Dayak

Author

1970 li yılların sonu ve türkiye'nin tamamında terör vardı. Haliyle de istanbul'da bundan payını fazlasıyla alıyordu.
Protesto yürüyüşleri, boykot, grev vs işlerinin büyük bir kısmı beyazıt meydanında olurdu hep. Adını, kurulu olduğu beyazıd camisinden alır bu meydan.
Sağcı kesim eylemlerini cuma namazı çıkışı yapardı o yıllar. Camiden çıkanlar, giysilerinin altına sakladıkları afiş, pankart veya dövizleri çıkarır ve bağrışma başlardı. Her ne derdi olan o cami çıkışı eylem yapardı her nedense. Karısıyla küs olan mı dersin, işi bozulan mı dersin hep orda. Benden başka herkes eylem yaptı o camide! Bir de onlara hemen yanıbaşında olan istanbul üniversitesinden çıkan öğrenciler karşılık verirdi ki, sormayın. Haki montlu, sakallı koca koca adamlar.
Günlerden bir gün dolaşmaya gitmiştik üç arkadaş beyazıt yakınlarına. Millet camide olduğu için meydan boştu. Sahaflar çarsı ile beyazıd camisi aralağında olan dev sedir ağaçlarının dibinde oturduk.
Millet cumadan çıkınca birden karışmıştı ortalık. Kahrolsun israil, lã şerkiyye, lã ğerbiyye. İslamiyye islamiyye gibi sloganlarla inlemeye başladı meydan. Üniversite öğrencilerinin bir kısmı da onlara karıştı. Diğer kısmı ise onlara taş atmaya başladı.
Meydanda sivil polis var mıydı bilemem ama, o zamanlar adına toplum polisi denen polisler vardı. Mavi elbiseli, başlarında beyaz kask veya barete benzer başlıklar vardı.
Biz de hiç anlamadan kavganın ortasında kaldık. Bir tarafdan taş yağmuru, diğer tarafdan kapışan iki karşıt gurup. O arada gelen giden bize vurur olmuştu. Polis olaya müdahale edince olay daha da büyüdü. Bir ara polisin birinin kaskı yere düşmüştü. Dedim, alayım yerden şu kaskı takayım kafama da en azından taş değmesin. Eygidi...kaskı kafama takınca hepsi bana yöneldi. Sakallısı vurur, haki montlulsu vurur. Dayak yemekten bir hal olmuştum.
Oğlum osman dedim, bu işte bir yanlışlık var. Her iki gurup niye dövsün seni. Lan hangi millettenim dedim kendi kendime...
Bir ara haki montlu biri, yüzüme bakarak ' faşist polis. Bir de sivil giyindin ha' demez mi. Birden jeton düştü o an.
Lan salak dedim kendi kendime. anlamadan mit veya sivil polis oldun, dayak yemen ondan. Kaskı hemen çıkarıp attım kafamdan. Dayak işi de sona erdi tabi. Attığım kaskı, taş yağmurundan bunalan benim gibi salağın biri kafasına taktı da dayak sırası ona geldi.
Dayak işi bittiği için çok mutlu olmuştum o gün....
sevgili osman abim anlattı bende sizler için yazdım.....