IŞİD İntikam Mesajı, Ortadoğu'da Provokasyon, Türkiye'de Ayrımcılık ve Muasır Medeniyet

IŞİD İntikam Mesajı, Ortadoğu'da Provokasyon, Türkiye'de Ayrımcılık ve Muasır Medeniyet

IŞİD İntikam Mesajı, Ortadoğu'da Provokasyon, Türkiye'de Ayrımcılık ve Muasır Medeniyet

Cuma günü Yeni Zelanda'da yaşanan kalleş saldırının ardından Işid "intikam geliyor" diyen bir tweet paylaştı. Bir sürü kendini bilmez de buna alkış tuttu, müslüman kardeşlerinin öcünün alınacağını düşündüğü için. Bu durum ortadoğu kafasının her daim global güçlerin provakasyonuna ne kadar açık olduğunu gösterdi.

Bu ilk değil tabi ki! Uğruna filmler yapılıp kahramanlaştırılan hain Arabistan'lı Lawrance, Irak'ta Kürt kılığında Arap mahallelerini tarayan MI6 ajanları ve 2011'de Yemen'deki gösterilerde toplumu iyice alevlendirmek için 17 kişiyi öldüren "görünmez sniper"lar, kurtuluş mücadelesi sırasında Anadolu'daki ayaklanmaları organize eden tüm şerefsizler... Bu liste buraya sığmayacak kadar uzun.

Yeni Zelanda'daki hain saldırının da provokasyon amaçlı olma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerek. 

  1. İslami bir grup karşı terör saldırısı düzenler
  2. Masum insanlar ölür
  3. İslami terör tekrar dünya gündemine oturur
  4. Seyahat ve göçmenlik yasaları, müslüman ülkelerin dezavantajına olacak şekilde sıkılaştırılır
  5. Batı toplumlarında yaşayan müslümanlar daha fazla ayrımcılığa maruz kalır
  6. Dünya'da ırk, din ve gelir ekseninde yaşanan kutuplaşma artar
  7. Ortadoğu'daki devletler ve şirketler uluslararası arenada engellerle daha sık karşılaşır
  8. Ortadoğu ülkelerine yatırım azalır, ekonomik gelişme ve toparlanma süreci sekteye uğrar
  9. Irak'ta, Suriye'de işinde gücünde olan, ailesini beslemek derdinde olan gariban işsiz, aşsız kalır

Bu muhtemel senaryolardan biri. Olur, olmaz ayrı mesele. Komplo teorisi üretmek isteyen bu olaylardan din temelli 3. dünya savaşına da bağlayabilir ama asıl demek istediğim provokasyona kapılan öyle ya da böyle kaybeder. Satrançta yem olarak önüne sunulan piyonu yersen, ne olduğunu anlamadan vezirinden olursun...

Sağduyu ve Sevgi

Yeni Zelanda'da saldırıya uğrayan camilerden birinin İmamı; "Biz bu ülkeyi hala seviyoruz. Saldırılar güven ve imanımızı asla sarsamayacak" diyerek sağduyulu bir açıklama yaptı. Endonezya'da yetkililer halkı galeyana karşı uyaran açıklamalarda bulundu. Gayet mantıklı adımlar.

Eminim hiçbir aklı başında insan terörün intikamının masum insanlardan alınmasını savunmaz. Ancak Facebook'ta gördüğüm birkaç gerizekalı ve onlar gibi düşünenler için söylüyorum. Avrupa, Amerika, Avustralya ya da Yeni Zelanda'da pazar günü kilise taransa, sıradan insanlar çoluk, çocuk, yaşlı, genç ölse intikamını almış mı olacaksın cami katliyamını yapan ekstremist ırkçı teröristlerden? Ne farkın kaldı onlardan? Ne farkın kaldı Avrupa'da konser tarayan, dergi basan, milletin üzerine kamyon süren IŞİD'ten, o vicdansız yaratıklardan?

Nefret cahalet ve korkudan doğar. Amerika'daki Irkçı'da, Almanya'daki kafatasçı da ve Türkiye'deki Kürt, Ermeni veya Yahudi düşmanı da aynı sebeple nefret ediyor tanımadığı veya tanıdığını sandığı bir grup insandan. Gerçekten tanısan nefret edemezsin. Sen gayet iyi biliyorsun, Almanya'daki göçmenlik ve uyum problemlerinin, neonazilerin babanın kuzeni Mahmut amcanın evini ateşe vermesiyle çözülmeyeceğini değil mi? Ne alakası var adamın iki üç tane serserinin Almanya'da yaptığı yakışıksız hareketlerle veya 80'lerde Almanya'da yaşayan Türk topluluğunun adaptasyon sıkıntısıyla. İşte Amerika'daki ırkçı da önyargısız şekilde tanısa, beraber taco yeseler Jose'den nefret etmez. Onun da alakası yok Meksikalıların  ABD'de kaçak çalışmasıyla, göçmenlik problemiyle. Adam işinde gücünde, geçinmeye, hayatta kalmaya çalışıyor. Bu Amerika'lı Irkçı, bir doğal felaket veya zor hava şartları sırasında tanışsa kendisini evine davet eden, önüne sıcak bir çorba koyan Lübnan'lı Aliya teyzeyle, anlasa onun da sağda solda patlayan bombalarla alakası olduğunu, nefret etmez, edemez.

Ben bu güzel ülkede Ermeni, Kürt, Yahudi, Laz, Yörük, Alevi, Süryani, Katolik, Arap bir sürü güzel insanla tanıştım dostuk kurdum. Hepsiyle bir anımız, aynı sofrayı paylaşmışlığımız vardır. Başım sıkışsa yardım isteyebileceğim, bana çekinmeden evini açacak, cenazem, düğünüm olsa koşarak gelecek bir sürü güzel insan. İnan hiç birinin senden farkı yok. Dertleri aynı, sevinçleri aynı... Hiç biri öyle boğazda konaklarda ya da köhne bir hücre evinde oturup aman Türkiye'yi nasıl böleriz hesabı yapmıyor bundan emin olabilirsin. MTV'yi yatırdım mı, çocuğun okul taksidi vardı, Bayram'da Lena teyzemlere mi gitsek, ekonomi de kötü işten çıkarılmasak bari, yeni gelen müdür biraz gıcık galiba gibi düşünceler var akıllarında daha çok.

Türkiye'nin de içinde olduğu bu coğrafyayı adam etmek istiyorsak, birbirimizi sevmeyi, saymayı öğreneceğiz. NOKTA!

Akıl ve Strateji

Şimdi diyeceksin ki, Avrupalı bana ayrımcılık yapsın, ırkçı Avustralya'lı cami tarasın, birileri ülkemden toprak araklamaya çalışsın ben de sevgi pıtırcığı gibi takılayım mı? 

İki konuyu birbirine karıştırmamak gerek. Yukarıda saydığım gruplarla bir noktada kesişen siyasi, ideolojik ya da ekonomik çıkar gruplarının istek ve politikalarına karşı olabilirsin. En doğal hakkın. Ol da zaten. Ama;

  1. Düşünce ve inançlarını sakin, mantıklı ve saygılı şekilde anlatmayı öğren
  2. Elmayla armutu birbirine karıştırma: Kürt olmak başka birşey, PKK destekçisi olmak başka, Arap olmak başka birşey, ekstremist İslamcı olmak başka, Yahudi olmak başka birşey, İsrail'in Filistin politikalarını desteklemek başka
  3. İtirazını, Tavrını ve Tepkini doğru yere yönelt; AKP'yi mi sevmiyorsun, AKP'liyi aşşağılama, politik yapı olan AKP'yi ve kurmaylarını eleştir. Anti Emperyalist misin? Hıncını Amerika'lıdan almaya çalışma, ABD'ye ve sistemine tepki koy. Filistin'dekilere mi üzülüyorsun? Git İsrail'e çemkir, Osmanbey'de tekstil atölyesi olan Yaron amcaya değil.

Müslümanlar Batı'da uğradığı haksızlıkları ve Yeni Zelanda'da yaşanan saldırı gibi ırkçı terörü durdurmak istiyorsa

  1. Otomatik silahların satışının yasaklanmasını isteyen
  2. Etnik, cinsiyet ve din bazlı ayrımcılığa karşı olan

Siyasi, ekonomik ve sosyal gruplara aktif olarak maddi manevi destek vermeli. Eğer bu mesele kendisi için çok önemliyse kendi yaşadığı ülke olsun veya olmasın, değiştirmek istediği bölgelerde lobi oluşturmalı.

Akılcı ve Sağduyulu Düşünce Yapısını Benimsemek Türkiye için Neden Önemli?

Eğer buralarda yaşam standartını arttırmak, refaha kavuşmak, Dünya'da ciddiye alınmak istiyorsak stratejik hareket etmeli, akıllı davranmalı ve güçlü olmalıyız. Sıfırdan nasıl kültürel ve ekonomik güç olunur dersen git Kuzey Ülkelerine bi bak. Finlandiya'ya nasıl ulusal bir kimlik kazandırmışlar, tarım yapılamayan bataklıklar ülkesinden nasıl işsizlere ayda €1000 dağıtan, ülkenin en kuzeyindeki köye bile vatandaşlık hakkı olan geniş bant interneti götüren bir ülke haline gelmiştler bir araştır.

  1. Kavga Etmeyi Bırakıp, Bir Birimizi Farklılıklarımızla Sevmeyi Öğreneceğiz: ki kendi içimizde didişmek yerine eforumuzu mantıklı, üretken ve faydalı işlere harcayalım
  2. Eğitim, pozitif bilim ve düşünce: Hurafelerden, korkulardan, siyasi çıkardan uzak, bilimsel gerçeklere dayanan bir eğitim sistemi
  3. Zayıfları kollayan, sınıfsal fırsat eşitliği yaratan sosyal kurum ve yapılar: İnşaat işçisinin kızı da, fabrika sahibinin oğlu da aynı okullara gidip, aynı hastanede tedavi olabildiğinde, insanlar zorunluluktan değil sevdikleri için mesleklerini seçtiğinde, karşılaştığın 60 yaşındaki hastabakıcı ile, 20 yaşındaki inşaat işçisiyle dünya siyaseti veya Cosmos belgeselini konuşabildiğinde, dağdaki çobanla oyun da her anlamda eşit olabiliyor
  4. Dürüstlük ve Özveri: Şahsi çıkarlar için ülke ve toplumu zararar vermek bir yana, toplumun, gençlerin faydasına olacak konularda fedakarlıktan kaçınmamak. Danimarka'da %50 vergiyi güle oynaya veriyor insanlar ki, ileride kendi başına birşey de gelse çocuğu üniversiteye gidebilecek, bir de üstüne ayda €800 destek alacak!
  5. Kompleks ürün ve hizmetlerin ihracatına dayalı güçlü bir ekonomi: Eğitimli iş gücü ile birim maliyeti yüksek kolay taklit edilemeyen ürünler, hizmetler yani ekonomik değerler yaratıp, zenginleşip, bu zenginliği adaletlice paylaşmak

Bence elde etmek için uğraşmaya değer bir gelecek. Yeter artık kurtarıcı beklemek, başkalarının oyununda piyon olmak, kötü giden herşey için başkalarını suçlamak, bahane bulmak, zekiyiz ama çalışmıyoruz tripleri... Hepimizin kendinden başlayarak ufak ufak değişmesiyle gerçek olabilecek bir yarın... 

Bunu ilk beğenen sen ol!

Yorumlar

avatar

Başkaları bunları da beğendi

Öne Çıkan Hikayeler
1.İşte İmamoğlu'nun Belediyedeki İlk İcraatı: Birine Musakka, Birine Antrikot Olmaz
2.MHP Genel Başkan Yardımcısı: CHP'nin Amacı Demokrasi Getirmek, Müsaade Etmemeliyiz
3.Japonların Çağın Çok İlerisinde Yaşadığını Kanıtlayan İlginç Ama Bir O Kadar Da Faydalı 15 Fotoğraf
4.Maltepe'deki Sayımlar Sona Erdi: Ekrem İmamoğlu Mazbatayı Alacak Mı?
5.Yanarak Kül Olan Tarihi Katedral Notre Dame İçin Yapılan Tüyleri Ürperten Yorumlar
6.Duygulandıran Bir Kısa Film: Hastane Yoksa Umut Yok
7.Kadınların Seks Sırasında Yatakta Çok İstedikleri Ancak Bir Türlü Söyleyemedikleri 10 Şey
8.Nagehan Alçı'dan Ekrem İmamoğlu'na 'Derbiye Sakın Gitme' Uyarısı 
9.Papağanına İşkence Yaparak Öldüren Masterchef Murat Hakkında Karar: Kendi Hayvanına Zarar Vermesi Nedeniyle Hakkında Kovuşturmaya Gerek Yok
10.Wikileaks'in Kurucusu Julian Assange Gözaltına Alındı
500x500
500x500