DIğER

Şuradan buradan

Author

İyi geceler sayın okur. Yorulduğum yerde yazmaya karar verdim. Konuşmak çoğu zaman çözüm değil bu durumda yazmanın tadı bir başka oluyor haliyle. Biraz farkındalık olgusundan bahsederek başlamak istiyorum hikayeme. Bir şeye sahip olmak kimi insanı mutlu ederken kiminde ince bir sızı bırakır. Farkındalık da kıyısından köşesinden böyle bir şeye tekabül ediyor. Dünyadaki birçok gerçeği gördüğünüzü düşünün. Gizlenenin arkasındaki asıl gerçeği gördüğünüzü.. Farkındalığın can damarı tam da bu kısım. Gündelik yaşamınızda veya herhangi bir olay yaşadığınızda size aktarılanın aslında o gerçeklik olmadığını, sanılanın aksine görünen durumun tam tersi olduğunu düşünün. Bu farkındalık sizde her şeyi biliyorum, anlayabiliyorum etkisini oluşturduysa mutlu olan kesimin içindesiniz demektir(gerçek mutluluk mu tartışılır) Bir de bu tarafından bakın.. Toplum tarafından kabul görmüş herkes tarafından alkışlanan bir düşüncenin aslında gerçekte öyle olmadığını, size aktarılıp toplum arasına karışmış gerçeklikten sıyrılarak perdeyi araladığınızı düşünün. Evet o gerçekliğe ulaştığınız anda içinizde oluşacak tek şey burukluktur. Çünkü salt çoğunluk size bir kalıbı dayatmışsa ya o kalıba girersiniz ya da o kalıbın altında ezilirsiniz. Ezilmemek için o kalıbın içine girerek farkındalığın sadece bireysel olarak kalması da sizi o kalıbın altında kalmaktan daha kötü durumlara düşürür ve bu genellikle ilk durumdan çok daha kötüdür. Evet biliyorsunuz, görüyorsunuz belki de bunu belirtiyorsunuz ama o farkındalığı bir türlü kimseye bulaştıramıyorsunuz. Yaşına göre çok olgun diye tabir ettiğimiz kişiler bu farkındalığa ulaşması gereken zamandan önce ulaşan kişilerdir. Akranlarından tek farkı bu. Kimi sunulan hayata adapte olmaya çalışırken kimi başka hayatlar arama yolcuğuna çıkmayı yaşamak diye tabir ediyor. Yaşantı. Farkındalığın belki de ilk adımı. Neden biri ötekinden daha çok bazı durumları defalarca tecrübe etmişçesine bir olgunlukla karşılayabiliyor? Bunu nasıl yapabiliyor? Herkese göre bunun cevabı farklıdır sayın okur ama bana göre yaşantının da beraberinde getirdiği farkındalık olgusudur. Birimiz daha çok dünyamızda yaşarken bir diğerimiz başka dünyaların keşfine adıyor kendini. Olabildiğince fazla yaşantı alabildiğince fazla bilgi vs vs. Daha çok tanıyor daha çok biliyor en önemlisi daha farklı açılardan bakabiliyor.

Siz sevgili okur o farkındalığa eriştiyseniz eğer aynı dili konuşabiliriz. Bu dili bilmiyorsanız eğer yaşamaya devam edin. Elbet bir gün bir noktada buluşacağız..