DIĞER

Eve yerleştim ama ya Halil Bey olmasaydı! Yetiş Halil Bey!

Author

Bodrum'a geldiğim ilk gün güneşli bir hava beni karşılamıştı. Montla geldiğim İstanbul'dan hemen kısa kollu tişörte geçiş yapmıştım. Mis gibi kokan ağaçların içinde, büyük bahçeli küçük bir evde olmak.. İşte yıllardır hayalini kurduğum yerdeydim. Kendim bile buna inanmakta zorlanıyordum. 

Eve yerleştim ama ya Halil Bey olmasaydı! Yetiş Halil Bey!

Şemsiyenin uçtuğu gece çıkan ses beni çok korkutmuştu. Rüzgarın sesini de unutmamak lazım:)

Halil Bey'den uzun uzun bahsetmek istiyorum. Çünkü eve ilk giriş anımdan itibaren o olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. Sitemizin her şeyiyle ilgilenen tek kişi. Elinden her iş geldiğini bana olan yardımlarında anladım. 

Eve geldiğim ilk gün Halil Bey'de evimin anahtarı olduğu için o karşıladı beni... Kapıyı açar açmaz zaten küçük olan salonda bahçe masaları, sandalyeler ve bahçe şemsiyesi vardı. Her şeyin üzeri örtülerle kapalı ve toz içindeydi. İlk iş nereden başlamalıydım, bilmiyordum, bir ara ağlamaklı oldum. 

Eve yerleştim ama ya Halil Bey olmasaydı! Yetiş Halil Bey!

Evli ve 3 erkek babası Halil Bey...

Önce bana yardım etmesi için bir kadın tutmayı düşündüm sonra vazgeçtim. Nasıl olsa evimi temizleyecek çok vaktim vardı ve benim gibi kimse özenerek temizleyemezdi. Halil Bey dışarı çıkarılması gerekenleri çıkarttı. Aygaz için tüp söyledi, elektrik ve suyu açtı. Televizyonu çalışır hale getirdi... Halil Bey'i sonrasında sürekli aramak zorunda kaldım. 

Niye mi? 

Halil Bey ocak yanmıyor, televizyonu çalıştıramıyorum, mutfaktaki lavobunun altı su sızdırıyor ve tüpün üstüne akıyor, kapıyı kilitleyemiyorum, çamaşır makinası nasıl çalışıyor, bahçedeki şemsiyeyi açamıyorum... 

Bir gece aşırı fırtına çıkmış ve bahçemdeki şemsiyem diğer bahçeye uçmuştu. Sabah onu da almış ve bahçemize böcek ilaçlaması bile yapmıştı. Bir ara bana üst katta oturan ama hala gelmemiş olan ev sahibimin evinden (aramızda kalsın😜) tencere bile getirdi. Daha sonraki yemek deneyimlerim de kullanmak için..  

Neyse ki benim bu bütün isteklerim onu yıldırmadı. 

Güleryüzüyle gelip herşeyi hallediyordu. Hatta ilk gün akşamüstüne doğru uğrayıp 'bir şeye ihtiyacın var mı diye' sormuş, beni görünce halime üzülmüştü. Hala temizlik yapan bana "rengin solmuş üşümüssün, sana yukarıdan elektrikli sobayla battaniye getireyim" demişti. İstememiştim ama İyi ki de beni dinlemeyip, getirmişti.

Eve yerleştim ama ya Halil Bey olmasaydı! Yetiş Halil Bey!

İlk gün yatak odasını temizleyemediğim için salondaki koltukta uyuyakalmıştım. Gece çok soğuk olmuştu fazla kalın şeyler de getirmemiştim. Soba ve battaniye olmasa gerçekten üşümekten uyuyamazdım. 

 Halil Bey her gün bana uğruyor ve bir şeye ihtiyacım var mı diye soruyordu. 3. günün sonunda "sen buraya temizlik yapmaya mı geldin' diye sormuştu:)). 

Evimden dışarıya 4 gün sonra İlk pazar alışverişi için çıkmıştım. Pazar dönüşümde ellerimde poşetlerle evin yolunu kaybetmiş, 'Yetiş Halil Bey' diye aramış, imdadıma hemen koşmuştu. Sonra da bana 'Haftaya bizimle gel, araba var, yürümezsin' demişti. 

Sonraki hafta pazara eşi ve küçük oğluyla birlikte gittim... İyi ki varsın Halil Bey!

İstanbul'da böyle erkekler görmeye pek alışık değilim açıkcası...

 En iyisi telefonla arayıp ya bir elektrikçi çağırır ya bir tesisatçı.. Bir de onları beklemekle zaman kaybedersiniz:) Üstüne sanki kavga edecek çok az nedeniniz varmış gibi bir de bu yüzden kavga edersiniz. 

Halil Bey bana 'Bodrum superman'i gibi gelmişti. 

Sonuç olarak Bodrum erkekleri 'in' İstanbul erkekleri 'out' derim ben:).