SEYAHAT

Dilerim bu sudan hiçbirimiz içmemişizdir!

Author

Independent’ın bize kötü bir haberi var ve ben bunu gerçekten üzülerek bildiriyorum. Hepimiz bedava ürünleri severiz ama bundan sonra gittiğiniz otelde kettle’da çay- kahve içerken iki kere düşünün derim. Çünkü kaynar suda iç çamaşırlarını yıkayanlar varmış.

Dilerim bu sudan hiçbirimiz içmemişizdir!

Dün gece çok da moralsiz bir anımda, twitter’da vakit geçirip kafa dağıtmaya çalışırken gerçekten bütün psikolojimi dağıtan bir haber okudum. Ünlü teknoloji gazetecisi Serdar Kuzuloğlu Independent’ta yayınlanan bir makaleyi paylaşmıştı ve yazının içinde gözlerimi yuvalarından fırlatacak şu ifade yer alıyordu:

‘Şimdiye kadar otel odalarında içtiğiniz çay / kahveleri pişmanlığa dönüştürecek bir eylemin ne yazık ki var olduğunu paylaşmak durumundayız. Kettle 'da iç çamaşırı kaynatmak.!’

Aklım hayalim almadı. Bedavayı, ikramı her zaman seven bir milletiz. Bunun için tatillerde bile ‘Her şey dahil’ sistemi tercih ederiz ki alkol ücretinden yırtalım, para vermeden iki tek atalım, ikramlarla midemize bayram ettirelim maksat. 5 yıldızlı oteller hakkında, aynı yemeklerin soslanarak açık büfede günlerce arz-ı endam edişini uzun yıllardır okuyorum. Ve bu travmayı daha henüz atlatamamışken paylaşılan bu haber insanı yerle bir ediyor.

Dilerim bu sudan hiçbirimiz içmemişizdir!

Tatil ya da iş için otele gittiğinizi varsayın. Hepimizin kabusu o 1’e 10 fiyatla satılan minibar’ın içindekilerin yanında, bedava iki şişe su ve hemen dibindeki nescafeler/ meyve çayları insanda adeta bir bahar havası estirir.

Şimdiye kadar kettle’ın hiç bu şekilde kullanılabileceği aklıma gelmemişti. Independent’ta yayınlanan yazımıza döndüğümüzde ‘Otellerde özellikle kettle'ın ortak olarak kullanılması ve sanayi olarak herhangi bir temizleme yönteminin bulunmaması, iç çamaşırı yıkamanın oldukça mantıklı hale getirmekte’ diyor.

Bu cümleler şahsen benim için bir devrin kapandığının resmidir. Bedava sirke baldan tatlı değil arkadaşlar, yazalım kenara.

Dikkatli tatiller!

Yazının orijinalini okumak için tık tık: