EĞLENCE

Metin Hara’ya fena saydırdı: Kadınları suistimal etmişsin, samimiyetsiz

Author

Adriana Lima ile yaşadığı aşkla bir anda Türkiye’nin gündemine oturan, ardından verdiği röportajla herkeste bir irite olma duygusu yaratan Metin Hara’ya tepkiler dinmiyor…

Metin Hara’ya fena saydırdı: Kadınları suistimal etmişsin, samimiyetsiz

Berrak Tüzünataç, sosyal medya hesabından Metin Hara’ya fena saydırdı, “Adriana'ya değil, sana inanmıyorum Metin Hara. Buradan hayatına sızmayı becerdiğin her kadını suistimal etmişsin. Bir samimiyetsiz gibi gözüküyorsun. Korkunç bir röportaj!" ifadelerini kullandı.

Metin Hara’ya fena saydırdı: Kadınları suistimal etmişsin, samimiyetsiz

Berrak Tüzünataç'ı böyle çileden çıkaransa Metin Hara'nın Ayşe Arman'a verdiği röportajda eski sevgililerini sayıp dökmesi, hatta bunu 'Eski sevgililerimi google'ladın mı"  gibi bir mahalle paçozu edasıyla söylemesiydi. 'Eski sevgililer'  Beste Kökdemir, Ekin Türkmen, Müge Boz  ve Aslı Tandoğan şimdilik suskun ama onlar adına milyonlarca okuyucu Hara'ya tepki gösterdi. Hara'nın okurları irite etmesinin tek nedeni de bu konu değil elbette. O röportajda baştan aşağı bir ucuzluk vardı. Köşe yazarları ona boşuna  ‘Paçoz, erkek kezban’ demedi değil mi? Hemen o meşhur röportajdan bazı bölümleri aktarayım, Berrak Tüzünataç ve diğer tepki gösterenler haklı mı bakın…

Metin Hara’ya fena saydırdı: Kadınları suistimal etmişsin, samimiyetsiz

Öncelikle benim notum: Metin Hara’nın Adriana Lima’dan sürekli ‘yenge’ diye bahsetmesi, ‘bu kadın, kadın çok zengin, kadın çok ünlü” diye anlatması beni de rahatsız etti. Eski sevgililerini sayıp dökmesi, “Beni dünya tanıyacak” naraları zaten malum… Geçelim onun cümlelerine…

Metin Hara’ya fena saydırdı: Kadınları suistimal etmişsin, samimiyetsiz

-Sözünü ettiğimiz kadın, dünyanın en ünlü, en çok para kazanan modeli. Zaten kazanmış kazanacağı kadar. Bu kadının çalıştığı markaların ve aldığı bütçelerin büyüklüğü inanılır gibi değil, bunun farkında mı değiller? Ya matematikleri bozuk ya da ahlakları!

-Gönlü geniş, sıfatların ötesinde güzel bir kadın bile, bir tane şiire, bir müzik kutusuna, gayet rahat vurulabiliyor! Sana âşık oluyor! Gençler bunu örnek alsın, çekemeyenler de sodalarını içsinler! Çünkü daha büyük şeyler de olacak…

- Ben daha Birleşmiş Milletler’de seminer vereceğim. Bütün dünyanın Paulo Coelho’su olacağım. Binlerce insanın hayatını değiştireceğim. Her sene hedefime biraz daha yaklaşıyorum. O yüzden bu yazılıp çizilenlere hiç sinirim bozulmuyor

- Benim ideallerim büyük. Ben bütün dünyaya açılacağım. Bu kitap da satacak, o şiirler de okunacak, o vakıflar da kurulacak. Bu çocuklar kurtarılacak, hapishanelere gireceğim, hastanelere gireceğim. Ama tabii ki kıskançlar da arkamdan konuşacak, sodalarını içecek, “Bu, PR!” diyecek, “Metin, illuminati diyecek, Rockefeller arkasında!” diyecek, ama ben yine bildiğimi okuyacağım.

-İsimleri açıklamıyorum ama ben zaten Hollywood yıldızlarıyla da çalışmaya başladım.

- Ayşe Arman’ın ‘Bütün dünyada haberleriniz çıkıyor’ diye hatırlatması üzerine - Tabii ki öyle olacak. Çünkü kadın, bütün dünyada tanınan biri, sadece üçüncü dünya ülkesinde haber olacak halimiz yok. Biz biliyorduk bunu…

(Ayşe Arman’ın 'Neden medya önünde öpüşüyorsunuz?' sorusu üzerine) - E sıkıldık. Beş gün kadını papağan gibi burada mı tutayım? Biz havaalanının lounge’unda öpüşüyorduk, bir hıyar çekmiş. Sevdiğim kadın, öperim, bu kadar! Sana ne?

(Ayşe Arman’ın 'Bu kadın sende ne buldu?' sorusu üzerine) Sen hiç benim eski sevgililerimi Google’dın mı? Aslı Tandoğan, Ekin Türkmen, Müge Boz, Beste Kökdemir. Bunlar benim eski sevgililerim. Hepsi inanılmaz güzel, kendi alanlarında inanılmaz başarılı, sempatik, yaratıcı, üretken ve çok güzel kadınlar. Hepsi de ünlü. Kimin ne söylediğinin hiç önemi yok. Hiçbir kimseden, hiçbir kominiteden, tarikattan yardım almadan ben bu hale geldim. Ve evet, beğenseler de beğenmeseler de ben, çocukluğumdan beri dünyayla ilgili bir şeyler yapacaktım. Ve bunu, adım adım Türkiye’de inşa ediyorum, dünyaya da açılacağım. Çok rahatım. Çok netim. Ve biz çok mutluyuz. Acayip planlarımız var, keyfimiz yerinde…