ILIŞKILER

Mankeni göndermeyi unutmuşlar...!

Author

Tunceli EMEK Gazetesi'nden Hüsniye KARAKOYUN Yazdı....

Yürütemediğimiz dostlukların, işyerinde bir dikiş tutturamayışımızın, yürümeyen evlilikler ile aldığımız kiloların müsebbibi hep başkaları (!) biz değil. 

Mankeni göndermeyi unutmuşlar...!

Bu nedenle kendimizden daha narin bir beden, güzel bir fizik, karşımızdakilerin başarılarında mutsuzluğumuzun sebebi hep o başkaları (?)

Aldatıldıysak, tısılayarak yürüyorsak, sigaradan sadece dişlerimiz ve parmaklarımız sararmamış yüreğimizde safran sarısı, kömür karası olmuşsa, sebebi hep başkaları.

Evlenemiyorsak hep o dışımızdaki herkes kusurlu…(!)

Beklentilerimizin çıtasına erişmek imkânsız. Uzun boylu, incecik, narin, kibar, paralı, saygılı, kariyerli, halk deyimiyle bir elimiz yağda bir elimiz balda yaşatsın…

Liste uzayacaktır kuşkusuz, ben bir parça vicdanlı davranıyorum sıralamakta. BİLİNSİN.

Aynada kişinin baktığı kendi silueti mükemmel tanımlamasının tüm unsurlarını barındırıyor olmalı ki, beklentileri bu kadar yüksek.

Bekleyebildiğine göre, kendisinde de büyük kısmı vardır…

Mı acaba?

İşte kendini tanımlamadan bu afaki beklentiler, her konuda başarısızlığın, mutsuzluğun kaynağı.

Kişi kendini tanımlayıp, çerçevesini belirlemeyince isteklerinin, aynada gerçek fiziği, yüzü, kaşı, gözüyle yani bir parça gerçeğiyle yüzleşmeyince, kendi dışındaki herkes suçlu.

Son günlerde bu beklenti çıtasının en üst raddeye ulaşmasını, kendisini tanıyamadan isteklere ulaşmak için izlenen yolun yarattığı mutsuzluklara daha sık tanık olur gibiyiz.

İnternetten sipariş edilen kıyafetin içine sığamayan bedende suçlunun satıcı olması gibi.

İnternetten sipariş ettiği kıyafete sinirlenip aynısı değil sitemine, “Bakar mısın buradaki duruşuna” diyerek kızgınlıklara sizde tanık oldunuz muhtemelen şu sıralar.

***

İnternette 1.65 boyunda 36 beden kadına giydirilmiş kıyafeti, olabildiğince aksesuarlar ve bu iş mesleği olduğundan verilen pozlardan sonra, o kıyafeti isteyen kişide o şıklıkta durmuyor haliyle.

Bu durumda, gönderen yer suçlu (!) oluyor ister istemez..?

Yıllardır kusarcasına yenilen yemekler, edilmeyen sporlardan sonra oradan buradan fırlamış yağlar suçlu olacak değil ya...(!)

Soruyor bana internetteki göndericiye işkillenmiş tüm haliyle “Bakar mısın Hüsniye. P...ler bizi kandırıyor. Bu kıyafet hiç bu mu?”

Kıyafetin renk ve tüm ayrıntısı aynı. Tek fark, mankendekiyle yanımda soruyu bana soranın üzerindeki duruş farkında.

Azıcık ekeleyip heceledikten sonra, bir şeyler söylemem gerektiğinin de karşımdakinin beklentisi olduğundan, dökülüveriyor cümle ağzımdan “Sanırım kıyafet aynı da, mankeni göndermeyi unutmuşlar...(!)”

Demiştim ya yazıya başlarken, suçlu hep biz dışındakiler.

Biz olacak değiliz ya…

Bir kez olsun can acıtıcı şu soruyu sorabilsek, muhtemelen hayatımız bir parça daha yoluna girecek belki:

Ben kimim? Fiziğim nasıl? Yakışıklı, karizmatik, bol paralı, uzun boylu, güzel, endamlı, iyi eğitimli, saygılı, sevecen…beklerken, ben bunlardan kaçına sahibim?

İşyerinde çalışansanız; benim buradan önceki hayatımda kapladığım alan ne kadardı?

Yüzündeki sivilceleri her patlattığında bütün dünyaya öfkesini irin gibi akıtıyorken, demek ki bir parça ahde vefa, bir parça kendinin ne olduğunu bilmek hem kendi hem de yakınındakileri daha mutlu edecektir bu muhakkak.

Diğer türlüsünde, çok beklentisi olanların mutsuzluğundan gülmeyi unuttuk bilesiniz…

***

Gazetemizi Facebook'ta: Tunceli EMEK Gazetesi

Twitter'da:TunceliEMEK'ten takip edebilirsiniz.

www.tunceliemek.com.tr

Sayfasını ziyaret ettiğinizde reklamları görüntüleyip inceleyerek gazetemizi sanal ortamdan destekleyebilirsiniz. Para ödemeden, sadece tek tıkla reklamları görüntülemeniz yeterli...

UNUTMAYIN! Medya gücünü okurundan alır...

Tunceli EMEK Gazetesi /www.tunceliemek.com.tr