Japonya'daki tarihi felaketin 6. yılı

Author

Takvimler 11 Mart 2011'i gösterdiğinde kimse büyük bir felaketin geleceğini beklemiyordu.  Evet, depremle yatıp depremle kalkan bir ülke olabilirler ancak o gün tarihinin en büyük depremine tanık olacaklarından habersizdi Japon halkı. Maalesef ki işler her zaman beklendiği gibi gitmiyor. Yerel saat ile 14.46'yı gösterdiğinde büyük bir gürültü ve ona eşlik eden sallanmalar. Japonya, 8.9 şiddetinde sallanarak tarihinin en büyük deprem felaketini yaşıyordu. 

Japonya'daki tarihi felaketin 6. yılı

Depremin merkez üssünün Honşu adasının Sendai bölgesinin 130 kilometre doğusuydu ancak yerin 10 km altında olmasına rağmen 380 km uzaklıktaki başkent Tokyo'da bile sarsıntı hissedildi. Bu noktadan sonra depremin büyüklüğü yetmezmiş gibi bir diğer büyük felaketin anonsu yapılıyordu: Tsunami'nin. Dalgaların büyüklüğü 40 metreye kadar ulaştı. Öyle ki depremden korunmak için insanların sığındığı 3 katlı binaları bile yıkmıştı bu dev tsunami. Depremin büyüklüğü nedeniyle Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, başlangıçta sınırlı tuttuğu tsunami alarmını daha sonra neredeyse Pasifik Okyanusu'na kıyısı olan bütün ülkeler için genişletti. Tsunami uyarısı yapılan ülkeler arasında Rusya, Tayvan, Filipinler, Endonezya, Papua Yeni Gine, Avustralya, Yeni Zelanda, Fiji, Meksika, Guatemala, El Salvador, Kosta Rika, Nikaragua, Panama, Honduras, Şili, Ekvador, Kolombiya ve Peru'yu da kapsamıştı. Artık olay ulusal değil global bir hale büründü.

Japonya'daki tarihi felaketin 6. yılı

Depremden sonra Japonya'nın başkenti Tokyo ve civarında 4 milyon evin elektrikleri kesildi, kentte 14 yangın çıktı. Tokyo'nun merkezinde tüm tren seferleri durduruldu. Tokyo metrosu ve banliyö trenleri durduruldu. Kuzeydeki Sendai havaalanını ise su bastı. Japonya'daki tüm limanlar tsunami tehdidi dolayısıyla kapatıldı. Akıllara nükleer santraller geldi tabi. Depremin ardından bazı nükleer santraller otomatik olarak kapandı. Bunun yanı sıra Sony 6 fabrikasını kapattı. Toyota üretimlerini durdurdu. Depremin ardından, Japonya'nın Honşu adasının doğu sahili açıkları ve yakınlarında büyüklükleri 5,8 ile 7,1 arasında değişen 20 artçı deprem oldu.

Japonya Ulusal Polis Teşkilatına göre, onaylanmış ölüm sayısı 10 Nisan 2015 itibarıyle 15.891. Çoğu insan boğulmak suretiyle öldü. 2500'den fazla kişinin eksik bildirildiği söyleniyor. Ölenlerin ruhu şad olsun...

Neyse ki bu tarihi felaketin izlerini beklenenden çok daha kısa sürede sildi Japonya. Deprem bölgesinde olmasına rağmen hala teknolojide dünyanın önde gelen ülkelerinden olmaya devam ediyor. Peki ya olası bir İstanbul depreminde durum nasıl olurdu?

Japonya'daki tarihi felaketin 6. yılı

Biliyorsunuz ki İstanbul üzerinde de deprem senaryoları yazılmaya devam ediyor. Beklenen depremin büyüklüğü ise hafife alınır cinsten değil, 7 civarlarında. Ayrıca beklenen sonuçlar Japonya'yla benzerlik gösteriyor. Olası bir İstanbul depreminin ardından depreme tsunaminin eşlik etme ihtimali çok yüksek. Eğer böyle bir durum olursa, dalganın boylarının tam 15 metreye kadar çıkacağı söyleniyor. Bu tam bir facia olur. 

Yapılan araştırmalara göre Marmara Denizi'nde gaz çıkışının arttığı saptanmış. "Bu da fay çatlakları arttı mı?" sorusunu akıllara getiriyor. Yine yapılan hesaplara göre bu depremin olası zararı, Japon JICA adlı kuruluşun hesabına göre, 50 milyar dolar. Yani Şili depremindeki hasardan bile daha fazla. Yine en kötü deprem senaryosuna göre 52 bin ila 87 bin arasında can kaybı yaşanacak. 135 bin kişi ağır yaralanacak. Tarihi eserler de etkilenecek. 1999 depreminden sonra hasar tespit çalışmalarında Topkapı Sarayı başta olmak üzere birçok tarihi eser zarar görmüştü. Prof. Dr. İlber Ortaylı Topkapı Sarayı'nda o günden bugüne ciddi bir çalışma olmadığını söylüyor. Kısacası, olası bir İstanbul depreminde tarihi eserler de yerle bir olabilir.

Peki olası bir İstanbul depremine ne kadar hazırlıklıyız? Tartışılır. Hatta bence hiç de hazırlıklı değiliz. Bir deprem olduğu zaman nereden ekmek alacağımızı, suyumuzu nereden temin edeceğimizi, haberleşmeyi nasıl sağlayacağımızı bilmiyoruz. Kaçımızın evinde deprem çantası var? Bunların hepsi öğretilmeli, halk bilgilendirilmeli. Hatta deprem sertifikaları şartı konulmalı kurumların iş alımlarında. Eğitimler verilmeli. En azından ilk etapta bu sertifika devlet çalışanlarına uygulanmalı. Yakın hedefler arasında bunların olması gerektiğini düşünüyorum. Uzak hedeflerde ise doğru ve sağlam şehir yapılanması. Fakat umarım bu yapılanma başımıza felaket geldikten sonra olmaz.

Kaynak: 1 , 2 , 3