EDEBIYAT

Başı edebi sonu resmi oldu sanki...

Author

DEĞİŞİM

Neden onları unutamıyorum? Neden sürekli kafamı yastığa koyduğum zamanlarda aklıma geliyorlar? Neden içim kıskançlık,hayıflanma,üzgünlük gibi duygulara kapılıyor? Neden hep onları unutmak istediğimde tekrar tekrar hatırlıyorum? Neden hala onları düşünüyorum? Neden onlara söyleyemediğim ve artık söyleyemeceğim şeyler aklıma geliyor? Neden o insanlar sürekli beynimin bir kısmında kalıyor ki? Ben onları geride bırakmak istiyorum. Ama neden mümkün olmayan bir şey gibi gözüküyor?Neden,neden,neden...Ama anlıyorum ki ben değişmişim. O kadar değişmişim ki değiştiğimi daha yeni yeni farkediyorum. O eski halimin bir kişiden çok bir çocuk olduğunu daha şimdi anlıyorum. Evet kabullenmek zor geliyor farkındayım ama hiçbir insan geçmişini değiştiremediği için bu durumu da kabullenmek zorunda kalıyorum. Evet belki de değişti dediğim şey değişmemiş olabilir ama biliyorum ki artık geçmişle günümüzdeki ben farklı konumlardalar. Anlıyorum ki yeni benle eski benin arasında derin bir yarık var ve bu yarık gitgide büyümekte. Aradaki fark o kadar fazla ki yarığın sonunu ne eski ne de yeni ben görebiliyor. Eski benin görebildiği sadece yarığın sonundaki o küçük bembeyaz bir ışık huzmesi. Işık o kadar uzaktan geliyor ki etrafını göremeyecek kadar karanlıkta beklemekte. Bir şeylerin değişmesini beklemekte sanıyordum. Ama aslında hiç de öyle değilmiş aslında. Karanlıkta beklemesi bile onun için bir sorun teşkil etmese de aslında diğer bütün varlıkların ona karanlıkta olduğunu belirtmesi onu karanlığa sürüklüyor aslında. Ama onun içinde hep bir aydınlık var, bir umut var:ışığı görebilme umudu. Farklı bir durum ışığı gören ben için de geçerli. Ne kadar ışığı vücudunda hissetsede içinde hep bir endişe var: Tekrar karanlığa gömülme. Her ikiside endişeli aslında , biri olduğu durumdan diğeri ise olacağı durumdan. Aslında bu her insan için geçerli aslında ama kimse bunun farkında değil sadece. Karakterimizi oluşturduğumuz zaman diliminde aslında o an yapmamız gerekirken biz onu önümde uzun bir yol var ve ben şimdi uğraşmak istemiyorum de diyebiliyoruz. Genelde zamana bıraktığımız aslında küçükken kazanacağımız bir alışkanlığı uzun yıllar sonra kazanınca o anki yaşın olgunluğundan geride kaldığımız için bazı insanlar tarafından hala çocuksu ifade edilebiliyoruz. Yani hep geri kalmış oluyoruz. Bazı insanlara göre çocuksu kalmak ne kadar güzel olsada herkes aynı fikirde olmayabiliyor. Kendinize sorun. Olmak istediğiniz kişi çocuksu kabul edilen bazı şeyleri yeni yeni kazanan kişi olmak mı? Yoksa olgunlaşıp diğerlerine göre olgun gözüken kişi olmak mı? Bu seçim annenize, babanıza ait değil. Olamaz da. Onlar sadece aracı olabilir. Bu seçim yalnızca size ait. Sadece size. Bana sorduğunuzu duyar gibiyim. Ben seçimimi olgunluktan seçtim. Ama ben hâlâ yolun başındayım. Daha uzun yollar var önümde. Okuyarak, yeni şeyler öğrenerek, merak duygusunu taze tutarak yol almaya çalışıyorum. Sizde karanlıkta kalmak istemiyorsanız hemen şimdi başlayabilirsiniz. Bir kitap alın elinize, okumaya başlayın. Hiç olmadı deneyin. Kaybedeceğiniz hiçbir şey yok nasıl olsa. İyi şanslar.