ILIŞKILER

İki Kadın, Bir Adamın Hazin Hikayesi

Author

Bir Türk düşünürü olan Yıldız Tilbe’nin yasak aşkları anlatan şarkılarından bu dizeleri bilen bilir ‘İki kadın, bir adam. Aşk çekilir aradan’ Seçkin Piriler- Kaan Tangöze ve Kıvılcım Ural üçlemesinde aşk aradan çekildi ama hırs ve nefret oturmakta ısrar ediyor.

İki Kadın, Bir Adamın Hazin Hikayesi

Duman grubunu ‘Eski Köprünün Altında’ şarkısı patladığından beri tanır severim. O zamanlar 15 yaşındaydım, ergenliğin zirvesindeydim. O şarkıları dinlemek, bana kendimi daha da asi hissettiriyordu. Hayata karşı muhalif bir duruşum varmış gibi geliyordu.

Bu gazla üniversitede de dinledim Kaan’ı. Onun o konserlerindeki serseri tavırları hayran kitlesinin en çok bayıldığı şeylerdendi. Taksim’de bir konserinde bir genç kızın Kaan’ın kalçasına dokunduktan sonra sevincini, ben ancak üniversiteyi kazandığımda hissetmişimdir.

Kaan’la yollarımız hiç kesişmedi ama bir gün kendisinin Seçkin Piriler ile birlikte olduğunu duyduk. Bu rocker kişiliğe hiç yakıştıramamıştık, çünkü Seçkin bir süs bebeği gibiydi. Güzeldi ama Kaan’ın tarzı değildi sanki. Yanında Pamela Spence falan görsek, muhtemelen daha kolay kabullenirdik. Herkes gelip geçici olduğunu düşündü bu sevdanın...

Ben onların sevgili olduğu dönemde gazetecilik yapıyordum. Seçkin Piriler’in bir tanıtımına gitmiştik. Tanıtım sonrasında gazeteci bir arkadaşım, Seçkin ve ben Caddebostan’da kahve içelim dedik. Kaan o zaman askerdeydi. Seçkin bize ilişkisini öyle ballandıra ballandıra anlattı ki yanındakilerin gazeteci olduğunu unuttu. Hatta ‘Kaan yakında askerden dönecek, iç çamaşırı alışverişi yapmam gerekiyor’ demişti de yanımdaki arkadaş onu haber yapmıştı. Ben muhabbet esnasında konuşuldu diye etik davranıp yazmamıştım ama tüm Türkiye duymuştu.

Ve bir gün bir baktık ki Kaan, ceketinde altınlarla geleneksel bir şekilde evlendi. Evliliği de sürmez dediler iki oğlu oldu. Bu sefer Seçkin Piriler ile tatil fotoğrafları geliyordu elimize. Biz de bu mutlu aile tablosunu keyifle gazeteye basıyorduk.

Yıllar yıllar sonra bu mutlu çiftin üçüncü bir şahıs yüzünden ayrıldığı haberini okudum gazetelerden. Hadi burası normaldi... Ayrılık sonrası bu iki kadın adeta uçaklar gibi ‘it dalaşı’na girdiler. Kim kime daha çok laf sokacak yarışması gibi oldu ortalık. Aslında Kıvılcım tam Kaan’ın kalemi görünüyor ama Kaan da bu krizi iyi yönetemedi. Kadınlar asla susmadılar. Bu durumda aslına bakarsanız en suçlu olan Kaan’ın ta kendisiydi. Çünkü Seçkin’i zaten aldattı, e muhtemelen Kıvılcım’a da bugün ayrılacağım, yarın ayrılacağım diye vaatlerde bulundu... Birbirine düşen yine iki kadın oldu. Bakıyorum, Seçkin hala Kaan'ın Kıvılcım'ı Londra'ya göndermemesine alttan alta giydiriyor 'Onun için üzüldüm' diye. Kuyruklu yalana gel.

Hani bir laf vardır ya ‘Bir kadın bir erkeği rezil de eder, vezir de’ diye... Bu sefer kadınları hem rezil, hem de vezir eden Kaan oldu. Bu rocker ve asi adam, bize atasözünü bile tersten okuttu. 

Takipte kalmanız dileğiyle. (twitter: zehracengil)