KÜLTÜR

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

Author

Kuşkusuz, vize başvuruları sık seyahat edenler için, en can sıkıcı zamanlardır. Genelde seyahat edenlerin kafasında, vizesiz gidebileceğimiz ülkelerin az olduğu gibi yanlış bir yargı olsa da, aslında dünyanın her bölgesinde, vizeye gerek duymadan gidebileceğiniz onlarca ülke var. Bu yazımızda sizlere, vizeye gerek duymadan pasaportunuzu cebinize koyup gidebileceğiniz 5 sahil kentini derledik.

Uruguay, Montevideo

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

Latin Amerika'nın popüler turistik bölgeleri arasında, Uruguay pek tercih edilen bir seyahat rotası değildir. Fakat sürekli gelişen ekonomisi, zengin mutfak kültürü ve sahip olduğu muhteşem sahilleri ile, Uruguay bizce listenizin başında yer almalı. Uruguay'ın başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri olan Montevideo, kültürel zenginliği ile bu bölgede turistlerin en gözde şehirlerinden biri. Tipik bir sahil kenti görünümüne sahip şehirde, ılıman bir iklim hakimdir ve neredeyse senenin her dönemi yağış alır. Lakin, şehir, güney yarım kürede bulunduğu için, ülkemize göre ters mevsimler yaşanır. Şehri ziyaret ettiğinizde ilk gözünüze çarpan, İspanyol kültürü ile Güney Amerika yerlilerinin kendi kültürlerinin burada müthiş bir uyumla harmanlanmış olduğudur. Geçmişin tarihi güzelliğini ve günümüzün modern estetiğini aynı ahenkle yansıtan sokaklarında, sabahın erken saatlerine kadar süren gece hayatı ile, sürekli canlı bir hayat hüküm sürmekte. Izgara et kültürünün ağırlıkta olduğu zengin Uruguay mutfağında, Montevideo'nun sahil kenti olması dolayısıyla hatırı sayılır bir şekilde deniz ürünlerinin de zenginliği dikkat çekiyor. Tango'nun en az Arjantin kadar popüler olduğu şehirde, gece hayatı, diğer Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi çok geç başlar. Mart, Nisan, Haziran ve Kasım aylarında olmak üzere, toplamda 5 büyük festivalin olduğu şehirde, turizm sürekli çok canlı. Arjantin'in ünlü çayı olarak bilinen mate çayı, aslında Uruguay'da daha çok popüler. Mondevideo'nun eşsiz güzellikteki sahillerinde arkadaşlarla mate çayı keyfi, bu şehrin insanlarının vazgeçilmezi. Şehir aynı zamanda, Punta del Diablo, Jose Ignacio, Punta del Este, La Pedrera ve Cabo Polonio gibi Uruguay'ın dünyaca ünlü diğer sahillerine yakın mesafede olmasından dolayı çok cazip bir nokta. Konumu ve ünü Arjantin ve Brezilya arasında sıkışmış gibi gözüken Uruguay'ın bu nezih sahil kentinin, turistlere kesinlikle unutulmaz deneyimler vaad ettiğini söyleyebiliriz.

Malezya, Malakka

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

Tarih boyunca burada hüküm süren çeşitli medeniyetlerin etkisiyle, eşsiz bir kültüre sahip Malakka, Malezya'nın turizmi en canlı olan şehirleri arasında başı çekiyor. Şehir 2008 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine alındı. Oldukça etkileyici ve bir o kadar da farklı mimarilere sahip köprüler, Malaka'da en çok dikkat çeken ayrıntı olarak gözümüze çarpıyor. Sokaklarda yürüdüğünüzde, Ortadoğu, Çin, Avrupa ve İngiliz kültürünün etkileri her yerde tarifi imkansız bir estetiğe dönüşmüş. Bu bölgenin meşhur ahşap işçiliğinin eseri olan Hint Camii, en nadide eserlerden biri. Kentin ortasından geçen nehri ve sizi kendine çeken eşsiz güzellikteki sahilleri, lüks otellerle ve restoranlarla donatılmış. Nehirde yapılan turlar, turistler tarafından en çok tercih edilen aktivitelerden biri. Turistler için süslenerek hazırlanmış bisikletleri kiralamak ve Malayca şarkılar eşliğinde kentin sokaklarını keşfetmek ise, bir diğer tercih edilen aktivite. Malezya mutfağı müthiş bir çeşitliliğe sahip ve herkesin bütçesine uygun. Pirinç ülke mutfağının ana yiyeceği ve genellikle et ya da sebze ile tüketiliyor. Yemeklerde baharat bolca kullanılıyor ve kullanılan malzemelerin çeşitliliği ilk dikkat çeken ayrıntı. Şehirde, Türkiye dahil her ülkenin mutfağından restoranlar bulabileceğiniz gibi, özellikle sahil boyunca yerel halkın sattığı yöresel yiyecekler, turistlerin en çok tercih ettikleri. Tanjung Keling, Pantai Kundur ve Tanjung Bidara, Malakka'nın en meşhur sahilleri olarak biliniyor. Sahiller şehir merkezine yürüme mesafesinde olmasa da, otobüslerle ulaşım oldukça kolay yapılıyor. Tertemiz sularında yüzmenin yanında, küçük yöresel sahil lokantalarında müthiş manzaraya karşı akşam yemekleri, bembeyaz kumlarında güneşlenmek ve balıkçılık, bu bölgede en çok tercih edilen aktiviteler. Özellikle Pantai Kundur'da balıkçıların çalışmasını izlemek, turistler için eşsiz bir deneyim. Uzak Doğu'da, diğer turistik şehirlerin yanında, ülkemizde çok fazla tercih edilmeyen Malakka, barındırdığı zenginliklerle, tercihlerinizden biri olmayı kesinlikle hak ediyor.

Brezilya, Salvador

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

Salvador, Brezilya'nın kuzey doğusunda, Bahia eyaletinin başkentidir. Rengarenk mimarisi ve sokakları, gün boyunca bitmek bilmeyen sahil partileri ve yıl boyunca sahip olduğu çeşitli karnavallarıyla, enerjisi hiç bitmeyen bir sahil kentidir Salvador. Amerika kıtasındaki ilk sömürge şehir olan Salvador, bu bakımdan tarihi dokusu ile içine girdiğiniz an, kendini belli eder. Bölgede genellikle Afrika kökenli Brezilyalılar yaşamaktadır. Bir turist olarak, Afrika'nın müzikle olan bütünleşmesine, dünyanın en büyük karnavalı olan Bahia Karnavalı'na giderek şahit olabilirsiniz. Rengarenk tarihi mimarinin ortasında, taş sokaklarda gezintiye çıktığınızda, burnunuza gelen okyanus kokusu size kent ve sahil yaşamının tarifi imkansız birleşimini sunuyor. UNESCO tarafından "Dünya Mirası Sit Alanı" olarak ilan edilen şehrin tarihi merkezinde, sokak müzisyenleri, dansçılar ve lezzetli deniz ürünlerinin oluşturduğu ahenk ile, sürekli canlı bir hava hakim. Genelde tropikal iklimin görüldüğü Salvador'da, sıcaklık yıl boyunca yüksektir. Öyle ki, bu durum, Brezilya'nın büyük şehirleri Rio ve Sao Paolo'da yaşayanları kıskandıracak niteliktedir. Nisan ve Haziran aylarında sık yağış alan şehirde, karnaval zamanı olan şubat ayında sıcaklık 30 derece civarındadır. Salvador'da yıllar geçse de, hala Afrika kültürü hakim. Hatta bazı insanlar, hala Afrika'daki kendi dinlerine inanmaya devam ediyorlar. Salvador, kimilerince dans, kimilerince bir savunma sporu olarak bilinen Capoiera'nın da başkenti olarak bilinmekte. Sürekli müziğin eşlik ettiği sahillerinde, muhteşem Capoiera gösterileri izlemenin, ziyaretçilerin en sevdiği aktivite olduğunu söyleyebiliriz. Özetle Salvador, kent ve sahil tatili deneyimlerini birlikte yaşamak isteyenler için, size eşsiz bir seyahat rotası sunuyor .

Fas, Kazablanka

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

4 milyon nüfusa sahip Kazablanka, Fas'ın en büyük şehri. Kent aynı zamanda, Fas ile birlikte Kuzey Afrika'nın da en kozmopolit şehri. Yemek kültürü olarak, Türk mutfağına yakınlığıyla bilinen Fas mutfağı, Türkler için pek de yabancı sayılmaz. Sahip olduğu Akdeniz iklimiyle, Kazablanka'daki iklimi, Türkiye'nin güneyine benzetebiliriz. Şehirde turizm çok etkili olduğundan dolayı, caddelerde alışveriş yapacağınız yerler oldukça fazla. Ülke kültürünü yansıtan, yiyecek ve el sanatları, neredeyse her yerde satılmakta. Sahip olduğu devasa büyüklükteki camiler ve eşsiz mimarileri turistlerin ilgisini çeken en önemli noktalar. Ain Diab en çok ziyaret edilen bir sahil olarak dikkat çekiyor. Sahil boyunca bir çok lüks otel, kafe ve gece kulübü bulmak mümkün. Sahil boyunca uzanan bulvarları ve yerleşim bölgeleri ile Marsilya kıyılarını andıran şehir, El Hoceima, Dakhla, Essaouira gibi sörfçüler tarafından çok tercih edilen dünyaca ünlü sahillere de yakınlığı ile bilinir. Popüler sahillerinin yanında, ıssız kumsallara da ev sahipliği yapan kent, su sporları tutkunlarının da uğrak noktası. Sahillerdeki kayalıklar muhteşem bir göz ziyafeti sunarken, kumsallar genellikle pikniğe gelen aileler ve naneli çay içerek sohbet eden insanlarla doludur. Şehrin içinde Fransız mimarisinin izlerini görmek çok mümkün. Kazablanka, Avrupa'dan çok fazla turist çeken bir şehir. Filmlere konu olmuş atmosferi olan Atlantik kıyısındaki bu kozmopolit liman şehri, Türkiye'den vizesiz gelinebilecek gözde kentler arasında.

Güney Afrika, Cape Town

Vizeniz Olmasa da Gidebileceğiniz Sahil Kentleri

Nüfus yönünden Güney Afrika'daki ikinci büyük şehir olan Cape Town, Avrupalıların Afrika kıtasındaki ilk yerleşim bölgesi. Farklı milletlerden bir çok insan, doğa harikalarıyla ünlü bu şehirde, İngiliz ve Hollanda kültürünün harmanlanması ile oluşmuş özgün bir kültür yaratmış. Akdeniz ikliminin hakim olduğu kenti ziyaret etmek için seçeceğiniz en iyi zamanlar, iklimin en güzel olduğu Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarıdır. Cape Town Afrika'nın en gelişmiş şehridir ve ulaşım oldukça kolay. Kentte modern yapı ile kurulmuş bölgeler ve gecekondu semtleri birbirine çok yakın ve bu durum kente girer girmez göze batıyor. Kent merkezindeki Long Street, günlük hayatın merkezi konumunda. Barlar, kafeler ve restoranlar gün boyu oldukça yoğun olduğu gibi, günün sonunda gece hayatı, hız kesmeden kentin sıra dışı şekilde seyreden canlı hayatını devam ettiriyor. Her milletten ve her dinden insan, Afrika'nın tarihindeki sıkıntılı zamanlara inat, bu şehirde hep birlikte yaşıyor. Masa Dağı Milli Parkı, şehrin turist çeken başka bir yeri. Şehirdeki mimari eserlerde ve kullanılan değişik tasarımlardaki sanat eserlerinde, buradaki insanların yaratıcılık konusundaki yeteneklerini görmek, insanı hayrete düşürüyor. Öyle ki, Cape Town bu sebeple, 2014 yılında Dünya Tasarım Başkenti unvanını almış. Şehrin atmosferine girdiğinizde, etrafınızda satılan geleneksel ürünleri ve mimariyi seyrettiğinizde, bu unvanı sonuna kadar hak ettiğini göreceksiniz. Cape Town'un dünyaca ünlü, muhteşem manzaraya ve geniş kumsallara sahip sahilleri ise, buraya gelmenin bir başka nedeni diyebiliriz. Bazı sahillerden gözüken eşsiz Masa Dağı manzarası, sahilin görüntüsü ile beraber fotoğrafçılar için vazgeçilmez noktalardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye'ye uzak olsa da, vize problemi olmadığından, Cape Town sahip olduğu kültürel ve doğal zenginlikleri ile, mutlaka tercih edilmesi gereken bir sahil kenti.

#malezya #uruguay #brezilya #güneyafrika #fas