KADIN

Bodrum'daki evimdem taşınmak zorunda kaldım, niye mi...

Author

Bodrum'da yaşadığım evime temmuzda yani sezon gelince, evsahibim 1.000 TL'lik kirayı evde kalacak kişi sayısına göre yükseltmek istedi. Benim de açıkcası böyle bir düşüncem olmadığı için çok şaşırmıştım. Eve gelecek misafirlerden kişi başı ücret isteyemezdim normal olarak... Sonuçta burası pansiyon değil evdi... Tabii ki kiraya zam gelmesini bekliyordum. Ancak 3.000 TL istediler.

Bodrum'daki evimdem taşınmak zorunda kaldım, niye mi...

Ayrıca evin elektrik, su ve aidat masrafı da vardı. Denize ve markete yürüme mesafesi de 10 dakika uzaklıkta olduğundan, sıcaklarda bastırdığı için çok yorucu olmaya başlamıştı. Yüksek merdiven ve yokuştan çıkmak elimde poşetlerle çok zor oluyordu.

Oysa ki evi kendi evim gibi benimsemiş, günlerce temizlemiştim. Bahçeye kendi bahçem gibi bakmış, çiçekler ekmiş her gün sulamıştım. Evsahibime, komşular da benden çok memnun olduklarını söylemişlerdi.

Ayrıca evi tutarken internet sitesinde 75 TL olarak yazılan aidatın, oğlu tarafından yanlış yazıldığını söyleyip, benden 130 TL istedi. Haziran ayının ortalarında kendileri de yukarı katımdaki evlerine Ankara'dan gelmişlerdi. Ortak kullanım olan elektrik ve su faturasının tamamını bana ödetmek istediler. Ben de 1 aylık faturanın hepsinin bana mı ait olduğunu sorduğumda, 80 TL'lik olan rakamı 50 TL'ye düşürdüler.

Benden çok memnun kaldıklarını söyleseler bile, yapılan bu tutum hiç hoşuma gitmedi.

En zoru da benim için mırmırdan ayrılmak olacaktı. Neyse ki; evsahibimin eşi kedileri çok seviyordu. Meğerse mırmır geçen sene onun baktığı yavrulardan biriymiş. Telefonundan gösterdiği resimlerden bunu anlamıştık. Mırmırın yavrularını ona emanet edecek, gözüm arkada kalmayacaktı. Kedi mamaları alarak ona bakmaya başlamıştı bile...

Halil Bey'i de unutmadım tabii. Onunla çok iyi arkadaş olduk. Her Bodrum'a geldiğimde kendisiyle haberleşmek için sözleştik.

Bodrum'daki evimdem taşınmak zorunda kaldım, niye mi...

Evsahibimle kira konusunda anlaşamadık. Bana sezonda otel fiyatlarının yüksek olmasından dolayı her türlü kara geçeceğimi söyledi. Otellerle evi kıyaslaması da bana saçma gelmişti. Sonuçta ben de mayıs ve haziranda büyük ihtimalle boş kalacak olan evini kiralamıştım. Ayrıca eve misafir gelen annenden, ablandan para iste demesi hiç mi hiç hoşuma gitmedi. Bir konuşmasında ise, haziran ayı sonundaki bayramı da zaten kapattın benzeri cümleler benim oradan soğumama neden oldu. Sonuçta üst katımda oturuyorlardı ve her zaman yüzyüze bakacaktık. Atalarımız boşuna ev alma, komşu al dememişler.

Bunun üzerine ben de evi boşaltacağımı söyledim ve bir süreliğine İstanbul'a geldim. Bu da bana güzel bir tecrübe olmuştu. Tabii ki Bodrum'a geri dönmek için başladım tekrar ev aramaya... Bu macerada bir dahaki yazımda:)