SAĞLIK VE GÜZELLIK

Aşıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar ve bilinmeyen gerçekler

Author

Aşı, hastalıklara karşı bağışıklık kazanılmasında yaygın olarak kullanılan zayıflatılmış hastalık virüsüdür. Vücudumuza verilen zayıf virüsleri bağışıklık sistemimizin elemanları kolayca yok eder ve aynı virüsün bir daha vücudu istila etme tehlikesine karşın o virüsün antikorunu yedeğinde bekletir. Böylece normalde belki de ölümcül olabilecek virüsler biz farkında bile olmadan vücudumuzda yok edilir. Aşı, sanıldığından çok daha ciddiye alınması gereken bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü aşı farkındalığı yaratmak için ve önlenebilir hastalıklara dikkat çekmek için 24-30 Nisan haftasını Avrupa Aşı Haftası ilan etmiştir. Dünya Sağlık Örgütü'nün bu bağlamda hazırladığı aşı hakkında bilinen en yaygın yanlışları teyit.org düzenlemiş. Gelin o doğru bilinen yanlışları beraber yorumlayalım.

Aşıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar ve bilinmeyen gerçekler

1. Hastalıkları ortadan kaldırmak için daha hijyenik ve steril ortam sağlamak yeterli, aşılara gerek yok

Hastalıklardan korunmak için uygulanacak en ucuz ve etkili yöntem temizlik ve hijyendir. Ancak hastalıkları ortadan kaldırmak için daha temiz ve hijyenik bir ortam yeterli değildir. İstediğiniz kadar temiz olun, dikkat edin, yine de hastalık yayılmaya devam eder. Özellikle çocuk felci gibi ciddi hastalıklar aşı olmadığı takdirde kişinin yaşam kalitesini oldukça düşürür. Ancak aşı olunduğu takdirde vücuda giren poliomyelit (çocuk felci) virüsünü bağışıklık sistemimiz tanır ve anında etkisiz hale getirir.

2. Aşılar henüz bilinmeyen ancak bazen ölümcül bile olabilen bazı yan etkilere sahip

Aşılar bırakın ölümcül olmayı, dozu çok düşük virüsler içerdiği için yan etkileri neredeyse yok denecek kadar azdır. Kişiyi ölümcül bir yola sürükleyen asıl etken, hastalığın kendisidir. Zira zamanında yapılmayan aşılar, hastanın hastalığı olduğundan çok daha ciddi geçirmesine ve hastalıktan sonra sekel (hastalık kalıntısı) kalmasına sebep olur.

3. Dizanteri, tetanoz, boğmaca ve çocuk felci aşıları birlikte yapıldığında ani bebek ölümlerine sebep oluyor

Aşıların bebeğe verilmesi bebek ölümlerine sebep olmaz, aksine ani bebek ölümlerinin önüne geçer. Zira yukarıdaki hastalıkların, ani bebek ölümlerinin altında yatan gizli sebep olduğu düşünülüyor. Bebeklik döneminin belirli periyotlarında yapılması gereken bu aşıların yapılmaması durumunda bebeğin çok ciddi fiziksel ve mental gelişim bozukluklarına sahip olacağı unutulmamalıdır.

4. Aşıyla önlenebilir hastalıklara ülkemde artık rastlanmıyor, aşı yaptırmasam da olur

Olmaz. Bu maddeyi şu örnekle açıklamak istiyorum. Özellikle 1960'lı yıllardan sonra dünya genelinde ve ülkemizde polio (çocuk felci) aşısının yaygınlaşmasıyla beraber poliomyelit hastalığının insidansı (görülme sıklığı) oldukça azaldı. Hatta 2000'li yılların başından itibaren ülkemizde kayıtlara geçen polio hastası bebek neredeyse hiç yok. (Bunda elbette ki zamanında yapılan polio aşılarının etkisi çok büyük.) Ancak son 3-4 yılda polio hastalığının ilginç bir şekilde tekrardan artış gösterdiği kaydediliyor. Bu artışın ana sebebinin, Suriye'den aldığımız göçler olduğu düşünülüyor. Yani demem o ki, ülkede o hastalığa sahip insanların olmaması, o hastalık virüsünün olmayacağı anlamına gelmiyor. Enfeksiyöz ajanlar dünyanın her yerine transfer olabilir. Tedbiri elden bırakmamak gerek.

5. Aşıyla önlenebilir çocukluk hastalıkları hayatın talihsiz bir gerçeği

Aşıyla önlenebilen hastalıklar, adı üstünde, aşıyla önlenebilir. Hayatın acı gerçeği diyerek bu durumu duygusala bağlamaya gerek yok. Evet, aşı ile önlenebilir hastalıklar ciddidir, hem bebekte hem de yetişkinde ciddi komplikasyonlara sebep olur. Fakat aşı ile bu komplikasyonlar önlenir. Aşının yapılmaması, bebeği göz göre göre savunmasız bırakmak demektir.

6. Bir çocuğa tek seferde birden fazla aşı yapmak yan etki riskini artırıyor ayrıca çocuğun bağışıklık sistemine fazla yüklenme yapıyor

Bu içeriği maddeye kadar okuduysanız, bu maddenin açıklanmaya ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Yine de kısaca bahsedecek olursak, birden fazla aşı yapmanın bağışıklık sistemine olumsuz etkiye yol açtığını gösteren hiçbir kanıt yok. Bırakın birkaç aşıyı, bağışıklık sistemimiz yüzlerce farklı hastalıkla savaşabilecek müthiş bir ordu görevi görüyor. Yemek yerken, nefes alırken bile vücuda zararlı organizmalar hücum ediyor. Hepsine ayrı ayrı antikor üreten bağışıklık sistemimizin birkaç aşıyı kaldıramayacağını düşünmek bağışıklık sistemimize hakaret gibi bir şey.

7. Gribal enfeksiyon o kadar önemli bir hastalık değil, aşıya gerek yok

Grip, sandığınızdan çok daha fazlası aslında. Dünyada her yıl 300bin-500bin kişinin grip yüzünden öldüğünü biliyor muydunuz? Bir de gribe eşlik eden başka hastalıklarınız varsa ( kalp rahatsızlığı, astım, diyabet gibi) en çok sizin önemsemeniz gerekir. Aşı yaptırmak gribi ağır bir şekilde geçirip çevrenizdeki insanlara bulaştırmanızı önler.

8. Aşıyla bağışıklık kazanmaktansa hastalıkla bağışıklık kazanırım daha iyi

Bunu şu örnekle açıklamak istiyorum. Önünüzde bir kaynar suyla dolu bir tencere var ve siz içini göremiyorsunuz. Suyun sıcak olduğunu öğrenmek için elinizi bir miktar yaklaştırmayı mı tercih edersiniz, yoksa elinizi kaynar suyun içine daldırmayı mı? İkisinde de suyun sıcak olduğunu öğrenirsiniz, yine de karar sizin. Bağışıklık sistemimiz de aynı bu şekilde elini kaynar suyun içine daldırmak zorunda kalmadan virüsleri belleğine kaydederek antikorlar üretiyor ve önlemini alıyor.

9. Aşılar cıva içerir ve bu yüzden zararlıdır

Cıvanın insan vücudu için zararlı olduğu bir gerçek. Ancak tıbbi prosedürlerden özenle geçerek üretilen ve koruyucu olarak bazı aşılara eklenen organik bir cıva bileşiği olan "Tiyosermal" içeren aşıların sağlık riski oluşturduğuna yönelik hiçbir kanıt yok.

10. Aşılar otizme yol açıyor

Bu söylentiyi ortaya çıkaran olay, 1998 yılında yapılan bir çalışma sonucu kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısının otizmle bağlantısı olduğunun ortaya koyulması iddiasıydı. İlerleyen dönemlerde bu çalışma geçerliliğini çok kısa sürede kaybetti ve bu makale yayınlandığı dergi tarafından geri çekildi. Fakat gelin görün ki, bu iddia kamuoyunda oldukça panik yarattı ve aşı yapılma oranlarında ciddi bir düşüş görüldü, bu da hastalıkların tekrar ortaya çıkmasına neden oldu. Sonuç olarak aşıyla otizm arasında herhangi bir bağlantı olduğuna dair delil bulunmuyor.

11. Aşılanmış çocuklar aşılanmamış çocuklara göre daha fazla alerjik, otoümmin hastalık tecrübesi yaşarlar

Aşılar bağışıklık sistemimize bazı virüslere tepki vermesini öğretir, işlerin şeklini değiştirmezler. Aşılanma ile otoümmin ve alerjik hastalıklara yakalanma riski artmaz, aşı sayesinde bu hastalıklara yakalanma olasılığı düşer.

12. Aşılama, kanser vakalarındaki küresel artıştan sorumludur

Aşılar kansere sebep olmaz. Aksine kanseri önlemek, yaşam süresi ve kalitesini artırmak için kullanılan aşılar vardır.Özellikle kadınlarda serviks kanserini önlemek için aşılama uygulaması oldukça yaygındır. Kanseri küresel anlamda artıran birçok neden var, ancak aşı bunlardan biri değil.