lezzetini başka yerlerde bulmak çok kolay değil.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Güzel bir tatlı kebaptan sonra en çok tercih edilendir. Antep mutfağında özel bir yeri olan Zerdeli Sütlaç ise bu mutfağın özeli. Buradaki aşçılar, sütlaç için damla sakızı, zerde için de gül suyu kullanırlar. Önce zerde hazırlanıp kasenin dibine konur. Ardından da üstüne sütlaç konur. Şeker sütlaçta zerdeye oranla daha az kullanılır ki yerken bir birini dengelesinler. Tabi ki Antep fıstığı üstü için vazgeçilmezdir.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Tatlıdan sonra 1670 yılından kalma Tahmis Kahvesi'nde güzel bir Menengiç kahvesi içmenin keyfi ise bir başka olur. Tahmis, kahve çekirdeğinin dövüldüğü yer anlamına gelir. Sütle yapılan Menengiç kahvesi ise buranın turistler tarafından en sevileni.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Müzeler bu şehirde her yerde. Medusa Cam Müzesi de onlardan biri. Roma, Bizans ve İslam kültürlerinden eserlerin olduğu müzede, bir çok fosil ve bronz tarihi eserler görmek de mümkün. Tarih kitapları camın ilk kullanıldığı yerin Mısır'dan önce Mezopotamya olduğunu söyler. Bu yüzden müzedeki eserlerin önemi ayrı bir özel.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Şehirdeki otellerin mimarisi tam da beklediğiniz gibi. Çoğu 19. yüzyıl mimarisine sahip tarihi eser gibi oteller, ziyaretçiler için gerek önemli yerlere kolay ulaşım, gerekse sunduğu konforlu konaklama seçenekleri ile tam not alıyor. 

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Burada nerede yürürseniz yürüyün, bakırcılar çarşısından çıkan sesler sizi mutlaka kendine çekecektir. İçerisinde 8 sokağın ve 280 mağazanın olduğu bu tarihi çarşı, rengarenk sanat eserleri ve kulağınıza gelen çekiç sesleri ile, en çok ziyaret edilen yerlerden biri.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Eğer buraya baharda geldiyseniz çok şanslısınız. Hele de burada tanıdığınız varsa, yöresel bir bahar yiyeceği olan erikli yaprak sarmasının tadına varacaksınız demektir. Bu yemeği gördüğünüzde Gaziantep'e bahar geldi demektir. Taptaze toplanan yapraklar, taze sarımsak ve yeşil erikle beraber pişirilir. Yemeğin kokusu baharın tüm canlılığını burnunuza getirir. Pirinç, et, domates ve baharatların kullanıldığı dolma harcında, pişirme sırasında ortasına konulan sarımsak ve kuyruk yağı yemeğe ayrı bir lezzet katar.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Türkiye'deki ilk mutfak müzesinin burada olduğunu biliyor muydunuz? Bu müze Antep mutfağı ve yemek kültürü ile ilgili her şeyi anlatıyor. Her kısmında mutfaklarda kullanılan araç ve gereçlerin sergilenmesinin yanı sıra, yöresel yemek kültürünün nasıl olduğu ile ilgili temalar hazırlanmış.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Eğer mutfak müzesi iştahınızı arttırdıysa Firik Pilavı yemenin tam zamanıdır. Bu pilav bir başka bahar yemeğidir Antep'te. Güneydoğu bölgesinde çok yaygın olan firik, en çok Antep'te tüketilir. Firik, buğdayın olgunlaşıp kurumamış halinden elde edilen bir üründür. İsli kokusu ilk tattığınızda damağınıza farklı gelebilir ama alıştığınızda lezzeti bağımlılık yaratabilir. Bahar dönemine ait kuzu eti ile pişirilir.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Eğer antik dönemlerde yaşayan insanların olağan üstü inşa yeteneklerine tanıklık etmek istiyorsanız, Rum Kale gitmeniz gereken yerdir. Burası muhteşem bir doğanın ortasına yerleştirilmiş antik bir kent görünümünde kale. Tarihi Hristiyanlığın ilk yıllarına kadar giden kale, bir ada görünümünde. Öyle ki, Moltke 1838 yılında burayı gördüğünde "Kayalığın nerede bittiğini, insan eserinin nerede başladığını söyleyebilmek çok zor." demiştir.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Seyyahlar için en ilginç şeylerden biri de, dünya da eşi benzeri olmayan deneyimleri tecrübe etmektir. İşte Kahveci Settar Bey de bunlardan biri. Çünkü burada içeceğiniz kahveyi dünyanın hiç bir yerinde içmeniz mümkün değil. Kahvenin pişirilme metodu çok özel ve bir sır. Fincanda 2 çeşit renk görüyorsunuz. Kahveyi tattığınızda ise 2 değişik lezzet. Nasıl mümkün olduğunu sormayın çünkü bunu ustasından başka bilen yok.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Ve geldik tatlıların kralına. Baklava. Burada tabi ki baklavayı anlatacak değiliz. Fakat şunu belirtelim ki, Gaziantep'in fıstıklı baklavasının tadına bakmayan, baklava yemiş kabul edilmiyor. O yüzden sakın ha denemeden ayrılmak gibi, feci bir hataya düşmeyin. Şehirde çok sayıda baklava ustaları var. Bu yetenek usta çırak çalışması ile nesilden nesle aktarılıyor. Bu olağanüstü lezzetten sonra Yeni Han'da taptaze demlenmiş mis gibi çay sizi bekliyor.

Medeniyetler Şehri Gaziantep

Gaziantep'in en meşhur yerlerini ve yemeklerini gördük. Son söz olarak, buradaki kültür zenginliğinin, mutfağın ve mimarinin gerçek bir dünya mirası olduğunu ve mutlaka korunması gerektiğini söylemeliyiz. UNESCO'nun verdiği unvanı sonuna kadar hak eden şehir, her ziyaret ettiğinizde de beş duyunuza birden hitap ediyor. Böyle nadide kültürlerin çok kolay kaybolduğu zamanımızda, bu şehrin ve zengin kültürünün sürekli yaşaması dileğiyle.

#gaziantep #turizm #gastronomi