EĞLENCE

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

Author

Nusret’in Instagram’da sıkı bir takipçisiyim. Onun paylaşımlarını izlemekten keyif alıyorum. Mizahı da çok iyi. İşindeki ustalığına zaten diyecek yok. Adamı stalklarken acayip merak ediyordum yalnız. Karnım nasıl acıkıyordu anlatamam. Bir gün dedim yahu ne olabilir ki, ben bu restorana gidecem. Allaha şükür işimiz gücümüz var, çalışır öderiz. Bir aksilik olursa kredi notum da fena değil, şıp diye çekerim düşüncesindeyim.

Yanıma da bir arkadaşımı alıp Nişantaşı Nusret’e gittim. Baktık menüye, iki hamburger sipariş ettik. (En ucuzları onlardı) Islak hamburger de satmaya başlamışlar deneme amaçlı, bir tane ondan söyledik. İçecek falan derken iki kişinin hesabı 100 lirayı geçmedi bile. Ucuz değil ama abartıldığı kadar da büyük bir para ödemedik. Ama itiraf edeyim ki daha güzel bir yemek söyleyip kişi başı 150 lira hesap ödesek de üzülmezdik. Harbi lezzetliydi. Sonuçta her gün gitmiyoruz ya.

Anlatmak istediğim şeye geçeyim. Biz yemeğimizi yerken bir kadın geldi. Garsonlar kadını ayakta karşıladı, masaya buyur etti. Bizle de ilgilenmişlerdi ama ehh işte. Muhabbetlerinden kadının oranın müdavimi olduğu anlaşılıyordu. O kadın geldikten sonra biz 20 dakika kadar daha oturduk sanıyorum. Garsonlar sürekli kadının yanına gidip muhabbet ediyorlar, ilgi alaka on numara. Kadın da onlara oldukça samimi davranıyor. “Aa ıslak hamburger ne zamandan beri var, geçen hafta yoktu” gibisinden muhabbet ediyorlar.

Konuyu getirmek istediğim nokta şu ki, o kadın ödese ödese 200 lira hesap ödemiştir o gün. Çok da büyük bir para değil baktığın zaman. Ama benim dikkatimi çekmişti. Aynı hesabı ben de ödesem öderdim o gün, maaşı yeni çekmiştim ve hazırlıklı gitmiştim mekana. Dedim ya sonuçta her gün gittiğim bir yer değil. Ama o an düşündüğüm tek şey şuydu. Nusret’te tanınıyor olmak nasıl bir duyguydu acaba.

Açık açık söyleyeyim, çok pahalı bir duygu değil. Her ay bir kere Nusret’e gidip 200 lira hesap ödemek bütçeyi pek de zorlamaz. Aylık sigara parasından daha ucuz be. Ben zaten sigara içen bir adam da değilim. Bir iki kez gittikten sonra zaten garsonlar size daha ilgiyle davranmaya başlayacaktır. Çevredeki insanlar da sizin için ‘Vayy be adama bak, Nusret’te tanınıyor’ diyeceklerdir.

Tabii bu hikayeyi ben abartarak anlattım biraz. Orada tanınıp tanınmamak kimseyi yüceltecek veya küçültecek değil. Ama abartmayı severim ben bir şeyleri, affola.

Bu anıdan yola çıkıp insanı zenginmiş gibi gösteren ufak tefek şeyleri derledim. Büyük ev, lüks arabalardan bahsetmiyorum. Küçük küçük detaylar. Maddi olarak birçoğumuzu zorlamaz bile.

-Evde her zaman viskinin bulunması, canın çektikçe gidip o viskiden bir duble içmek. Eve önemli bir konuk geldiği zaman ona ikram etmek.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Bir eve asla BİM poşetinin girmemesi. Alışverişleri Macrocenter’dan, belki Migros’tan yapmak.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Sokak müzisyenlerine bahşiş vermek. Kağıt parayla ama. Sokağa böyle renk katan insanları boş geçmek olmaz.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Evde her daim bolca abur cuburun bulunması. Eve alınan çikolatanın gün içinde bitmemesi. Çikolatanın bitme süresi, zenginlikle doğru orantılıdır.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Sudan ucuz diye bir deyim var Türkçemizde. Bu kadar ucuz olan bir şey bir insanı nasıl zengin gösterebilir ki. Tabii ki cam şişenin içindeyse. Eve damacanayla değil, cam şişeyle su alınması.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Eve alınan karışık kuruyemişin içinde antep fıstığı, kaju, fındık, bademin bol olması.

-Takside arka koltuğa oturup taksimetreyle ilgilenmemek. Hepimiz taksi yolculuğu yapıyoruz. Ama ön koltuğa oturup dakika başı taksimetreye bakmakla arka koltuğa oturup dışarıyı seyretmek bir değil işte kardeşim.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-Açık büfede tabağı az doldurmak hem mide bulandırmaz, hem sizin prestijinizi yükseltir.

-Gittiğiniz berberde saçınızı yıkatırken öne mi yaslanıyorsunuz, arkaya mı? Arkaya yaslananlardansanız siz de zenginsinizdir.

Maçın ya da filmin yanına atıştırmalık bir şeyler alırken normal cipsin yerine Pringles tercih etmek.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

-4 bin liralık iPhone kullanmak artık bir zenginlik kıstası değil. O iPhone’u kılıflı mı kullanıyorsun kılıfsız mı? Telefonu kılıfsız kullanacak kadar zengin misin acaba?

-Kışın 2 3 günlüğüne şehir dışına çıkıp geleceksin diyelim. Döndüğünde evi sıcak bulmak için kombiyi kapatmıyorsan zenginsin sen de.

-Kışın ortasında canın kütür kütür erik yemek mi istedi. Yiyebiliyorsan zenginsin.

Aslında zengin olduğunuzun kanıtı ufak tefek detaylar

Evdeki çöpleri çöp poşetine atmak. Market alışverişinde poşetleri zulalayıp çöp poşeti olarak kullanmamak.