ILIŞKILER

Tinder’da eski sevgiliye denk gelmek

Author

Geçen sene başıma gelen bir olaydır efenm. İlginçtir.

Tinder’da eski sevgiliye denk gelmek

Eski sevgili dediğime de bakmayın. Bu kızla geçen sene 2 ay kadar konuşmuştuk. Flört aşamasındaydık yani, tam olarak sevgili olduk sayılmazdık. Ama olduk gibi de bir şeydi.

Yani şöyle anlatayım. İkimiz de daha önce yaptığımız hataları yapmamak için ağırdan aldık birçok şeyi. Emin adımlarla ilerledik. Yere sağlam bastık. Real Madrid kontra atakları gibi değil de, daha çok Barcelona’nın tiki takaları gibiydik. 2 aya yayılan bu süreçte yavaş yavaş, sabırla Messi-Suarez-Neymar üçlüsü gibi kaleye gittik. Kale önüne kadar geldiğimizde ise Burak Yılmaz gibi ofsayte yakalandık.

Okyanusu geçip derede boğulmuş gibi bir şey olduk yani.

Şimdi böyle makaraya vurarak anlatıyorum ama geçen sene biraz hüzünlenmiştim bu olaya. Çünkü yıllar sonra doğru insanı bulduğuma inandırmıştım kendimi. Ciddi bir şeye hazır hissetmeye başlamıştım. WhatsApp gruplarıma bile haber salmıştım ‘Beyler çeyrek altınları hazırlayın seneye düğün var’ diye.

Bu moda girmemin sebebi de kızla inanılmaz bir şekilde uyuşuyor olmamızdı. Bir ilişkideki beklentilerden tut, siyasi görüşe kadar. Müzik zevkinden tut sevdiğimiz kitaplara kadar uyuşma oranı yüzde yüze yakındı. Hani derler ya ‘Sen nerdeydin şimdiye kadar’ diye. Oydu!

Büyük meselelerde kafamız çok iyi uyuşuyordu. Bizi bitiren incir çekirdeğini doldurmayan pireler için yorgan yakmamız oldu. O kadar saçma, o kadar boktan, o kadar minik şeylerden dolayı aramız açıldı ki burada yazarsam ‘Sen mal mısın’ dersiniz diye yazmıyorum. Ki evet malım.

Konuşmayı kestik biz. Kör kütük aşık olmasam da kızla bir duygusal bağ oluşmuş, ortada bir elektrik var. En önemlisi 2 aylık bir alışkanlık var. Konuşmayı bırakınca büyük bir boşluğa düştüm. Günüme ne yapacağımı bilmediğim bir 10 saat eklendi sanki.

Doğru bir şey değil ama böyle durumlarda o boşluğu doldurmak için başka kızlarla konuşurum ben. Tabii bu kıza inandığım için rehberimdeki ‘yazılacak’ kızların hepsini sildim. Acil durum butonu Tinder’a yanladım ben de.

Daddy's Home diyerek Tinder alemine hızlı bir giriş yaptım. İyi-kötü-çirkin ayırt etmeden kızları seri layklamaya başladım. Parayla Tinder Plus alarak sınır tanımadım. Real Madrid’i Barcelona’yı falan aşıp Fatih Terim gibi taktik maktik dinlemeden saldırıyordum.

Derken o sosyal mecrada görmek istediğim son kızı gördüm. Henüz 1 hafta önce talihsiz bir şekilde yolları ayırdığımız o kız.

Çok değişik bir duyguydu. Belki de işler yolunda gitse ileride evleneceğim kadını Tinder’da görüp sola kaydırmıştım. İçimde hüzün de vardı kızgınlık da. Kaybetmişlik de vardı burukluk da. Aşk da vardı nefret de.

Harbiden iki ucu boklu değnek bir durumdu. Zeki Demirkubuz filminde gibiydik. İkimiz de boka batmışız. O pavyona düşmüş, ben pezevenk olmuşum. Tarlabaşı'nda dökük bir otelde yaşıyormuşuz gibi.

Şimdi yazsam ona ‘Senin Tinder’da ne işin var! Bari 40’ım çıksaydı insafsız kadın’ diye ben de aynı durumdaydım. Ben bunu yapıyorsam onun da yapmaya hakkı vardı. 

Olayı görmezden gelip kızları layklamaya devam edesim de gelmedi. Hatta eşleştiğim iki kıza bile yazmadım.

Tinder uygulamasını kaldırdım telefonumdan. Bizim Orhan’ı arayıp rakıya gittik. Hayatımda oluşan boşluğu da başka bir kızla değil, zamanla doldurdum.