BILIM

Bebeğin cinsiyetine doğmadan önce karar verilebilecek

Author
Bebeğin cinsiyetine doğmadan önce karar verilebilecek

Yıllardır bebeğin cinsiyetini öğrenmek için çeşitli garip yollara başvurdular. Hatta erkek çocuk doğuramıyor diye kadınlar hor görüldü, aşağılandı. Daha sonra cinsiyeti belirleyen etkenin erkekten gelen Y kromozomu olduğu "sonunda" anlaşıldı. Bu sefer de ibre tam tersine döndü. Erkekler üzerinde bir baskı oluşmaya başladı. Fakat yapılan çalışmalar gösteriyor ki, bebeğin cinsiyetinin belirlenmesindeki asıl etken çok farklı. Yeni bir araştırma, bir bebeğin cinsiyetini ilk dönemde belirlemenin mümkün olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılara göre bebeğin cinsiyetinin belirlenmesindeki ana etken , annenin kan basıncı olabilir.

Bebeğin cinsiyetine doğmadan önce karar verilebilecek

Bu konuya kafa yoran bilim insanları, gebe kalmadan önceki haftalarda erkek ve kız popülasyonu oranının belirlenmesinin ardındaki sebebi araştırıyorlardı. Birçok etken üzerinde duran araştırmacılar, yükses sistolik kan basıncının erkek cinsiyetli, düşük kan basıncının ise kız cinsiyetli bebeklerin doğumuyla sonuçlandığını saptadı.

Önceki çalışmalarda ele alınan etkenlerden olan ekonomik bunalım, doğal felaketler, kötü yaşam koşulları gibi stresli olaylarda fetusların erkek cinsiyete evrildiğinden şüpheleniliyor. Bu dönemlerde cinsiyetin belirlenme oranı 50:50 gibi görünse de gerçek oranın daha eğri bir çizgi ile ilerlediği savunuluyor. Erkek doğum oranının bu dönemlerde arttığı ve sebebinin de bu olduğu söyleniyordu. Şimdilerde düşünecek olursak, son çalışmalarla tutarlılık gösterdiğini söylemek mümkün. Kötü yaşam koşullarındaki annelerin sempatik sinir sisteminin, parasempatik sinir sisteminden daha aktif durumda olmasını sağlıyor. Bu da annenin kan basıncını artırıyor. Dolayısıyla bu durum erkek doğum oranının artmasına neden oluyor.

Toronto'daki Mount Sinai Hastanesi'nden Dr. Ravi Retnakaran'ın liderliğinde ve Amerikan Hipertansiyon Dergisinde yayınlanan yeni çalışmada, gebelik planlayan 1.411 kadın izlendi. Gebe kalmadan önceki 26 haftada tıbbi değerlendirmeler yapıldı. Bu gebeliklerin 739'u erkek, 672'si kızla sonuçlandı. Çalışma sonuçları yaş, eğitim, sigara içme, vücut kitle indeksi, kolesterol, trigliserid ve glikoz için düzeltmeler yaptıktan sonra, erkek çocuğa sahip olan kadınların yüksek kan basıncına, kız çocuğa sahip kadınların ise düşük kan basıncına sahip olduğu ispatlanmıştır.

Bebeğin cinsiyetine doğmadan önce karar verilebilecek

Retnakaran yaptığı açıklamada bu yeni anlayışın hem üreme planlaması hem de insanlardaki cinsiyet oranının altında yatan temel mekanizmaları anlamalarını sağlayabileceğini söylüyor.

Bu keşfin en tartışılan yanı ise, kadınların kan basıncını bilinçli bir şekilde yükseltip düşürerek bebeklerin cinsiyetini etkileyip etkilemeyeceği. Erkek isteyen çiftler buna göre kan basıncını düzenleyip istedikleri cinsiyette bebeğe sahip olabilecek mi? Bunu yapılan yeni çalışmaların sonucu belirleyecek ancak bu durum mümkün olacak gibi görünüyor. Yani ilerde çiftler bebeğin cinsiyetini, doğmadan belirleyebilecek. Bu duruma karşı çıkan büyük bir kesim var. Bebeğin cinsiyetinin doğal yollarla belirlenmesinin daha sağlıklı olacağını savunan grup, bu adımların ileride daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini savunuyor. Ancak kişiler kendi isteğine göre cinsiyeti belirleyebilse bile, belirlememe hakları da devam edecek. Yani isteyen yine hiçbir şey yapmadan cinsiyeti sürpriz olarak öğrenebilir.

Ama bizce erkek de olsa kız da olsa, sağlıklı olsun yeter :)