TARIH

İngilizler kara propaganda ile 2. Dünya Savaşı'nı nasıl kazandı?

Author

2. Dünya Savaşı ile ilgili savaşın başlaması, ilerlemesi, tarihi ve sonrasındaki politik gelişmeler kadar ayrıntılar dikkatimi çekiyor. Özellikle bu ayrıntıların yer aldığı hikayeler savaşın en ilginç hikayeleri bana göre.

Yine böyle ilginç hikayeye denk geldim 2. Dünya Savaşı ile ilgili olarak.

İngilizler kara propaganda ile 2. Dünya Savaşı'nı nasıl kazandı?

Savaşlarda daha güçlü silahlar, daha kalabalık ordular, daha dayanıklı tanklar ve daha hızlı uçan uçaklara sahip olanlar savaşı kazanacak taraf gibi görünebilir. Ama bir savaşı kazanabilmenin daha kolay ve kayıp vermenize sebep olmayan yolları arasında propaganda geliyor.

Bu propagandayı sadece kendi halkınıza ve askerlerinize yapmak zorunda değilsiniz. Bu propagandayı düşmana uygulayabilirseniz çok az zayiatla daha çok avantaj sağlayabilirsiniz

İngilizler bunu yapmış.

İngilizlerin en başarılı olduğu şeylerden biri kara propagandaydı. Savaş esnasında İngilizler Alman köylerine ve kasabalarına Almanca yazılı kitapçıklar dağıtıyormuş.

Bu kitapçıklar bir insanın nasıl hasta taklidi yapabileceğini anlatıyormuş. Böylece kitapçığı okuyan askerlerin hasta taklidi yaparak cepheden tüymesi bekleniyormuş.

Elbette Alman subaylar bu konuda önlem almış ve kitapların görüldüğü yerde yok edilmesini emrediyormuş.

Fakat bu yine İngilizler için kayıp olmamış. Kitapta yazan adımları uygulayan askerler de olmuş. Fakat kitapların ortaya çıkmasıyla beraber Alman Subaylar hasta ve savaşamayacak kadar kötü olan askerlerin rahatsızlıklarına kitaplar nedeniyle inanmamaya başlamış. Bu tabii cephede İngilizlerin hanesine bir artı puan olarak geçmiş. Böylece karşılarında neredeyse sağlıklı askerler kadar hasta askerler de yer alıyormuş.

İngilizler kara propaganda ile 2. Dünya Savaşı'nı nasıl kazandı?

İngilizler sadece hastalıkla ilgili kitaplar atmıyormuş. Uçaklarla cepheye attığı kitaplar arasında, Almanlar için cepheye yakın teslim olabilecekleri yerlerin haritalarını ve teslim olmaları halinde nasıl bir kazançları olacağını yazan kitaplar da yer alıyormuş. Böylece Alman askerleri belki teslim olmasa bile kafalarında bir soru işareti ile savaşa devam ediyormuş.

Bu kitapçıkların tek hedefi ise askerler değilmiş. Aynı zamanda Alman savaş endüstrisi için sürekli çalışan fabrika işçileri de İngiliz kara propaganda kitapçıklarının “okuyucu kitlesi” içinde yer alıyormuş. Alman işçilere de yine işten kaytarmaları için “Nasıl hasta taklidi yapılır?” kitapları atılıyormuş. İşçiler için atılan kitapların başında ise mütteffik kuvvetlerinin bombaladığı Alman fabrikaları ile ilgili kitaplar geliyormuş.

Bu kitaplar bombalanan Alman fabrikalarının fotoğraflarını içeriyormuş ve bombalamada kaç işçinin hayatını kaybettiği, ne şekilde öldüğü yazıyormuş. Ve bütün bu bilgiler abartılmadan, doğru bir içerikle hazırlanıyormuş.

Mütteffik devletlerin savaşlı bu sayede kazandığı elbette söylenemez. Ama tek bir kitapla beş kişinin etkilendiği, 20 kişinin dedikodusunu yaydığı ve bu yüzden 100 kişinin moralinin bozulabileceğini göz önüne alırsanız kara propagandanın etkisi yadsınamaz.

Bu sayede İngiliz kuvvetleri daha az bomba atarak, daha az insan kaybına yol açarak ve daha az askerini cepheye sürerek Alman ordusunun moralinin daha çok bozulmasını, daha çok kayıp vermesini ve üretiminin daha çok sekteye uğramasını sağlamış.