HIKAYE

Boynuz nedir? Nasıl yenir?

Author

Hayattaki yediğim ilk kazığı anlatıcam çok fazla sıkıcı olmamaya gayret ederek. Biraz detaylı idare edin artık. O zamanlara geri döndüğümde nasıl toy daha insanların kazığına alışmamış bir iç Anadolu çocuğu görüyorum anlatamam. Hayat yavaş yavaş acı yüzünü göstermeye başladığı zamanlar öyle diyim. Sanki aristokrat bir aileden geliyorum anasını satayım memur çocuğuyuz.

Neyse Olay Ankara'da geçiyor. 2005-2008 yılları arasında. O zamanlarda çok sevdiğim bir kız var adı şimdilik Merve olsun. Bu merve o kadar güzel o kadar hanım hanımcık bir kız ki anlatamam. Hani lisede herkesin rüyasını süsleyen o kız vardır ya işte o. Her teneffüste belki göz göze geliriz diye yanıp tutuştuğum bir afet. Neyse ortak bir arkadaşımız vardı bir gün sınıfa bir girdim bu ortak ark. benim sıramda oturuyor. Haberim yok beni nasıl bir belaya sürükleyecek. Hacı dedi sana mükemmel bir haberim var ama baştan söyleyim beni nargile içmeye götüreceksin. Bok var gibi atladım bende sen iste kahvaltıya bile götürürüm diye iyi dedi sonra nargile de içeriz. Baştan anlamalıydım gerçi kazığın büyüğü sonradan gelirmiş. Tamam dedim. Bu merve var ya dedi. Merve'yi duyar duymaz 12 parmak bağırsağım düğümlendi sesim kıçıma kaçtı benden sadece 'eee' diye bir ses çıktı. Anla dedi ya saf mısın seninle tanışmak istiyormuş. İşte o an dünyalar benim oldu. Haberi duyan geliyo hayırlı olsunlar bilmem neler. Sanki ev araba taksidine girdim anasını satayım. Ama bir kabarıyorum görseniz var ya sanki iki dk önce Platini nin elinden kupa aldım o biçim. Bi sonraki teneffüs koridor da buluştuk bununla nasıl heyecanlıyım bizi tanıştıran kız anlat diyor bana. Ne anlatayım ya aklıma imanın şartları geliyor o sırada( bi önceki ders din kültürüydü). Heyecandan bir kelime bile edemeden birbirimizin numaralarını aldık kız sadece akşam sekizden sonra çok çaldırma dedi. O zamanlar ilişkiler çaldır kapat yürüyordu. Eve giderken hemen 100 kontör aldım bende yanlışlıkla açarsa apışıp kalmayalım yatmadan msj atalım sabah günaydın diyelim diye. İlişkimiz çaldır kapatla başladı. Çaldıra kapata bir kıza aşık olduk.

Bir yıl geçti ilişki düzgün mis gibi devam ediyor. Bi gazla arkadaşlara verdiğimiz sözleri de tutmuşuz. Gelsin nargileler gitsin çaylar. Onun istediği sinema filmlerine gitmeler, bahçeli 7. cadde turları,kuğulu parkta simit yemeler, atakuleden bakıp evlenince nerede otursak onun kararını vermeler falan. Bizim ilişki mis gibi gidiyor. Ne bir kavga ne bir gürültü. Elini bile tutmaya kıyamıyorum yani yok böyle bir sevgi. İlk defa aşık olmuşuz yani o kadar olsun. Yaz tatili geliyor ben onun hasretinden yanıyorum. Lise öğrencisi okul açılsın diye bekliyor siz düşünün. Arkadaşlarım tatilde havuza gidelim şöyle kızlar var böyle kızlar var diye anlatıyorlar benim gözüm ondan başkasını görmüyor gittikçe asosyal oluyorum. Tatil bitiyor biz yine aynı tam gaz devam. Hanımım gönlü olsun canı sıkılmasınlar falan. Gel zaman git zaman lise mezuniyeti geldi çattı. O zamanlar babasının işi icabı başka bir şehire taşınma durumları da var işin içinde. Moraller yerlerde bende ama erkekliğe bok sürdürmüyoruz. İşin aslı şimdi başlıyor zaten. Hiç kavga etmeyen biz mezuniyetten bir gün önce kavga etmişiz. Sor bi ne diye kavga ettin diye İnan hatırlamıyorum. Mezuniyet gecesi (2007 haziran) kız yüzümüze bakmıyor baksa da boka bakar gibi bakıyor konuşmaya çalışıyorum soğuk davranıyor falan. Ulan diyorum öküz öldü ortaklık mı bitti acaba nedir bunun derdi falan içim içimi yiyor deliricem arkadaş. Mezuniyet sonrası iki ay ara sıra konuşuyoruz. O soğuk davranıyor ben sebebini öğrenmeye çalıştıkça hiç bir şey söylemiyor falan. Tatile gidicez ailecek (2007 ağustos ortası) diyorum Ankara'dan gitmeden bi arayıp sesini duyayım zalımın kızı belki insafa gelir. Arıyorum telefon kapalı. Neyse diyorum işi var herhalde. Bu kelimeyi kullandıktan sonrası çok sancılı bir dönem kızın telefonu hiç açılmıyor sürekli kapalı. İçim içimi yiyor kafayı yicem artık tatil bitiyo Ankara'ya dönüşe 1 gün var sadece. İnternet kafeye gidiyim de belki msn dedir diye içimden geçirdim. Evliya olacak adammışım da benim haberim yokmuş. Kız çevrimiçi. Hemen yazdım naber falan telefonun kapalı diye ulaşamıyorum diye. Bu arada ortak arkadaşlarımızdan kimse ulaşamıyor. Babamla aramızda sorunlar var telefonumu elimden aldı evden dışarı bile çıkarmıyor anca düzelmeye başladı falan diyor. Bu arada benim bi yakın arkadaşım var ve ben o yavşak bebe ile dertleşiyorum. Her derdim sıkıntım onda. Bi bakıyorum msn de o da çevrim içi. Evet sevgili seyirciler aklıma direk o kötü senaryo geliyor tabi ki. Safız ama o kadar da değil.

Ben kızla konuşurken tak bir titreşim geliyor bizim yavşaktan sonra slm kanks diye bir msj. İstediğin kadar selam ver artık benim aklıma elli tane şey geliyor. Kız çıkıyor derdini anlattıktan sonra ben bu bebeyle baş başa kalıyorum. Bana diyo ki biz Merve'yle buluşacaz haberin olsun falan. Ulan ne ara tanıştın arkadaş oldun buluşacaksın derken bu şerefli arkadaşımızın sözde interneti kesiliyor. Kıza ulaşamıyorduk şimdi oğlanında telefonu kapalı. İçim içimi yiyor ama ne fayda. O gün ne yemek yedim hatırlamıyorum bile önüme bok koysalar ikilemem yerim herhalde.

Ertesi gün Ankara'ya döndük falan. Ben soluğu bizim şerefli arkadaşımızın yanında alıyorum eee ne oldu anlat diye. Bu başlıyor nutuk atmaya yok telefonu kapalıydı yok msnden de konuşamadık bilmiyorum falan. Oh iyi bari diyorum bi elleşme bi öpüşme olmamış. Ama artık şerefli kardeşimize güven sıfır. Bu arada öss de tercih yapmıyorum o sene rahat rahat çalışır kazanırız üniversiteyi diye Eylüle de zaten bişey kalmamış yavaştan başlıyoruz kurslara ama akıl hala bizim kızda. Günler haftalar aylar derken kız iyice izini kaybettiriyor. Kimseden haberi gelmiyor o derece. Kızla ayrıldık yani. Ama bizim şereflide bir değişmeler oluyor ince ince takip ediyoruz. Haftada bir yıkanan adam sabah akşam banyo da, tırnak bakım seti almış bide 3 haftada bir kestiği tırnağına, yeni yeni türeyen parfüm dükkanlarının müdavimi olmuş bide. Bi itlik çakallık peşinde ya hayırlısı olsun dedik. Gerçi kendim için ettiğim duaların bir kısmı kabul oldu da, başkaları için ettiklerim sanki Kadir gecesine denk geldi ışık hızı mübarek.

Sıra geldi ocak 2008'e. Hem ders çalışıp hemde idda da zengin olma planları yaparken bilmediğim bi numaradan bi msj geldi. Çok değer verdiğin şerefli arkadaşın ve o çok sevdiğinle hala görüşüyorsan sana kötü bir haberim var onlar artık sevgili. Bende bir göz kararması,bi baş dönmesi nasıl 13 maç yazdım kağıda anlatamam. Parayı vurucam gözlerine sokacam falan o derece. Ulan boynuzu yemişiz biz parayla kızı geri alma derdindeyiz. Söz verdim kendime hiç birşeyden haberim yokmuş gibi davranacağım dedim zaten kupon da tutmadı. Ama içim içimi yiyor. Kime ait olduğunu bilmediğim o numarayı iki gün sonra aradım telefon değişikliği nedeniyle numarasını kaydetmeyi unuttuğum çok tatlı mı tatlı bir arkadaşıma aitmiş. Sağ olsun kızın kursunu,hangi günler gittiğini bir bir söyledi. Sonra o şekil kafamda plan yapıyorum herşeyi düşündük taşındık soracağımız sorular hazır, alacağımız cevaba karşı söyleyeceğimiz şeyler hazır falan. Ne olur ne olmaz diye yanıma bi arkadaşımı da aldım durumu izah ettim ilk önce kızla görüşcem terso bi durum olursa yanımda gel falan diye.

Kış günü Kızılay'dan Yenimahalle'ye gidecez benim götümde ayı bağırıyor kızı görecek miyim diye nasıl arkadaşlarım varsa kız kelimesi geçince boğazı açılıyor develerin.kış günü soğukta bide açlıkla ve soğukla sınava çekilmeyelim diye tostu çayı gömdük çıktık yola kar kıyamet ortalık bulduk dershanesini kızın bekliyoruz arada taksi durağından çay takviyesi yapıyoruz, arkadaş diyo götümdeki bok dondu hadi gidelim gelmeyecek. Biz bok muhabbeti yaparken kız çıkmış kurstan sanki alim olacak anasını satayım. Bizim elemana dedim sen şurda bekle ben konuşup gelicem. Karşısına çıktım yüzü yok tabi şaşırdı. Çalıştığım yerlerden soruyorum kızda tık yok cevap veremiyor falan sanki boynuz yiyen ben değilim de artistlik yapıyorum. İçinden demiştir ama seni ayakta s..tik sen uyu diye :) ben sadece içim soğusun istedim itiraf eder belki yüzünü bir daha görmek istemem diye. 45 dk nutuk çektim kız ne itiraf etti ne bi şey dedi. İçimi döktüm rahatladım bende. İtiraf etmese de anlayacağımı anlamıştım zaten. Sonra kıza dedim ben o şerefli bebeninde yanına gidicem haberin olsun falan. Sen söylemedin ama o söyler belki falan diye. Yavaştan üşüdüğümü farkedip uzama vakti geldi dedim kendi kendime sadece mutlu ol diyerek ayrıldım yanından. (Dualarım yine kabul olacak)

Arkadaşımın burnunda sümüğü donmuş bi şekilde park duvarına tünerlen buldum. İtekleye itekleye metroya kadar sürükledim o biçim donmuş. Zaten tövbe etti o soğuğu yiyince bi daha kız mevzularına ortak olmayacağına. Bende bizim şerefli arkadaşın (damadın) yanına gittim.kız zaten buna haberi uçurmuş. Beni tehdit etti falan diye bu garibim zaten osuruğundan korkar almış yanına iti çakalı adam olmuş beni dövdürecek. Lafı uzatmadan sordum direk ne iş diye? Önce bi iki geveledi it çakal desteğiyle döktü içindekileri sana bunu yapmak istemezdim ama diye bir anda oldu diye. Eğilip bükülen eleman döküldükçe de açılmaya başladı tehditler falan havada uçuşuyor. (Bu arada bu şerefli eleman o zaman için benim 8 yıllık arkadaşım zannettiğim kişi) iti çakalı gösterip kızı tehdit etmişsin attığı mesajı bak bunlar okudu demesin mi. Ulan dedim öğreneceğini öğrendin zaten kavgaya girsen göte bıçağı yersin madem delikanlılıktan dem vuruyorlar sende öyle yap. Başladım bende 1-Delikanlı adam senin yaptığını yapmaz 2-madem çok seviyorsun bunlara o mesajı okutmazsın dediğim anda itler çakallar benden tarafa geçti :) içim soğudu öğreneceğimi öğrendim ama elli takla attık. Sonra öğrendim ki ben bu şereflinin yanından ayrıldıktan sonra bu it çakal bi güzel okşamış bunu nasıl karaktersizsin diye. İçim bi daha soğudu. Zaten sonrasında üniversite için başka bir şehire gittim uzaklaştım falan derken unutuldu gitti.

Uzatmıcam artık aradan zaman geçti yaş ilerledikçe ne kızgınlığım kaldı ne de başka birşey. Görüşmem elbette ama bi dua ettim yine Allah mutlu etsin diye. Ne hikmetse yine dua ışık hızında tuttu. Evlenmişler, çocukları olacakmış. Yine diyorum Allah mutlu etsin diye.

Görüşmek üzere... Hoşçakalın...