ILIŞKILER

01:37, 4 Eylül

Author

Belkide bu hikayeyi son kez tekrardan hatırlarken ağlayacağım,o yüzden olabildiğince uzun belkı birazda karışık bir anı olarak çıkacak karşınıza

İlkokul dönemimde sıkıntılı bir süreç yaşadım.hem aile içi sorunlar hem yaşadığım bölge çocukların çok kolay şekilde kötü ortamlara kaymasına müsaitti.bende hafiften bu yola meyilli hale gelmiş ufaktan evdeki otoriteyi tanımaz hale gelmiştim.hoş evdekilerde beni pek umursuyor durumda değillerdi ya neyse...lise dönemim semtin en belali okulunda geçti,dört tarafı açık ve yerleşimlerden uzak bir okul,belde belediyesi olması sebebi ile 70 tane er ile kocaman bir bölgeye hakim olmak isteyen jandarma ve sonucunda da bası bozukluk almış basını gitmiş.neyse konumuz memleketteki davarlar felan degil işimize bakalım :)

Yaz dönemi ve annem hafiften beni arkadaş ortamından uzak tutmak icin memlekete gönderme programı yapıyor.15 günlük bir suremiz var zaten okulların açılmasına da 1 ay gibi bir zaman kalmış.15 gün bitse de eve gitsek dedigim psikolojideyim.gitmeme 1 gün kala x halam gelip beni zorla memleketin en uzak köyündeki evine götürüyor.zorlana zorlana gidiyorum mecburen,arabadan iniyoruz bir kız yaklaşıyor yanımıza ismi senem elinde koy sepeti içi meyve dolu ikram ediyor..çok takılmadan devam ediyoruz yolumuza,halamın kaldığı eve geliyoruz ev kalabalık eniştemin abileri kızları felan...ilk gördüğüm anda asık oluyorum ona bakışları gülüşü her şeyi bir ayrı mutlu ediyor beni oracıkta Can vermek üzereyim.bir kac saat oturup onlar evine gidiyor bende güzel hayallere dalmak icin yatağa geciyorum.koy evindeyiz yatağım dış kapının dibinde :) birden onun sesiyle uyanıyorum köyde bir hareketlilik...bağırmalar felan..üstümü giyip çıkıyorum dışarı komşulardan birinin hayvanlari zehirlenmiş.ates yakmış birisi duman ahıra girmiş etkilemiş hayvanları,bütün köylü seferber...halam kapıda kız kapıda damladım yanlarına başladık konuşmaya...ağzım kulaklarımda tabii ve bir müddet sonra halam kalkıp gidiyor bas basa kalıyoruz ilk dakikalar sessiz sonra ufaktan ufaktan sorular felan sohbete bi kaptırmışız kendimizi Gunes doğmuş sabah olmuş haberimiz yok :) babası gelip alıyor kızı bende tekrar yatağa donup hayallerimle kaldığım yerden devam ediyorum:) uykuya dalmışım,birden gözlerim açılıyor karşımda o ! Elinde ekmek bıçağı bana bakıyor :) söylediği laf dun gibi aklımda " seni keseceğim " :)) kahvaltı hazırlıyorlar bahçede bıçağı almaya gelmiş :) o günün akşamında Yakınlarda ufak bir akarsu var ona doğru yürüyüş teklif ediyor bana :) dünden razı atlıyorum tabii doğal olarak :) yürürken karşıdan bir kopek havlaya havlaya geliyor :))) korkup arkasına saklanıyorum :) karizma yerlerde tabii :) dönüş yolunda sana asık oldum diyorum batan güneşin güzelliği ile güzel sözler dökülüyor dudaklarımdan bildigin sair olmuşum...süre istiyor düşünmek icin belli ediyor Ama kendisi de ayni duyguları yaşıyor.sonra kabul ediyor tabii o dönemlerde benimle çıkar misin derlerdi :) sonuc her zaman evet yada hayır olmaz bazen düşünmem Lazım der bekleme moduna geçerdi insan :) öyle ilk gün konuşup 2 gün sevismeye başlamakta yoktu tabii :) 5 sene süren iliskinde kac kez yanağından öptün kızı diye sorsan 6 kez derim :) ötesi YÖK yemin ederim.onlar da gittiğim sehirden gelirken yada giderken vedalaşma anı felan dudağım yanağına bile değmiyor öpmek bile dememek lazım aslında :) anca yanak yanağa temas var...bu köye gelmeden önce gitmek icin ayılıp bayılan ben bu krizde gitmek istemiyorum :) okul nakilimi bile buraya aldırmak istiyorum o derece....bunlarin bir evi de şehir merkezinde varmış benim döneceğim gun bu kızında liseden sorumluluk sınavları var ayni otobus ile şehire dönüyoruz.zaten günde 2 sefer var biri gidiş biri dönüş :)sabah erkenden şehire akşam belirli bir saatte de tekrar köye...ikimiz bindik arabaya geldik evlerine içeri girdik oturduk kahvaltı yaptık birlikte sonra koltukta otururken şarkı söyledik birbirimizin gözlerinin içine bakıp..ben ne söylediğimi hatırlamıyorum ama o bana yıldız tilbe den delikanlımı söylemişti :)) ayrılık vakti geldi ayrıldık...18 saat sürdü yol eve gelip kahvaltı masasına oturduğum an evin telefonu çaldı annem baktı,tabii telefon bana :) vardın mi eve ? Evet Yen'i girdim :) kahvaltı yapıyorum ...tamam afiyet olsun beni aramayı unutma dedi ve kapattı.

O gun herkes öğrendi asık olduğumu,sadece asık oldugumu öğrenmediler kötü arkadaşlık ortamından koptuğumu,okulun açılmasına 10 gün varken inşaatta elektrikçi çıragi olarak ise başladığımı kazandığım para ile hem okuyup hem eve ekmek aldığımı,o ilk gün evde kahvaltıdan kalkıp masayı toplama ( hiç bir zaman evde annesine yardım eden evi toplayan bir cocuk olmadım ) durumuna düşüp üstüne birde çaydanlığı buzdolabının dondurucusuna koyma eşekliğimi de dahil birçok Yen'i şey öğrendiler :))) bütün sülale seni konuşuyor sizi konuşuyor herkes o kadar mutlu o kadar pozitif ki ailenin içindeki huzursuzluk bile bitmiş :) herkes birbirine Gül verecek pozisyona gelmiş...tabii birde diğer halalarımın iliskimiz ile ilgili tahminleri var tabii biz o dönemler bunlara seviniyoruz ama zamanı gelince o insanların hayatımızı sikeceklerinden ve bir an önce engellenmeleri gerektiğinden habersiziz.hayallerimiz var üniversiteyi beraber okumak yazın yan yana olmak gibi ve o dönemler cep telefonları bugün ku gibi herkesin elinde değildi ya ev telefonu ya ankesörlü telefon yada mektuplaşmak :) güzel güzel kokulu 3-5 sayfa hatta bazen 20 sayfa seni çok seviyorum yazıları ile dolu mektuplar :) güzel gidiyor herşey mutluyuz yazın gelmesini bekliyoruz arada akrabaların dolduruşları ve iliskimize omur biçme muhabbetleri var ama sevgimiz o kadar çok ki atlatıyoruz ufak kavgalarla.

Yaz geliyor zor bela gidiyorum yanına sabah 4 gibi pastane kapılarında bekleyip akşam 9 gibi evlere ayrılıyoruz...ailesi biliyor seviyorlar da beni.kal dedikleri bile olmustur .ama utanıp kalmamışımdir.birgun şehir merkezindeyiz evkurdan telefon almışım telefonum çalıyor arayan kuzenim halam eşyalarımı sokağa atmış gelsin alsın esyalarını bizde kalmasın diyor..önemsemiyorum gidip topluyorum eşyalarımı yerlerden diğer halamlara geciyorum.evinde kalacağım halam kızla şehir merkezine gitme kızı bize getir zaten ailece tanışıyoruz kızın adı çıkmasın diyor...mantıklı geliyor bana da kızla konuşuyorum olur diyor sabah kızı alıp halama geliyorum...öğlen gibi bir kıyamet kopuyor ne olduğunu anlamadan dedem tepemde bitiyor beddualar kufurler...ne şerefsizliğimiz kalıyor ne namussuzlugumuz,kızla kapıda oturuyoruz aramızda 2 metre mesafe var...çıkıyoruz evden şehir merkezine geçiyoruz yolda telefonum çalıyor ama ben ağlıyorum tabii olanlardan dolayı.annem arıyor başlıyor kufretmeye bu kezde bir gol de ondan yiyorum.meger dedem annemi arayıp bu ısı kan temizler gelip kızı isteyin yoksa bunu burda namus davası diyip oldururler diyor annemde yanlis anlıyor...durumu anlatıyorum dışarda kapıda oturuyorduk yanımda halam vardı diyorum öyle sakinleşiyor...tabii kriz krizdir yine başlıyoruz ağlamaya.ardindan kızın annesi arıyor bir krizde ordan çıkıyor.bu kez kızın babası aranmış kızınıza sahip çıkın oğlumuzu baştan çıkarıyor deniliyor.adamlar niyetli beni oldurecekler burda namus ayağına.durumu annesine anlatıyoruz sagolsun annesi ortamı sakinleştiriyorda kötü bir sonuç çıkmıyor ortaya.

Vedalaşma zamanı geliyor evime dönüyorum.esyalarimi kapıya koyan halamın 1 çocuğu İstanbul'da bizde kalıyor,annemle bir konuda tartışıyorlar ve olay burdan patlak veriyor.geldigim zamandan kısa bir süre sonra cocuk esyalarını toplayıp memlekete geri dönüyor gitme dememize ve bütün ısrarlarımıza rağmen..

Bu olay sonrası dedikodular ayyuka çıkıyor,ne evli kadınlarla yatmam kalıyor,ne hırsızlıklarım,ne uyuşturucu bagimlisi olmam...hergun bir vukuata karışıyorum sözüm ona.birgun evli bir kadınla yatakta basılırken öteki gun uyuşturucu kullanırken polise yakalanıyorum,başka birgun hırsızlık vs...

Her seferinde iliskiyi kıl payı rayında tutarken bu dedikodular günden güne bizi yıpratıyor.en sonunda 2 gün telefonumun kapalı olması ile herşey üst üste geliyor ve kız gözlerini hastanede acıyor,2 senelik psikolojik tedavi karşı tarafta belkı 5 sene uyuşturucu müptezeli olup sağlıklı kafa ile nefes alamayan ben...tabii savas başlamış evden ayrılıyorum birkaç günlük zorlanma sonrası is buluyorum çalıştığım firmanın ofisinde yatıp kalkıyorum,teknik servis odasında.ayagimda yazlık spor ayakkabı ile kış ayını geçiriyorum 6 ay boyunca her akşam parasızlıktan cigkofte yiyorum felan,bildigin son dakikalarım...askerlik dönemimde gelmiş yapacak birşey yok bırakıyorum kendimi devlet babanın şefkatli kollarına...

Askerliğimin 5-6 ayı felan Suriye sınırında karakola destek görevine gidiyoruz.ekipte bende varım uzun sürecek belki terhis kağıtlarımız bile ordan verilecek elimize.gitmeden çarşı iznini alıyoruz ihtiyaclarınızı karşılayın diyorlar,atıyorum kendimi bir net kafeye ailemle görüşüyorum...salya sumuk ağlamalar ozlemler hasretler felan derken çıkmak üzereyim evimizde kalan evlerinden eşyalarımı kapıya atan halamın oğlu yazıyor.kizi zorla evlendiriyorlar bu kızı kimseye yar etme gel kaçır...askerim lan serefsiz askerim asker adama böyle söylenir mi diyemiyorum.zor bela teslim oluyorum birliğe ya kendime sıkacağım ya firar edeceğim o kafadayım.zaten uyuşturucu durumlarımda var.o gece nöbet bölgemizdeki nöbetçileri ayarlayıp tellerin altından sürünerek 2 saatlik şehir merkezi macerasına atıyorum kendimi.ust devrelerden CEp telefonu alıyorum firarım verilirse arayın kaçayım,beni idare ederseniz de geldiğim zaman ne isterseniz alırım carsidan diyorum.tabii ki kazasız belasız geri dönüyorum elimde dunya kadar alkol ile...kıza ulaşmak icin çıkıyorum çarşıya o vakitte ama yine ulaşamıyor ve geri geliyorum.goreve gittiğimiz yerde de kafam rahat durmuyor oradaki bir askerin fikir vermesi ile kendimi uygun zamanda yere atıp apandisit patladı ayağına hastaneye çıkış yapıyorum.tehsis konusu mümkün degil bu sebeple risk almadan hemen alıyorlar saglam apandisidimi 1 aylık hava değişimini aldığım gibi dikişlerimin agrisini unutup atıyorum kendimi kızın yaşadığı şehire...öğreniyorum ki kız Hale'n tedavi görüyor ve evlenme muhabbeti yalan...bin bir kufur ile geri İstanbul'a geliyorum abi dediğim patronum ile kaldığım eve geciyorum.askerde bu adamın çok iyiliğini gördüm.kafam güzelken çok telefonda arayıp dertlerimi dinledi birlikte ağladık felan sürekli para gönderdi sahip çıktı...ve o dönemler söz verdi bana geldiğin zaman uyuşturucu bitecek diye.harbiden de öyle oldu evi alkolle doldurmuş allahsız :) 17 Aralık'tan 31 ocağa kadar hergun alkol aldım.bu şekilde çıktı hayatımdan uyuşturucu.uyusturucu bitti ama alkol diyeceksiniz :) yok başlamadı 1 gün sonra ciddi bir kusma durumu yaşadım ve 1 yudum içtiğim gibi kusuyordum.o yüzden alkolde ayni anda çıktı hayatımdan.

Seneler sonra tekrar denemek icin görüşmeye başladık ikimizde çok büyük acılar çektik.belki onun yaşadıklarını bütün herkes duydu tanık oldu yaşadı ve bu yüzden belki benim ne yaşadığımı kimse bilmedi ama en büyük tanığım annem olmuştu,hic unutmam hastanelik olduğunu duyduğum ilk gün alkol komasına girecek derecede içmiş duşta hıçkıra hıçkıra ağlarken annemin de yanıma gelip bana sarılarak benimle birlikte ağladığını bilirim.neyse duygusallıkla bitmez bu hikaye normal sınırdan devam edeyim...

Denedik tekrar ama hem normal bir davranış içinde değildi beni sürekli bi yerlerde görmüş gibi hissediyormuş gibi konuşuyordu ve ben bu şekilde davranıyor olmasına rağmen Hale'n evlenmek istiyordum.hemde ailesi benimle evlendirmek yerine oldurmek gibi bir tercihi açık bir şekilde önüme getirmişti,ve sonunda tekrar ayrılmak zorunda kaldık...

Bu acıları yaşarken ikimizde çok beddua ettik.benim ile ilgili hangi yalanı attılarsa Allah onları o yalanlar ile gerçekten tecrübe etti.annesinden büyük yasta bir kadın ile evlenmekten tutun hayat kadınları hatta traveStiler ile para karşılığı iliskilere,hırsızlıktan tutun uyuşturucu madde bagimliligina kadar herşeyi yaşadı çocukları...hatta annesinden büyük kadınla evlenen ve Avrupa'ya yerleşen çocuğumuzu kadın olunce sınırdisi ettiler gotune baka baka geri döndü...

Annesi annemi arayıp bizim bu çektiğimiz dertler nedir kimin gunahini aldık kimin ahini aldık diye dert yanmış sonra içine oturmuşum demek ki acaba senin çocuğunun bedduaları mi bunlar diye anneme sormuş...evet benim beddualarım onlar al hayrını gör tepe tepe kullan

Her ah birgun mutlaka sana vah vah çektirir.