EĞLENCE

Bir hırsızın çaldığı Aşk !

Author

Bir hırsız bir telefon çalar ama telefonun mektubun yerini aldığını düşünmez hiçbir zaman...

Yıl 2012. Lise sonda hayata atılmaya zerre hazır olmayan bir gemi makine zabiti öğrencisiydim. 3 sene önce gördüğüm ve unutamadığım ve bir sene önce sevgili olduğum daha sonra onun benden ayrıldığı ama benim unutamadığım daha sonraları ise unutmak için birkaç ay uğraştığım birisi işte. 3 sene boyunca neler çektiğim başka hikayelere artık.

Biz ayrıldıktan sonra zırtapoz bir kuzenim için kız arayışında bulunan ailem bu kızın ablasında karar kılıyorlar tabi bende akraba olacağımız için biraz daha yakınlaşırız hayalleri kuruyorum o sıralar. Neyse bizimkiler istemeye giderken benim küçük kardeşimi de götürüyorlar ve olayın iyi tarafı ilk ciddi buluşmamızda kızın elini tutturmayan kardeşim bu kızın elini bırakmadı ki tutayım müptezel. Neyse bunlar kızı istemeye yani olayı açmaya gidiyorlar aileye uzaktan akraba anne tarafından zaten kızın babası. Bende hemen mesaj atıyorum kıza işte bizim çocuk seni hatırlıyor hala falan hesabı çocuktan muhabbete giriyorum derken olaylar gelişiyor iki hafta böyle devam ediyorum ben. O zamanlar üniversite sınavlarına hazırlanıyoruz bende arada arkadaşımda kalıyorum hem okul sınavları hem ygs lys. Bunların evi zengin muhitinde ve zemin katta. Biz yine gece konuşmuşuz 3 e dörde kadar tabi nasıl yüzüm gülüyor nasıl mutluyum o aralar. Saat geç olunca tabi hadi canım uyuyalım yeter bu kadar ders uyumadan olmazlar kendimize zarar veririzler yok canım sen uyumazsan ben uyumamlar. Sonra tabi uyuduk sabah 7 de kalkıp hazırlanıp okula gitmemiz lazım çünkü. Sabah arkadaşım beni uyandırdı kalk saat 8 olmuş diye. Tabi ben şarjda olan telefonumda günaydın canım mesajı bekliyorum gülen yüz ifademle arkadaşıma dert etme kanka geç kalsak ne son sınıfız falan diyorum bu elini yüzünü yıkamaya gidiyor tabi anne babası da uyuyor o ara oysa babasının kalkıp gitmiş olması gerekiyor çoktan. Ben kalkıyorum hemen telefonum şarjda yok diyorum bizimki almış gece müzik dinlemiştir uyurken bünün odasına gidiyorum ki telefon yok. Tuvaletten çıkıyor kanka telefon nerede diyorum ne telefonu diyor tabi aralarda esniyoruz sürekli. Koridordaki pantolonlar dikkatimizi çekiyor o anda. Ulan ne işi var demeye kalmadan anlıyoruz hırsız girdiğini eve ! Polis çağırıyoruz tabi eve annesi ile babası uyandıktan sonra. Polis eşyaları kontrol ediyor sırayla annesine soruyor cüzdan telefon altın ne gitmiş herşey yerinde diyor babasında sıra onun pantolon dışarıda ama cüzdanı başka yere koymuş kayıp yok! Arkadaşımın laptopu yerinde babasının laptopu bir bizimkinin cüzdan yerinde değil. En son polis bana soruyor neyin çalındı diye telefonum diyorum imei falan istiyorlar hemen annemden isteyip alıyorum. İşin kötü tarafı telefon askerdeki abimin ve dönemin pahalı telefonlarından. Neyse çıkıp okula gidiyoruz ama kafamda çalınan telefon ve ona mesaj atamamak var numarada gitti içinde tabi. Neyse ben buna akşama kadar anca yazdım okulda başkasından yazmamak için bekledim biraz ama çatlayacaktım bu sırada. Neyse ben buna anlattım herşeyi bir süre telefonsuz kalacağım falan dedim kız inanmadı bana ve olanlara bu kadar yalan olmaz başkası var hayatında diye sonra yine gitti. Beni benden alıp gitti yine. Daha sonraki senelerde bile unutmadığım bir kız işte bir hırsız yüzünden bana inanmadı ve bıraktı beni. Böyle lanet bir dünyada onsuz olmak ne demek anlamadı ve bıraktı beni boşluğa. Şimdi o hırsız duysa bunu yaptığını duysa nasıl ta ortasına hayatımın bıraktığını boncuklu bokunu hiç s.kinde olmaz yani zamanında satıp o parayla içmiştir pezevenk herif hiç umrunda olmaz. Tarihte en çok sövülen hırsız o olacak en büyük hedefim o sizde sövün destek olan kampanyaya!