KADIN

Geçiyo mu bu acı? Sanırım. Şaşkınım.

Author

Bugünlerde inanılmaz bir hisle karşı karşıyayım sevgili okuyucu. Ne oldu, nasıl oldu net olarak anlayamadım ama iyileştirici bir şey oldu. Şaşırıyorum biraz. Biraz da seviniyorum, e tabi biraz da üzülüyorum. Neden üzülüyorum? Bana bu aşkı, bu acıyı, bu tecrübeyi, sevgiyi, gözü kör olmayı, aptallaşmayı, hayalimde yazdığım çizdiğim karakterine eklemeler yaparak kafamda ilahlaştırmayı, yazılar yazdırmayı, özlem duygusunun her türlüsünü dorukta yaşatmayı başaran  kudretli güç, büyük ışık içimde, zihnimde ve aklımda sönmeye başladı.

Uzun zamandır acısını çektiğim, çekmeye alıştığım, her şarkıyı şiiri ona yorduğum, anıları hatırlayıp hatırlayıp tekrar mutlu olduğum ve çok özleyip çaresizlik içinde boğulduğum bu süreçten beni ayıltan şey tam olarak neydi bilemiyorum ama inan bana okuyucu, bir sabah uyandım ve ferahladığımı hissettim. Peki uyumadan önce ne düşünmüştüm? Ne dinlemiştim?

Eskiden dinlediğim şarkıları dinledim (onu tanımadan önceki). Tarkan'ın çılgın çağlarındaki muazzam hisli şarkılarını dinledim. Evet onlarda da onu buldum ama farklıydı bu sefer. Mesela şey çok dokundu "İkimizin yerine" şarkısında geçen "Gurur sandığım aslında ümitsizliğimdi." sözü. Muhteşem değil mi sence de bu söz? Ne kadar çaresizim, mutsuzum, unutamıyorum desemde hep kuru kalıyormuş bir miktar. Bu söz içime işledi. Çok basit bir cümle gibi görünse de gerçekten ruhuma işlemesi gereken bir şeymiş ki ruhumu sardı. Bunun yanında beynimden vurulmuşa dönme hissi de var tabi. Tarkan bunu yüzüme çok güzel vurdu. Arkadaşlarımın dediği teselli cümleleri neden işlemiyordu ? Çünkü yazık onlar da usanmıştı artık aynı cümlelerle teselli vermeye. Bir şey ne kadar çok tekrar ederse etkisini o kadar çabuk yitirir. Bir şarkıyı binlerce kez üst üste dinleyince, ilk dinlediğin zevki vermemesi gibi. Neyse işte arkadaşlarımın yapamadığı acı geçirme etkili "Kızım o seni kaybetti." Ya Vanilya o senin aşkını hak eden birisi değildi zaten." "Hem onun boyu kısa. Sen demez miydin hep uzun boylu biri olsun diye." "Boş ver unut gitsin ya." cümlelerinin başaramadığını Tarkan başarmıştı. Devamında ne diyor şarkıda "Anladım temelli gittiğini,haklıydın üstelik suç benimdi." YAA HARİKA DEĞİL Mİ OKUYUCU KARDEŞİM. Veda konuşmamızda kendisi de bunu ima etmişti tabi ben sağır, kör, dilsiz ve mantıksız olduğum için algılayamadım. Aslında o olgunluğa şimdi mi eriştim diye bu ferahlama hissi bilemiyorum. Etkisi olabilir.

Özlemenin en pik noktasında yine ağladım, sızlandım, geçirdiğimiz vakitleri düşünüp avuttum kendimi, konuşmalarımızı ses tonunu hatırlayarak kafamda tekrar tekrar çaldım, yediğimiz içtiğimiz şeyleri düşündüm, şimdi neler yapıyor diye meraktan çatladım, mesaj atmayı yüz kere düşündüm ama sanırım bir parça gururum kalmış olacak ki yapamadım. İyi ki de yapmadım. Mantığım inanılmaz devrede şu süreçte. İkizler burcuyum yarın ne olacağı belli değil hatta 10 dakika sonra ne olacağı hiç değil ruh halimin ancak bu ferahlama hissinin 4. gününde olduğuma göre bazı şeyleri idrak ediyorum ve bunu başarıyorum! E ben bu aşk acımı atlatınca ne olacak? İzi kalacak elbet. Onunla ilgili anılara devam edemem gibi görünüyor. Bu iyileşme sürecinde tekrar enfeksiyon riski istemiyorum çünkü. 

  • Sonuç olarak(bu cümlede bile bi şakamız vardı neyse gülümsedim geçtim.)  aklıma DANK! eden şeyleri özetlemek gerekirse; Adam beni, onu benim kadar sevemediğini veda buluşmasında açık açık söyledi. (Yürekli olarak söylediği tek cümleydi herhalde çünkü hep bi gizem peşinde). 
  • "Seninki kadar değildi Vanilya." demişti mesela. (Artık ben, benimkini nasıl gösterdiysem, aşkımdan nasıl şebek olduysam bunu emin ve gururla söyleyebiliyordu.)  YANİ ADAM SEVGİSİNE İNANMIYOR, BENİMLE GELECEK DÜŞÜNMEYİ BIRAK, DEĞER VERMİYOR. ONU NASIL SEVDİĞİMİ GÖRMEZDEN GELİYOR NET.
  • Aile üyelerimden ikisinin, ciddi sağlık sorunlarıyla ilgilenmek durumunda kalmamla, aşk acısının hafifliği o sorumluluğun yanında "basitleşti" diyebilirim.
  • Bütün bunların, gelecek kaygısının, kişilik gelişiminin farkındalığıyla hareket etmeye başlamamla birlikte olgunlaştığımı hissetmem ve gelecek planlarımda maalesef onu bir yerlere koyamayışım. 
  • Yolların ayrılması, geçmişi değiştiremeyecek olmam, adamın karakterini değiştiremeyecek olmam, tek taraflı güçlü bir sevginin bile bir ilişkiyi yürütemeyecek yetersizliğe sahip olması gerçeğini değiştiremeyecek olmam.
  • Onun beni unutmayacağından emin olmam.
  • Onun egosunun altından nihayet kalkabildiğim. Ve buna karar verebilecek mental yeterliliğe sahip olmam.
  • Bir de iyileştiğim fikrini tazeliyip buna gerçekten inanmış olmam acımı geçiren en büyük etken.

Şeklinde aklımdaki ve duygularımdaki yansımaları aktarabilirim. Ha bir de asla ve asla beni sevmediği için nefret etmiyorum. Asla nefret edemiyorum zaten ondaki zaaflarımı say say bitmez. Bitmezdi yani önceden... ?. Sevgili okur, yazıyı nasıl bitireceğimi bilemedim ama umarım her şey gönlümce olur, her şey gönlünce olur. (Veda etmiyorum tabi ki) Hoşçakal!