DIĞER

Hell on Wheels 1-2. sezonlar değerlendirme & görüşlerim.

Author

Diziyi sevme nedenlerimden biri de Amerikan İç Savaşı dönemine duyduğum ilgidir ki hatta şimdi bir olay anlatacağım, inanmayacaksınız ama anlatayım. Şimdi ben liste tutuyorum, telefonda ''Diziler'' uygulaması var üşenirseniz, her neye onunla kaldığınız dizilerin bölümlerini size hatırlatmakla beraber izleyeceğiniz dizileri de akılda tutuyor, böyle hoş, sade bir uygulama. Ben bilgisayarda ise kendim yazıyorum bu bölümleri ve izlemek istediğim dizi listesini. Bu listeye ben 7-8 ay önce Hell on Wheels'i de eklemiştim. Ama hiç aklımda yoktu. Her neyse, 3-4 hafta önce falan Kralların Çarpışması Kısım II'yi bitirdikten sonra ben  Amerikan İç Savaş dönemiyle alakalı bi kitap alır okurum diye düşünüyordum, internetten bakınıyordum falan, (olmadı sonra, almadım :d Şah & Sultan aldım ama bu da güzel.) sonra işte savaş ile bilgi veren kaynakları açtım, forumlardan sağdan soldan bi' şeyler okurken bi bölüm Shameless açıcaktım, listeye girip hangi bölümde olduğuma bakacakken Hell on Wheels'i gördüm. ''Bu ne lan?'' dedim konuyu hatırlayamayıp. İsmi de bir şey çağrıştırmayınca girip baktım meğersem İç Savaş'tan sonra geçiyormuş falan okuyunca hatırladım zaten. Sonra bu şans ile -ya da neyse işte biz şans diyelim- hemen açtım pilot bölümü izledim. Sonra ne düşündüm aşağıda işte. 

Bi kere ilk sezona o kadar hevesle başladım ki, hayal kırıklığı yaratsa bile diziyi gömmezdim, ortalama derdim. O derece bu tip bi dizi istiyodum yani. Sonra ilk bölümler falan macera baya merak ettirdi. Olay aslında savaşta değil. Demir yolu yapıyor adamlar. Emperyalizme kafa tutan ''helal lan'' dedirten, realizmden uzak kahramanlarımız da yok, ki beni en çok sevindiren olay budur, ana kahramanlarımızdan olan Cullen Bohanon bu kapitalizm ile yaşamayı öğreniyor/öğrenmeye çalışıyor. Olay bundan da ibaret değil tabii, Kızılderili kabilelerin katledilmeleri, topraklarını savunmak için verdikleri savaşları da anlatıyor. (Cheyenne, Siyu gibi kabileler) Dizi de hristiyanlık da ön planda. Daha medeniyetin ulaşmadığı 1800'ler Amerikan batısında Tanrı'nın sözlerini yayıp hayatta kalabilir misiniz? Thomas Durant gibi politikacı, sinsi ve kurnaz bir adamı bile sevdriyior ya harbiden seviyorum adamı. Bunların dışında savaş ile alakalı güneyli - kuzeyli / konfedere - birlik çatışmalarına öyle güzel dokundurmalar var ki, anlatamam.

Şöyle bir örnek verip bitiriyorum; hani geekler Stranger Things'i tapar gibi izliyorlar ya, tarih severler de, 1800'lü yılları severler de bunu öyle izler.

Sezonlar arası seçim yapmak zorunda kalırsam 2. sezon derim, aksiyon ve macera hat safhadaydı.