HIKAYE

Talihsiz gençlerin yurtdışında akıllara zarar tuvalet arama serüveni

Author

Yurtdışı diyince akla entelektüel yaşam, yüksek hayat standartları vs. geliyor değil mi? 2 arkadaşımla birlikte yurtdışına çıktığımda ben de öyle bekliyordum. Fakat şunu anladım ki bir şehrin gelişmişliği, o şehirde olan tuvalet sayısıyla kessssinlikle doğru orantılı. Üzülerek belirtiyorum ki o talihsiz gençlerden en talihsizi benim... Neyse efenim, ben hikayeye başlayayım.

Talihsiz gençlerin yurtdışında akıllara zarar tuvalet arama serüveni

3 arkadaş şehre ayak bastığımızda heyecan hat safhadaydı. Biraz şehirde takıldık, yorgunluk hat safhada, ama içimiz hala kıpır kıpır. Dedik ki kaldığımız otele gider üstümüzü değiştirir sonra geceleeeeeerrrrr.. Yurtdışına geldik lan boru mu?!?!?! Fakat bir süre sonra anladık ki o gün bizde gecelere akacak g*t yok. Üçümüzün de aklında aynı şey, ama kimsenin söylemeye dili varmıyor. En son içimizden biri çıktı dedi ki "madem öyle içkileri alıp otele gidelim, orda takılırız. Bugün de böyle olsun." Biz tabi "ya olum saçmalama otelde oturmaya mı geldik aq sen de" falan diyoruz ama bir yandan da götümüz atıyor "doğru diyosunuz gitmeyelim otele" dicek diye.

Neyse içkileri aldık ama uykusuzluktan ölücez, saat akşam 8. Arkadaş navigasyondan oteli 2 saatte buldu, sonunda otele geldik. Uzandık yataklara, biraz dinlenip öyle içelim dedik, saat 9 oldu. Baktım benim elemanlar sızmış." Noldu lan gecelere akıyodunuz erkekler siziiiii" diye bunları provoke etmeye başladım ama bunlarda tık yok camış gibi uyuyorlar. Neyse dedim hadi uyuyun ben biraz telefonla uğraşacam. Saat en son 21.36'ydı, gerisini hatırlamıyorum...

Ertesi gün uyandığımızda bu durumu gururumuza yediremedik tabi. Arkadaş dedi ki şehirde harika manzaralı bir yer varmış oraya gidip içelim.

-Nasıl gidecez?

+Merkezden yürüyerek 5 dk'ymış knk, navigasyonla gideriz :))...

Düştük yola, merkezden yürüyerek 5 dk'da gideceğimiz yere 45 dk'da gittik. Navigasyon her seferinde bambaşka adreslere götürüyordu, en sonunda birine sorup gittik. Moraller bozuk, sinirler gergin. Navigasyona acayip bozuk atıyoruz.

Neyse içkileri içtik muhabbet ediyoruz derken benim hafiften çişim geldi. Zaten böyle durumlarda ilk benim çişim gelir, şaşmaz yani. Dedim ki beyler hadi siz de bitirin de bi tuvalet bulup işimizi görelim. Onlar da bitirdikten sonra düştük yollara..

Yalnız bir sıkıntı var, tuvalet bulamıyoruz, yok! Telaşlandım. Ben diğerlerinden 5 metre önden gidiyorum. Çok çişim geldi artık. Arkada yavşaklar beni izleyip dalga geçiyorlar ama arkamı dönüp onlara laf yetiştirerek vakit kaybedemem... Bi mekana girdik, esnaf adamdır halden anlar dedik ama herif aşağılık adamın teki çıktı. Neymiş efendim, tuvaleti sadece misafirlerimiz kullanabilirmişşş. Tam "Ulan ülkene döviz bırakıyoruz aq evladı, bizden iyi misafir mi bulcan!!" dicektim ki arkadaş okey okey dedi. Neyse Emre dedim uzatma...

Katiyen tuvalet bulamıyoruz. Caddeler geçiyoruz, sokaklar aşıyoruz ama yok.. Benim arkadaşların da sesi kesildi. Onlar da sıkışmışlar belli. Beni söylemiyorum bile. Mesanem Hodor gibi, kapıyı tutuyor ama bir yandan da haykırıyor HODOOOR diye.

Artık yürüyüşüm değişti, topallayarak yürümeye başladım. Sebepsizce topallıyorum. Yürüdükçe yürüyoruz ama. Dik duramıyorum dursam kaçırıcam, derin bi nefes alsam yine kaçırırım altıma o seviyeye geldim. Arkadaş dedi ki

+"kanka navigasyondan mı arasak?"

-"Hay s*keyim navigasyonunu Recep sus bak s*kmiyim belanı!"

Dizlerim titremeye başladı. Artık tuvalet aramayı geçtim, kuytu bir yerler arıyordum. Apartman köşeleri olur, otopark olur... Konuşamıyorum, yürürken kollarımı bile savuramıyorum. Nefes almakta zorlanıyorum.

Yokuşa geldik. Yokuş aşağı tin tin iniyoruz ama bir yandan da arkadaki çocuklar ne bulunmaz tuvaletmiş aq gibisinden isyankar cümleler kuruyorlar. Derken tam o anda bir ses duydum:" Abi Türk müsünüz?"

İçinde Türk geçen Türkçe bir cümle duyduğumdan mıdır bilmiyorum, o an o kadar heyecanlandım ki. O heyecanla benden bir damla kaçtı. Vücudumdaki son enerjiyle dedim ki evet kardeş sen de mi Türksün? Kosova Türküyüm abi dedi çocuk. Türkiyeyi şöyle seviyoz böyle sayıyoz falandı filandı yıllardır sevdiği kıza açılmayı bekleyen çocuk gibi Türkiye'ye aşkını ilan ediyor karşımızda. Benim de artık ayakta duracak halim kalmamış, kardeş biz de seni seviyoz da şu anda çok acil tuvalete gitmemiz gerek altımıza yapıcaz, buralarda tuvalet var mı diye sordum ağlamaklı sesimle. 100 metre daha in sağda cami var orda tuvalet var abi dedi çocuk. O an, işte o an ellerimle çocuğun başını kavrayıp alnından öpmek istedim ancak vücudumun fizyolojik durumundan dolayı "eyvallah" diye mırıldanabildim sadece. O andan itibaren aşağı nasıl indiğimizi hatırlamıyorum. Camiye vardık, bizi Gandalf görünümlü siyahlar içinde bir adam karşıladı. Buyrun dedi kırık bir Türkçeyle. Lavaboyu kullanacaz dedim. Abdest mi tuvalet mi diye sordu." Ulan üçümüz de leş gibi alkol kokuyoruz zaten, ne abdesti?" diyecekken ağzımdan "ikisi de ağbi" diye bi cümle çıktı. Çocuklar "naptın sen aq" der gibi baktılar. Ben de "napiyim aq" der gibi bakarak cevap verdim. Adam biraz sinirli gibiydi ben de daha fazla sinirlenmesin diye ikisi de dedim. Ne yapayım, korktum işte...

Adam da ikisi diyince şaşırdı, bön bön bakıyor. "Yani önce tuvalete gidip sonra abdest alacaz" diye toparladım ve sonunda tuvalete doğru yürümeye başladık. O an yine heyecanlandım bir damla daha kaçtı ama umrumda değildi artık. Zaten 20 sn sonra o damlalar isteseler de duramicaktı mesanemde. Tuvalete geldik,baktık 2 tane kapı var. Biz 3 kişiyiz. HAYDAAAAA... Tartışmaya bile girmeden birine daldım ben. Diğerleri de karşı çıkmadı zaten. Ben tuvalete girerken onlar kendi aralarında tartışıyordu. Sonra orta yolu bulamayıp taş-kağıt-makas oynamaya karar verdiler :D Fazla uzamasın 3'te bitsin dediler. 3-2 bitti :D:D:D:D Tuvalet ödülünü burun farkıyla Navigasyon Recep kazandı. Ben tabi hala işiyorum, bitmiyor... Tuvaletlerin de üstü boş, yandaki naparsa duyuyosun. Recep'in tuvalete girdikten sonra verdiği "ohhhhh..." efekti sonrası ben kahkaha atmaya başladım. Öteki çocuk diyor ki keyif sürme pezevenk ölüyoruz burda. Noldu yavşak az önce arkamdan kikir kikir gülerken iyiydi???

Neyse ben çıktım diğer eleman girdi. Derken Recep çıktı, ben yine girdim aq. Bir o kadar daha işedim nasıl oldu ben de anlamadım. Derken mesaneleri sonuna kadar boşalttık. Sonra da birbirimize bir daha dışarda içki içmeme sözü verdik. Bu kadar...