EDEBIYAT

Aslında her şey bir sihirbazın bizim okula gelmesiyle başladı

Author

1) Yıllardan 2002-2003 o zamanlar orta okula yeni başlamışım. Haftanın beş günü beyaz gömleğin üstüne kravat takıyorsun bi acayip oluyor; dahası gri kumaş pantolon, kendimden iki kat büyük lacivert ceket; mavi önlükten sonra adapte olması uzun sürdü tabi.

2) Sınıftaki kızlar, hemcinslerimin hepsinden uzunlar. Bizi iki parmağıyla kaldırıp öğretmen masasına koyacak kız arkadaşlar vardı. Biz o öğretmen masasında kalemliklerden file yapıp plastik raketler ile masa tenisi oynamaya mı çalıştık.

3) Yırtık çoraplarla din dersinde masanın üstüne çıkıp uygulamalı namaz kılmaya mı çalışmadık. Çok enteresan bi yerdi öğretmen masası. Mavi bir de bisikletim var okula onunla gelip gidiyorum. Murat diye arkadaşım var bisikletin önünde her öğlen onu evin yakınına bırakıyorum.

4) Muratın sayko sevdiceği var. Evet o yaşta, deli kız  kızınca hıncını benim bisikletin tekerlerinden çıkarıyor 😡. Ben haftada bir bisikleti omuzlayıp sanayiye Bayram abinin yanına gidiyorum. Abem yine mi indirdiler senin tekerleri diye muhabbet ediyorduk.

5) Havalar yeni yeni ısınmıştı. Süveterler ve içlikler kışlıkların arısına kaldırıldı. Artık daha rahat hareket edebiliyor. Bisikletimle akrobatik hareketler sergileyebiliyordum. Cuma günü öğleden sonra son teneffüste, okulun hoparlörlerinden bi anons duyduk.

6) Okulumuza sihirbaz gelmiştir; gösteri yapacak; İstiklal marşından sonra dağılmayın. diye bi ses duyduk. Hep bir ağızdan vuaaaaa diye bütün okul çalkalandı. Zıplayanlar, sarılanlar, çeşmenin önünde birbirini ıslatıp oluuum sihirbaz gelmiş laaaang diyenler bi acayip bi şey oldu.

7) Tabi o zamanlar TV'de David Copperfield izleyip hassikomee olduğumuz için. bizim salyalar kendini bıraktı. Son dersi dinlemedik bile. zil çalınca koşturduk merdivenlerin önüne. herkes sırada gözler parlıyor. 400-500 kişi yerinde duramıyor.

8) İstiklal marşı bitti. Böyle ellili yaşlarda top sakallı, elinde James Bond çantası, sihirbaz şapkası, üstü başı biraz dökük bi adam çıktı geldi. Millet çığlık, alkış kıyamet. Adam başladı mendil kaybetmeceler. Güvercin çıkarmacalar. Onu bunu yakıyor, iyi güzel eğleniyoruz.

9) Şimdi dedi, sıradaki gösterim için aranızdan bir gönüllüye ihtiyacım var. Uf millet deliydi iyice dellendi. Herkes birbirinin üstüne zıplıyor beni al beni al abi beni al. tabi bende üsturubumla kolumu kaldırmış elimi sallıyorum. 🤪 Ne üsturubu yav abanıyorum resmen.

10) A a. sen kalk, 500 kişi içinden beni seç. Allam çıldırıyorum. Kalabalığı yarıyorum. Aha dedim, şimdi beni bi dolaba sokacak okulun başka bi yerinden çıkaracak. Belkide bi kızı kutunun içine katıcaz ikiye bölücez neler neler geçiyor aklımdan.

11) Eveeet arkadaşımızı tanıyoruz. hoşgeldin, ismin nedir falan filan.. Eveeet şimdi arkadaşlarına karşı dön dedi. tabi dedim. biraaaaz eğiliyoruz dedi. hay hay dedim. adam beni domalttı. bildiğiniz domalttı. koca okula karşı domaldım.

12) Pat diye bi eliyle sırtıma vurdu. noliiiy la demeye kalmadı bi şeyler yaptı ben doğruldum, döndüm. bi adama bakıyorum adamın elinde yumurta var, bi okula bakıyorum gülmekten altına sıçanlar var. soğuk soğuk terlemeye başladım.

13) Suratım mimiklerini kaybetti gülsem mi ağlasam mı arada kaldım. Böyle bi ara yok yani. Ulan biz bekliyorduk David Copperfield gele gele Mandrake gelmiş anasını satiim. Ordan oraya uçarız diyorduk adam beni yumurtlattı ya.

14) Şimdiki eğitimciler bas bas bağırıyor öğrencinin psikolojisi şöyle önemli böyle önemli. Yav okul müdürü de dahil bütün öğretmenler puhahaha diye güldüler lan. Yok daimicilik yok esasici eğitim yok pragmatizm hani nerde.

15) Neyse ben o kendimden emin bakış ve yürüyüşümle yerimi aldım tabi. o vakur duruşum her zamanki gibi benimle😒. Yumurta o şerefsiz Mandrake'de kaldı. Gösteri sonunda yumurtayı istemeye gittim; hain adam onu bana vermedi. Bir tek ona üzüldüm. Ayıp ayıp ahlaksız herif.

Aslında her şey bir sihirbazın bizim okula gelmesiyle başladı