ILIŞKILER

Mutlu ve uzun bir ilişkinin sırrı: Böcek teorisi

Author

Şimdi merak ediyorsunuz haliyle nedir bu böcek teorisi diye... Sabredin, açıklıcam.

İlk olarak bir ilişkide mutlaka olması gereken temel şeyler vardır. Bunlar sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Bunlar olmadan zaten ilişki olmaz. Yani bu üç şey üzerine çok da kelam etmicem.

Bir ilişkiye başlamak kolay bir mesele değildir. Konuşursun, karşındakini ölçüp tartarsın, flört edersin falan filan. Tüm bu süreçten sonra hem elektrik alman, hem kafanın uyuşması, hem kalbinin çarpması gerekir ki ilişki başlasın. Yoksa tüm emek çöpe gider ve sil baştan başka birisiyle denersin şansını.

Diyelim ki bu süreçte tüm her şey çok güzel bir şekilde ilerledi ve ilişkiye başladın. Bu sefer bu ilişkiyi sürdürmeye çalışırsın ki bu da kolay değildir.

İlişkinin ilk zamanlarında zaten cicim aylarında olduğun için her şey güzel gider. Canımlar, cicimler, aşkımlar, bebeğimler havada uçuşur. Ayrıca birbirini tanımaya da devam ettiğin için asla sıkılmazsın. Sonsuza kadar bu böyle devam edecek sanırsın. Sıkıldığın zamanlar olursa eğer ufak tefek seyahatlere çıkıp aşkını tazelersin ve yine sorun kalmaz.

Ama uzun, upuzun... Mutlu, musmutlu bir ilişkiye nasıl sahip olacağız?

Kadınlarla erkekler eşittir evet ama bu iki cins arasında küçük duygusal farklılıklar illa ki vardır. Tabii ki her kadın istediği zaman kendi ayaklarının üstünde çok başarılı bir şekilde durabilir. Bu söylediğimden ‘kadınlar, erkeklere ihtiyaç duyar’ gibi bir anlam çıkartılmasın... Ben insanlık tarihinden beri var olan içgüdüsel şeylerden bahsediyorum.

Güç... Eski çağlarda her şeyi bu kelime ifade ediyordu. Güçlü olan hayatta kalabilirdi. Güçlü olan avlanıp karnını doyururdu. Kadınlar, güçlü olan erkeği tercih ederdi.

Tabii aradan binlerce yıl geçti. Avlanmak, şimdi sadece bir hobi. Çağımızda güç bambaşka bir şekilde ifade ediliyor artık. Ama o içgüdü kaldı erkekle kadında. Korunmak kadının, korumak erkeğin hoşuna gidiyor. Mesela sarılan taraf genellikle erkek olur. Erkek, kadına sarılarak sembolik bir şekilde onu koruyup kolluyordur. Bu, Tanrı tarafından erkek ve kadına verilen bir roldür.

Tekrar söylüyorum, kadınlar zaten kendi ayakları üstünde durabilir. Bunlar duygusal ve içgüdüsel şeylerdir. Ayrıca istisnalar da vardır herkes aynı hissedecek değil ya. Ama genel itibariyle de budur. Kadınlar, korunuyor olmanın verdiği duyguyla mutlu hisseder. Erkek ise sevdiği kadını koruduğunu düşünerek gururlanır.

Ulan yıl olacak 2018. Sen kimi kimden koruyorsun. Demezler mi ‘Ulan siz misiniz bu kentin zaptiyesi?’ diye.

Ayrıca şehir pislik dolu Rıza Baba. Sokakta size atar yapan itin kopuğun birine sevdiğin kadının gözüne girmek adına sen de aynı şekilde karşılık verdin ve yedin bıçağı diyelim. Hadi bakalım şimdi ne olacak? Herkes kafayı yedi abi şehirde. Trafikte tartıştığın adam tak diye çıkarıp vurabilir seni olmaz diye bir şey yok. Sevdiğin kadını güya koruyacaksın diye bu riskleri almaya değer mi? Adamın götünden kan alırlar Kamil kan!

Peki bize verilen rolleri nasıl yerine getireceğiz? İşte burada böcekler giriyor devreye. Şu an insan nesli devam ediyorsa bunu böceklere borçluyuz...

Eskiden avlanmak, evini korumak erkeğin göreviydi. Tabii o zamanlar erkekler evini korumak adına kurt falan öldürüyordu. Şimdi garibim ne yapsın böcek öldürüyor. Evde böcek gördüğü zaman haammıınaa koduuuum diyerek yapıştırıyor terliği üstüne. Kadın da diyor ki ‘Vayy ne güçlü erkek ben bununla evleneyim...’ Erkek de görevini yerine getirmiş olmanın gururuyla şöyle bir poz atıyor hanımına. Erkek, böcek öldürerek bir nevi kadınını korumuş oluyor. Kadın da böcekten korkarak erkeğin kendini güçlü hissetmesini sağlıyor. 

İşte arkadaşlar. Uzun ve mutlu bir ilişkinin sırrı, böcek öldürmekten geçiyor.

Mutlu ve uzun bir ilişkinin sırrı: Böcek teorisi

Böylece yıllardır bekar olmamın nedenini de bulmuş oldum. Ben böcekten korkuyorum oğlum hangi kadın gelip sevsin beni. Böceği öldürüyorum ama öldürdüğüm yerden böceği alıp atamıyorum. Tam peçeteyle elime aldığım sırada böcek tekrar canlanacak sanıp geriliyorum.