Size askerdeyken tüm garnizonun diline düşmemi anlatayım.

Author

Selamlarsss

Buralarda yenileri sever misiniz bilmem ama burda yeniyim. Kendimden daha sonra bahsederim.

Sizlere bir askerlik anımdan bahsetmek istiyorum. Duyduğunuz tüm askerlik anılarını unutun.

Olaya geçmeden önce askerlik yaptığım yeri anlatayım. Antalyalı olan varsa bilir, Lara'da ufak sayılabilecek bir birlik. Karpuzkaldıran Özel Eğitim Merkez Komutanlığı. O "Özel Eğitim" kısmı sizi yanıltmasın. Komando, bordo bereli falan değildik. Telsiz kapatma dersleri almıyorduk. Rütbeli askerlerin, Genelkurmay tarafından kendilerine verilen yıllık tatil istihkaklarını kullandıkları tatil köyü tarzında bir birlik. Naböyle bir yer ;

Size askerdeyken tüm garnizonun diline düşmemi anlatayım.

Plajı, otelleri, çay bahçeleri, yüzme havuzu, açık hava sineması ve daha sayamadığım bir çok tesisi ve imkanı olan bir birlik. Bir er için cennet. Kamuflaj yerine basic beyaz t-shirt ve siyah keten pantolon, bot yerine de düz siyah bir sneaker giydiğimiz bir cennet.

Gelelim bu kardeşimizin bu birlikteki görevine. Aslına bakarsanız gece resepsiyondan tutun, general restoranında kasiyerliğe. Muhasebeden tutun muhabereye kadar her türlü görevi ifa etti bu kardeşiniz. Ama asıl orda bulunma sebebim ve hikayeye konu olan görevime gelecek olursak. Gitaristlik. Askerliği müzisyen olarak yapan varsa bilir. Herkes tanır sizi en üst kademeden en alt kademeye. Hele de böyle ufak bir birlikte. Her akşam sosyal tesisler komutanının belirlediği bir lokasyonda sahne alıyorduk. Bu kimi zaman bir çay bahçesi, kimi zaman bar (evet bildiğiniz bar), kimi zaman restoran. Ben çalıyordum yanımda da sözleşmeli TRT sanatçısı ama aynı zamanda benim gibi bir er olan bir abimiz söylüyordu. Yine böyle çalıp söylediğimiz bir akşamda tugay komutanı ve ailesi bizi izlemeye gelmiş. Tugay komutanını anlatmaya kalksam bu hikayenin 5 katı uzunluğunda bir hikaye çıkar. Öyle bir adam. Neyse adam dikildi karşımıza zebani gibi bakıyor. Ben de bir yandan çaktırmadan adamın kızını kesiyorum. Yok hikaye bu değil. O kız değil hikayenin sebebi. Çal söyle hebele hübele derken. Bir ablamız yanıma gelerek "ben de şarkı söyleyebilir miyim" dedi. Bu kadın ordaysa iki ihtimal vardır. Birincisi ya kendisi rütbeli, ikincisi birinci derece akrabası rütbeli. Yani kendimizce hayır deme şansımız yok olarak düşünüyorduk. Meğersem varmış. Varmış ah varmış ve biz kullanmamışız. "Tamam" dedik ablamıza. Ablamızın cevabı duymasıyla verdiği tepki başımıza geleceklerin bir habercisi gibiydi. "Ayyy çok teşekkür ederim ya çok tatlısın." Alkış çalmalar falan. Neyseh tugi de izliyor karşıda yine zebani gibi. Tam karşıda dik dik bakıyor böyle. Bir detay; gitar ayak ayak üstüne atılarak çalınır ama karşında tugi varken sen ayağını diğerinin üstüne atarsan o ayağı sokarlar. Dikkatinizi çekerim ayağa değil ayağı (bkz; yıkarlar). Neyseh hikayeye dönelim. Ablamız çıktı sahneye. Sarhoş olduğunu fark etmemle anladım bir şeylerin normal gitmeyeceğini ama iş işten geçmişti. Sokuldu dibime memesi koluma değiyor. 🤦‍♂️. Üstünde de şu tarz bir kıyafet.

Size askerdeyken tüm garnizonun diline düşmemi anlatayım.

Başladı şarkıya bu. Söylediği şarkı ne olsa beğenirsiniz. Çile !!!. Evet aslında benim o anki durumu özetleyen bu şarkı belki de sonum olacaktı. Ablam sarhoş. Detone ola ola söylüyor şarkıyı. TRT sanatçısı abim sazını bırakmış tüm suçu bana yıkmanın verdiği rahatlıkla sırıtıyor. Ben ablamın notasını yakalamakla uğraşırken, ablamız kaptırmış cileeeeeeeeeeeeeejdjfjjdjxhdorodkx diye höğrüyor. Tugay komutanı bana öyle bir bakıyor ki. Bakarak dövmek varsa na o böyle bir şeydir. Sağlı sollu girişiyor resmen bana. Yer yarılsa da girsem var ya. Dünyanın merkezine yolculuk yaparım o derece. Geldik can alıcı noktaya hani cileeeeggggggghhh kısmının sonunda Allah diye bitiyoruz ya. Ablamız o kısmı dinleyicilere bıraktı. Kimseden tık yok tabi. Ablamız demesin sizin de "içiniz çürümüş bea" Ben, ben de bitmişim artık. Kafamda bundan sonraki askerliğim nasıl gidecek onu düşünüyorum. Tugay komutanı mı ? O çoktan kalktı gitti. Dayanamadı adam bu rezalete. Neyse şarkı bitti kimseden ses seda yok. Herkes put kesilmiş. Anneler çocukların gözlerini kapatmış artık. Ablamız bir şarkı söylemeye daha yelteniyor ama babası yeter kızım hadi gidelim artık diyerek ablamızı götürürken sosyal tesisler komutanı bitirin diye işaret yapıyor. Ve bitiyor. Ömrümden ömür alan, şu an gülerek sakin bir şekilde anlattığım ama yaşarken bundan daha berbat bir an olamaz diye yaşadığım anı son buluyor. Mu acaba ?? Sonrasını daha sonra anlatsam da olur bence. Sonrası daha ilginç.

Şimdilik hoşçakalın.