SAĞLIK VE GÜZELLIK

Sonunda kanser hücrelerinin inine girdik

Author

Kanser, şüphesiz günümüzün en ciddi ve ölümcül hastalıklarının başında geliyor. Hal böyle olunca da kanser üzerine sayısız araştırmalar yapılıyor. Bu araştırmaların çoğunun sonucu bilim insanlarını tatmin etmiyor. Sebebi ise kanser hücrelerinin yapısı ve fonksiyonu ile ilgili. Kanser hücreleri çok hızlı bir şekilde farklı dokulara yayılabilme özelliğine sahip. Buna literatürde metastaz diyorlar. Bu metastatik hücreler öncelikle komşu hücreleri gözüne kestirirler. Sonra öteki komşulara, ordan ötekine derken kanser hücreleri kötü huylu bir tümör halini alır ve kapladığı organı tamamen kontrolü altına alarak yaşamı tehdit edecek seviyeye gelir.

Sonunda kanser hücrelerinin inine girdik

Metastazdan bahsetmiştik. Kanserle mücadelede olmasından çekindiğimiz, olmasını istemediğimiz en önemli şey kanserin çevre dokulara yayılmasıdır. Zaten kanseri kanser yapan yegane olay da bu. Yayılma kontrol altına alınmazsa malign (kötü huylu) tümör acil bir operasyonla alınır. Ancak olay burda bitmiyor. Kanserle mücadele eden arkadaşlarım üzülmesin ancak, remisyon (iyileşme) gösteren kanserler bile daha sonradan tekrardan nüksetme riskini barındırıyor. Olayın kördüğüm olduğu nokta da burası. Yıllar geçmiş, hastalıklı doku alınmış, kemoterapi, radyoterapi, fizyoterapi derken bir gün ansızın tekrardan nükseden kanserin sebebi bir türlü bulunamıyordu. Daha doğrusu birçok fikir ortaya atılsa da, fikir birliği ve kesin kanıt yoktu. Ancak yapılan son çalışmalar, iyileşme döneminde bile sinsice pusuda bekleyip yıllar sonra insan hayatını tekrardan tehlikeye sokan hain kanserin sebebini buldu.

Metastaz dediğimiz olay, kanser hücrelerinin invaziv (dokulara yayılıp üreme yeteneği) sınırlarının bir getirisidir. Kanser bu yetenek sayesinde yayılır. Düğüm de tam burada çözülüyor. Birincil tümör oluşmadan kan dolaşımına giren bazı kaçak kanser hücreleri, yıllarca ortaya çıkmayan ve bir gece ansızın çıkabilen ikincil tümörlerin tohumunu oluşturuyor.

Bununla yetinmeyen araştırmacılar, kaçak hücrelerin nereden geldiğini bulmak için tüm tümörleri inceledi. Bu incelemeyi insan üstünde değil, fare ve tavuk üstünde yaptılar.Özel bir protein ekleyerek normal hücreleri kaçak hücrelerden ayırmayı planladılar, ve başarılı da oldular. Fakat bunun sonunda gördükleri şey karşısında şoke oldular.

Sonunda kanser hücrelerinin inine girdik

Sonunda olayın düğümü çözüldü. Meğerse gelişmiş tümör hücreleri, tümörün çekirdeğinden kan damarlarına gizli damarlar inşa ediyormuş. Bu damarlar sayesinde kanser potansiyeline sahip tümör tohumlarını direkt olarak kana veriyormuş. Böylece doktorlar ne kadar da tümörlü dokuyu alsa, kan damarlarında dolaşan gizli kanser hücreleri yılllaaarrr sonra ansızın nüksedebiliyor, bir hücreden komşu hücreye yayıldığı düşünülen kanser aslında kan dolaşımıyla da yayılabiliyormuş. Bu bir nevi hapishanede tünel kazmak gibi bir şey resmen. Bir kanser hücresinin bunu yapması, onları çok daha ciddiye almamız gerektiğini gösteriyor. Hoş, daha ne kadar ciddiye alabiliriz ki? Yaptıkları şey şeytanın aklına gelmez.

Sonuç olarak, bu araştırmayla kanser hücrelerinin gizli inlerine girmiş bulunduk. Bundan sonra bilim insanları silahlarını ona göre hazırlayacak. Hatta hazırlamaya başladı bile. Tümör hücrelerinin kan damarı üretmesini sağlayan protein suç üstü yakalandı. Namlular o proteine doğruldu. O protein pasif hale getirilerek gizli damarların oluşumu engellenecek ve dolayısıyla da kanserin kan damarlarına girerek patlamaya hazır bomba gibi hazırda beklemesi önlenmiş olacak.