SAĞLIK VE GÜZELLIK

Beynimde tümör var ve bir cerrah olarak bu durumdan çok korkuyorum

Author

Doktorlar... Hayatımızı borçlu olduğumuz insanlar. Gün içinde binbir çeşit hastaya bakıp iyileştirmeye çalışıyorlar, ameliyatlara girip insanları tekrardan hayata bağlıyorlar. Peki ya hasta koltuğunda oturan kişi bir doktorsa? Acaba her gün hastalarına "Malesef beyninizde tümör var" diyen cerrah bir gün beyninde tümör olduğunu öğrense ne yapardı? Bir doktorun en korktuğu şey, kendi alanıyla ilgili bir hastalık olabilir mi? Bunu bir cerrahın kendi ağzından dinleyelim.

Beynimde tümör var ve bir cerrah olarak bu durumdan çok korkuyorum

"Bir genel cerrah olarak, günümün büyük çoğunluğunda meşgulüm. Haliyle yoruluyorum ama bitkin değildim, ta ki işimden ayrılıp arabama doğru giderken yüksek topuklularımın üzerinde kendimi dengesiz hissedene kadar. Ertesi gün stajyerim de sarhoş gibi yürüdüğümü söylediğinde tehlike çanları çalmaya başladı. Aklıma öğrenciyken aldığım beyin tümörleri dersleri geldi.

Bence beyin tümörüm vardı çünkü bu basit bir baş ağrısı değildi, eşlik eden semptomlar çok daha fazlaydı. Sabah nöroloji kliniğine gidip derdimi anlattım ve ilk taramamı oldum. Ardından ikincisini. Evet, ben bir profesyonelim ama birkaç dakika sonra endişeli bir hastaya dönüşüveriyordum. Tarama sonuçları elimize ulaştı. Serebellumda 3 cm'lik bir şey beynimi sıkıştırıyor. Akustik nöroma adı verilen, başımın dönmesine ve dengemin bozulmasına sebep olan bir tümörüm varmış!

Mutlaka cerrahi operasyon gerekiyormuş. Kitle radyoterapi uygulanamayacak kadar büyük ve bekleme politikasını uygulayamayacak kadar ilerlemiş durumda. İşten üç ay uzaklaşmam gerekecek... Ama bununla baş edebilirim. Dengemi tekrar sağlamam gerekecek. Belki de yürümeyi tekrardan öğrenmem gerekecek. Diyabetik ayak komplikasyonları için amputasyonlar yapıyorum ve ameliyat sonrası talimatlarda bulunuyorum. Benim en azından ayaklarım yerinde olacak! Fakat olayın sadece ayaklarda bitmediğini daha sonra öğrendim. Ameliyatta sinirin yüz hareketlerime zarar verme riski varmış. Panik oluyorum... Hastalarla bire bir görüşmem gerek ancak yüzüm bozulursa hastaları nasıl idare edebilirim? Hastanın tepkisi ne olur? Yoksa çok sevdiğim işime artık devam edemeyecek miyim? Ameliyat olmak istemiyorum, bunun başka yolları olmalı. Radyoterapi iyi sonuçlar verebilir belki. Genel cerrah olsam da, beyin cerrahisi hakkında bir gecede o kadar çok bilgi sahibi oldum ki, artık akustik nöromalar konusunda uzmanlaştığımı söyleyebilirim.

Cerrah arkadaşımla konuşmaya karar verdim ve onunla konuşurken bir şey fark ettim. Sürekli korkularım hakkında konuşuyor. Bunu nasıl biliyor? Tabi, her gün bu konuşmayı yapıyor olmalı. Bana normal bir hastaymış gibi davranıyor ve benim de bir doktor olduğumu unutuyor. Benim asıl endişelerim kişisel. Benim için seçenekler daralıyor. Sanırım ameliyattan başka seçeneğim yok gibi. Ağlamak istiyorum... Normalde kararları kontrol altına almada uzmanımdır ancak konu kendi bakımım olunca bu çok korkutucu oluyor. Yüzleşmem gereken endişelerim var ve girmem gereken bir ameliyat..."

Açıkça görüldüğü gibi herkesi iyileştiren ve hastalara umut ışığı olan doktorlar konu kendileri olduğunda o kadar da pozitif olamıyorlar. Peki neden? Bu doktorun korku ve endişelerinin altında yatan sebepler olmalı... Aslında sorunun cevabı basit. Doktorlar, uzman oldukları alanla ilgili tüm detayları bilirler. Ameliyatta hangi işlemlerin yapıldığı, ameliyat esnasında meydana gelebilecek tehlikeler, ameliyat sonrası yan etkiler... Belki bunların pek azını size söylerler, ama tüm olumsuzluklardan haberdardırlar. O yüzden uzmanı olduğu alanla ilgili hastalığa yakalanmaktan korkarlar. Niye korkmasınlar ki? Belki de en çok onlar korkar.

Kaynak; 1 , 2 , 3 , 4