BILIM

2000 yıl önce kaç yıl yaşıyor, ne yiyorduk? Yanıt Bergama kazılarından çıktı

Author

İzmir'in Bergama ilçesindeki kazılarda bulunan 2 bin yıllık iskeletler incelendi, o dönemde bölgedeki insanların nasıl yaşadığı, ye yiyip içtiği, ömürlerinin ne kadar olduğu sorularına ilişkin önemli yanıtlar bulundu. Bundan 2 bin yıl önce kadınlar ortalama 30, erkeklerse 40 yıl yaşıyormuş.

2000 yıl önce kaç yıl yaşıyor, ne yiyorduk? Yanıt Bergama kazılarından çıktı

Bölgedeki Pergamon nekropollerindeki (mezarlık) kazılarda bulunan 2 bin yıllık iskeletleri Münih Üniversitesi'nden Prof.Dr. Wolf Rüdiger Teegen başkanlığındaki ekip inceledi. İncelemeler yıllar süren kazılarda bulunan yaklaşık 150 iskelet üzerinde yürütüldü. O dönemde bölgede yaşayan insanlara ilişkin çok önemli bilgiler elde edildi.

2000 yıl önce kaç yıl yaşıyor, ne yiyorduk? Yanıt Bergama kazılarından çıktı

Mesela bölgenin ileri gelenlerinin cesetlerinin bozulmasını önlemek için bazı önlemler alınabildiği belirlendi. Bir iskeletin kemiklerinde yapılan mikroskobik incelemelerde cenazenin ölümünden hemen sonra tütsülendiği anlaşıldı. Tütsülendikten sonra uzun bir yolculukla memleketi Pergamon'a getirilip İlyastepe Tümülüs'üne defnedildiği anlaşıldı.

İskeletlerde bazı ortak noktalar belirlendi. O dönem insanlarının sağlık durumları, hastalıkları ve yaşam standartlarına dair bilgilere ulaşıldı. Mesela 2 bin yıl önce çocuk ölümlerinin çok yüksek olduğu, istisna olmakla beraber bazı insanların 70 yaşına kadar yaşadığı belirlendi.

2000 yıl önce kaç yıl yaşıyor, ne yiyorduk? Yanıt Bergama kazılarından çıktı

İskeletler arasında çok sayıda yeni doğmuş bebek ve küçük çocuk vardı. Bu da doğum sırasında ya da yaşamın ilk yıllarında ölüm oranlarının yüksek olduğunu gösterdi. Dişlerde yapılan incelemelerde ise insanların çocukluklarında yetersiz beslendikleri ve kemiklerinin sağlıklı gelişmediği ortaya çıktı.

Bölgede genel besin kaynağı tahıl ve bakliyat. En sık tüketilen besinler bunlar.Toplumun yaklaşık üçte biri düzenli olarak et tüketebiliyor. Ne eti yediklerinin de yanıtı var. O dönemde de şimdiki gibi genellikle koyun, kuzu eti en popüler et çeşidi. Eski Bergamalılar'ın et tüketiminin yaklaşık yüzde 40-80'inini koyun/kuzu eti oluşturmuş. Yaklaşık yüzde 20 oranında evcil domuz eti yedikleri, yüzde 15 oranında dana eti tükettikleri anlaşılmış.

Yaban hayvanı eti tüketiminin ise, seyrek olduğu, büyük olasılıkla Pergamonlu zengin ailelerin sofralarına geldiği düşünülüyor. Oranı az da olsa balık ve diğer deniz ürünlerinin de menülerinde yer aldığı anlaşılıyor. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve diş temizliğine gereken önemin verilmemesi, sıkça dişleri dökülmüş iskeletle karşılaşılmasına neden olmuş. Toplumun çoğunluğunun eksik dişlerle yaşadığı belirlenmiş.

Mesela bal sadece zengin sofralarında bulunuyormuş. Yine zenginler olasılıkla güney ülkelerinden hurma gibi egzotik meyveleri de getirtebiliyormuş.

Dişlerde yapılan incelemelerde bazı örneklerde dişlerin alet gibi kullanıldığı da görüldü. Yaptığı iş gereği bazı zanaatkarların dişlerini üçüncü bir el gibi kullanmış oldukları anlaşıldı.

Tahminlere göre antik dönemde çocuklar 4-5 yaşlarına kadar emziriliyordu. Memeden kesildikten hemen sonra ise mide bağırsak hastalıklarına yakalanma riskleri yüksekti. Tam bu yaşlarda gelişmesi önemli olan dişler hastalıklar nedeniyle gelişemiyor, bu nedenle de toplumda ciddi bir diş sorunu yaşanıyordu.