BILIM

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

Author
Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

Bilim gelişiyor, ilerlemeye devam ediyor. Gelişmeleri merakla ve heyecanla takip ediyoruz ancak bazı gelişmelerin mimarı içimizden birileri olunca verdiği gurur bir başka oluyor. 32 yaşında olmasına rağmen kariyerine büyük başarılar sığdırmış, kazandığı başarılar kazanacaklarının habercisi olan, bilimin Mevlana’sı olarak anılan Canan Dağdeviren, bilim insanı olmanın ve başarının sırlarını Cumhuriyet Gazetesi'nden Özlem Yüzak'a anlattı. Dağdeviren, "Umutsuzluğa düştüğüm zamanlarda motivasyonumu Atatürk’ten alıyorum, Bilime olan aşkımı Pierre Curie’ye, hayat felsefemi Atatürk’e borçluyum" dedi.

Canan Dağdeviren kimdir?

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

4 Mayıs 1985 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Canan Dağdeviren, ilk ve orta öğrenimini Kocaeli'nde yaptıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden 2007 yılında mezun oldu. Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programındaki yüksek lisans eğitimini 2009'da tamamladı. Şimdi MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü)'de yardımcı doçent.

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

Bu süreçte esnek ve katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yaptı. Bilim dünyası onu giyilebilir kalp pili mucidi olarak tanıyor. Medikal teknoloji alanındaki çalışmalarında ayrıca cilt kanserini erken dönemde teşhiseden bir cihaz da geliştirdi.

Giyilebilir kalp pili nedir?

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

Günlerini okulun Boston’daki laboratuvarında geçiren Canan Dağdeviren’in kalp için ürettiği özel çip, kalp atışlarıyla oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi sürekli şarj ediyor ve pile ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Soluk alıp verirken akciğer ve diyaframın oluşturduğu mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren “giyilebilir kalp pili” sayesinde, kalbe takılan pilin değişmesi için hastaların küçük yaşlardan itibaren sık sık ameliyat olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Lectures kapsamında öğrencilere yapacağı konuşmanın öncesinde Cumhuriyet'ten Özlem Yüzak'a konuşan Dağdeviren'in “Azmimi ve kararlığımı annemden, riskli kararlar almayı babamdan almışım” diye bahsettiği ailesi de o an yanındaydı.

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

Yoğun Türkiye programında ilk durak Sabancı Üniversitesi olmuş. Nedeni ise ilginç. “Türkiye’de de ABD gibi giyilebilir kalp pili yapılabilir mi” diye araştırdığını, sonucunda bir rapor hazırlayacağını söylüyor. “Peki yapılabilir mi?” sorusunu yönelten Yüzak, “Çok kolay değil Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak. En büyük sorun malzeme temininde. Önce ihaleye çıkılıyor. Şirketler başvuruyor en hesaplısı seçiliyor. Bürokrasi çok fazla. Envanter tam yok, aynı malzeme başka üniversitede var mı yok mu bilinmiyor” cevabını almış.

Bilimin Mevlana'sı Canan Dağdeviren: Hayat felsefemi Atatürk'e borçluyum

ABD'de işleyişin farklı olduğunu belirten Dağdeviren, “Orada araştırma yapanlara güvenirler. Üzerinde ismimizin olduğu kredi kartları verirler, limitsiz. İstediğiniz malzemeyi anında temin edersiniz. Türkiye’de bahane üretmeye açık bir yapı var. Örneğin malzeme olmaması bile bunu tetikleyebiliyor. Ayrıca başarısızlığa hiç tahammül yok burada. Oysa bilim dünyasında başarısız olmak iyi bir şeydir.” demiş. KHK ile onlarca bilim insanının üniversitelerinden atılması konusunda da Dağdeviren “Genel anlamda özgürlüğün olmadığı bir ülkede akademik özgürlük nasıl olabilir ki?” yorumunu yapmış. Hakkı var... “Türkiye’deki üniversitelerde aldığım eğitimin hakkını vermem lazım. Sabancı ve Hacettepe’de katı hal fiziğini çok iyi öğrendim. Ama pratik eksiğim vardı onu da ABD’de tamamlıyorum” diyen Canan Dağdeviren, fizik mühendisliğine 73 kişi olarak girdiklerini ve sadece 3 kişinin mezun olabildiğini belirtiyor.

Dağdeviren'den gençlere de mesaj var; "Hedefler insanların içinde gizlidir. Sakin bir ortamda kendinize şu soruyu sorun: Kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz. Hayal kurun ve mutlaka peşinden gidin. Çünkü insan bir kez hayata geliyor."