DIĞER

-İsteğe bağlı-

Author

Evvvet bu ilk yazım! Daha önce okuyup takip ettiğim birkaç kişi vardı ama nedense hiç yazma taraftarı değildim, he ne oldu da yazdın derseniz buna bi sebep de gösteremem, sanırım fazla sıkıldığım bi günde biraz hareket olsun istedim. :)

Genel olarak ne istediğimi çok bilen biri olmamışımdır. Ki bu sadece benim için değil diye düşünüyorum ya. E sonuçta neyi seçersen seç aklın hep seçemediğinde kalacak derler ya heh işte o hesap. 

Yine böyle anlardan birinde kafamın içinde 150 sesin aynı anda öttüğü bi günde yani, hiçbir şey yapmak istemediğimde yapmadım. Kayıtsız kalmak tercihim böyle durumlarda, biri üzerime gelse bitti yoktan yere yani. En iyisi konuşmamak derim bende. Kendi kendime bulduğum çözüm yoludur. 

Geçtiğimiz aylarda tam da böyle bi durum yaşadım işte. İkinci üniversiteyi de bitirmiş biriyim sudan çıkmış balık hesabı, iş yok daha bakmamışım, napıcam ne edicem kaygısı... O anlardan birinde yine böyle kendi halimde olayııım noluuur modundayken konuştuğum zat-ı muhterem gazabıma uğradı. O kadar iyi anlaşmamıza rağmen beni az çok tanımıştır herhalde diye düşünürken tanıyamadığını fark ettiğim anlarda koptu ipler. Bu ikili ilişki olaylarında hiç de yalan söyleyip karşı tarafı kandırma olayımda yoktur benim buna gerek duymam neyse gerçek onu söylerim. Yalan er geç çıkar ortaya çünkü, e bide ardından söylenen sözler falan ağır olur sinirli de bi insan olduğumdan kaldıramam genelde ben. Yalan söylememiştim. Gerçekten kafam iş güç durumlarından fazlasıyla karışıktı. He şimdi iş güç için mi yaktın her şeyi desen evet yaktım. Bu basit bişey değil ki her şeyi göze alıp bi üniversiteyi bitirmeyi kafaya koyuyosun ve bunun için neler çekiyosun. iş-okul arasıydı benim hayatım sosyal hayat desen sıfırın altındaydı, birçok fedakarlık yapmışsın zaten. Bi de sevgili durumları ağır geldi başlı başına sorumluluk çünkü o olay.  Az oturup düşününce de ne kadar iyi de olsa hayatındaki seni anlamamakta ısrarlıysa denecek bir şey kalmıyo bazen. 

Yine de iki üç cümleyle şöyle bi veda edeyim. Oğuz Atay ne güzel söylemiş..

"Şu anda sana güzel bi söz söylemek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim dedi. Gene de  az gelişmiş bi cümle söylemeden içim rahat etmeyecek; seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."